ALANYA dışında yaşayan veya şehir merkezine çok sık inemeyen pek çok dostumuz

ALANYA

dışında yaşayan veya şehir merkezine çok sık inemeyen pek çok dostumuz "haklı olarak" bazen sitem ediyor, "Şehirde neler olup bitiyor? Sosyal hayat nasıl gidiyor? Ara sıra bunları da yaz" diyor.

(Bir sitemimi ve isteğimi yazının son bölümüne saklamak kaydıyla, ufak bilgiler vererek başlayalım.)

Malum, sezon kötü geçti, en zengininden en fakirine herkesin "Alanya tabiriyle" mırrığı kırık, yani morali bozuk.

"Şehrin merkezi" diyebileceğimiz Atatürk Bulvarı, Ahmet Tokuş Bulvarı ve Mola Kavşağı civarındaki pek çok işletme bu yıl da umduğunu bulamadı.

Binlerce lira isim/marka parası verilip, iç dekorasyonuna ve mefruşatına milyon TL'ye yakın paralar ödenip açılan tesisler sinek avlıyor desek, sanırım abartmış sayılmayız.

Misal, Ahmet Tokuş Bulvarı üzerinde, Mola Kavşağı'nın 50-60 metre doğusundaki bir işletme, hadi siz yabancı değilsiniz, ismini de verelim, David People adlı işyeri, açıldığının haftası dolmadan kapatıldı.

Neden?

Henüz sebebini bilen yok!

Hemen yanı başındaki tesislerle aşağı yukarı aynı kriterleri taşımasına rağmen ve o tesisler açıkken David People'ın neden kapatıldığı konusunda müşterileri, dolayısıyla vatandaş merak içinde.

"İyi güzel söylüyorsun da kardeş, sen gazeteci değil misin? Sor bir yetkiliye, öğren cevabını, yaz bize buradan" diyenleri sağlığım açısından bu kez duymazdan gelmek istiyorum.

"O dediklerinizi Miami'de yaşıyor olsam yapardım ama Alanya'da o işler öyle kolay değil" diyor, kaldığım yerden devam ediyorum.

Atatürk Bulvarı üzerinde yan yana hizmet veren çok sayıda kafeterya/pastane tarzı işletme var.

Mola Kavşağı/Atatürk Anıtı'nın 50-60 metre batısına tekabül eden bu işletmelerin bazılarının açtıklarına açacaklarına pişman oldukları, satılan çayla simitle milyon TL'yi bulan dükkan kiralarını ödemekte güçlük çektikleri, bazılarının devredecek işletmeci aradığı iddia ediliyor, konuşuluyor.

Ana cadde ile sahil arası yine bildiğiniz gibi.
15-20 yıl öncesi neyse, bugün de değişen hiçbir şey yok.

Birbirinin aynı malları satan butikçilerle, imitasyon ürün satan irili ufaklı mağazalarla dolu bu bölge.

Buradaki esnafın neredeyse tamamı, krize ve kamuoyu oluşturulmasına rağmen dükkan kiralarının bir türlü düşmemesinden, dükkan sahiplerinin insafsız davranmasından yakınıyor.

Buradaki temel sorunun, işyerlerinin yüzde 99.9'unun turiste hitap eden ürünler satmasında olduğunu, içte ve dışta kriz olunca ve turist gelmeyince haliyle bu bölgedeki esnafın da para kazanamadığını, oysa yılın 12 ayı şehirde yaşayan, para harcayan, asıl hedef kitle olması gereken yerli halkın bu caddelere çekilemediğini, asıl bunun için ortak bir çalışma yapılması gerektiğini söylüyoruz, dükkan kiralarının yüksek olmasından ve iş yapamadıklarından şikayet eden esnaf ağabeylere, kardeşlere, fakat anlatamıyoruz.

Yerli halk, yani şehir merkezinde yaşayan en az 100 bin insan, kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla bu caddelere, bu sokaklara girmek istemiyor.

Bunun temel nedeni, buralarda satılan ürünlerin yerli halka hitap ediyor olmaması.

"Çakma" diye tabir edilen, ünlü markaların imitasyonu ayakkabı, çanta, kıyafet tarzı eşyalara bir de tıpkı gerçek ürünlerin fiyatı söylenince, neredeyse 15-20 yıldır bu bölgeyle yerli halk maalesef bütünleştirilemedi, buluşturulamadı.

Sadede gelecek olursak...

Çok büyük bir zorunluluk hissetmediği sürece, yerli halk alışveriş için İskele bölgesindeki işyerlerine uğramıyor.

Çünkü bilinçaltına bu bölgeleri "hepsi turiste yönelik, ürünlerin satış rakamları da ateş pahasıdır" diye kaydetmiş durumda.

Diyeceğim şu ki...

Mola Kavşağı'ndan başlayıp İş Bankası önünden uzanan ve ta Kuyularönü Cami'ne kadar giden Hükümet Caddesi'nin yanı sıra İzzet Azakoğlu Caddesi ve Müftüler Caddesi'nin acilen yerli halkla bütünleştirilmesi, kadınıyla erkeğiyle vatandaşın ayağının buralara alıştırılması gerek.

Darılmaca gücenmece olmasın.

Bu şehrin ekmeğini yiyip suyunu içen bir gazeteci ve vatandaş olarak, şehrin en güzel ve bence en değerli bölgesinin yerli halktan koparılmasına, vatandaşın, özellikle kadın ve çocukların bu bölgeye özellikle giremiyor olmalarına acilen bir çözüm bulunması, bunun için de şehrin dinamiklerinin bölge esnafıyla oturup durum değerlendirmesi yapmaları gerektiğini düşünüyorum.