CUMHURİYET tarihinde bir ilk. Sayın Cumhurbaşkanı başbakanlığı ve 'Cumhurun Başkanlığı” döneminde kendisine hakaret edildiği gerekçesi ile öyle çok davalar açılmış ki, tam bir rekor. Artık bırakınız hakareti eleştiriyi de...

CUMHURİYET

tarihinde bir ilk. Sayın Cumhurbaşkanı başbakanlığı ve “Cumhurun Başkanlığı” döneminde kendisine hakaret edildiği gerekçesi ile öyle çok davalar açılmış ki, tam bir rekor.
Artık bırakınız hakareti eleştiriyi de bir tarafa koyun, önerilere dahi tahammülü yok beylerin. Lütfen hangi Başbakan, Cumhurbaşkanı veya bakanlar kime ne kadar hakaret davası açmış? AKP iktidarları döneminde açılan bu tür davalar rekor derecede. Sıradan bazı eleştirilerde dahi mahkemelerin kapısı aşındırılıyor. Bu kadar da olmaz ki.

Acaba sadece AKP iktidarları döneminde mi şehit cenazeleri geliyordu? Daha önce hiç mi şehidimiz olmamıştı? Turgut Özal, Süleyman Demirel, Ahmet Necdet Sezer hatta Abdullah Gül de şehit cenazelerine katılmıştı, şehit aileleri ve vatandaşlar niçin onlara tepki vermediler? Mesut Yılmaz, Tansu Çiller. Bülent Ecevit vs. Başbakan iken de şehit cenazelerine katılıyorlardı, niye onlara tepki verilmiyordu? Demek ki “Cumhur” her şeyin farkında, kimlerin teröristleri muhatap aldığını ve onlarla tarihi hatalar yaparak masaya oturduğunu gayet iyi biliyor. Lütfen beyler önce kendinize bir sorunuz “Bu acılı insanlar niye bize tepki veriyor, niye bizleri protesto ediyor?” Bu sorunun cevabını arayınız.

Acılı babanın, annenin, ablanın, ağabeyin ve acılı vatandaşın halini lütfen anlayınız. Lütfen öfkeye kapılıp onlara hakaret etmeyiniz. Bu gidişatınız iyi değildir. Sizleri televizyon ekranlarında tartışmaya davet edenlerin çağrılarını hep duymazdan geldiniz. İşinize gelmediği konuları hep kulak ardı ettiniz. Lütfen bazı şehit ailelerinin söylediklerini de duymayınız. Evlat acısını ancak evlat kaybedenler bilir. Lütfen ne demek “Ağabeyiniz de bu mesleği seçmeseydi.” Hiç yakışıyor mu hem de “Başkomutana” ve Cumhurunbaşkanına?

Şehit ailelerinin ve vatandaşların protestolarının asıl sebebi uygulanan yanlış politikalardır. Zira “Çözüm süreci” veya “Açılım” denilen bu süreç aslında resmen bir ihanettir. Bakınız daha dün yine Iğdır ilimizde kahpe saldırı neticesi 13 polisimiz şehit oldu. Tunceli’de 1 polisimiz şehit oldu. Dün verdiğimiz şehit sayısı toplam 14. Dağlıca’daki şehitlerimizle beraber son 2 gün içerisinde tam 30 şehit verdik. Siyasi iradenin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği için, bu acılardan siyasi iktidarı sorumlu tuttukları için tepki verilmektedir. Doğru adımlar atılsın, merak etmeyiniz vatandaşlarımız sonuna kadar siyasi iktidarın yanında yer alır. Hem de en başta şehit ailelerimiz.

Lütfen bir özeleştiri yapmak durumundasınız, şehit aileleri ve vatandaşlar niye bize bu tepkiyi veriyor diye. Bu soruyu kendinize sormalısınız.