Yalçın, yaptığı açıklamada, "Tarlada 5-6 liraya mal olan ürün, nakliye ve işçilik gibi maliyetlerle birlikte hale 15 liraya geliyor. Halciler de üzerine 1-2 lira kar marjı ekleyince, pazara gelmeden fiyat 15 lirayı buluyor. Bizim tezgahımızda ise bu ürünler 20-25 liradan satılıyor" dedi.

Pazarcıların da zorlu bir süreçten geçtiğini ifade eden Yalçın, halden pazara ulaşım, pazar yeri kirası, eleman giderleri ve lojistik gibi pek çok ek maliyetin bulunduğunu vurguladı. Yalçın, "1 kilogramlık poşetin bile 90 lira olduğu bir ortamda, bir de bozulan mallar oluyor. Bu işte bir sorun var ancak bu sorunun ne üreticiden ne de pazarcıdan kaynaklandığını düşünüyoruz, bu, sistemin bir problemi" diye ekledi.

MEYVE FİYATLARINDAKİ ARTIŞ VE EMEKLİNİN ALIM GÜCÜ

Meyve fiyatlarındaki yükselişe de değinen Yalçın, en büyük nedenin Türkiye'nin önemli meyve üretim merkezlerinden 22 ilini etkileyen soğuk hava dalgası olduğunu belirtti. Bu durumun rekolteyi düşürdüğünü ve kış aylarında meyve tüketimini adeta "Altın değerinde" hale getireceğini öngördü.

Sebze fiyatlarında ise nispeten daha uygun bir tablo çizildiğini belirten Yalçın, özellikle kavun ve karpuzun makul fiyatlardan satıldığını ifade etti. Domates fiyatlarındaki dönemsel yükselişlere dikkat çeken Yalçın, sera üretiminin bitmesi ve açık alan üretimine geçiş döneminde yaşanan bu artışların birkaç hafta içinde normale döneceğini tahmin etti.

Yalçın, pazar tezgahlarındaki en pahalı meyvelerin başında kiraz, ardından incir ve şeftalinin geldiğini söyledi. Özellikle emekli vatandaşların bu fiyatlarla meyve almasının imkansız olduğunu belirterek, "Emekliler etiketlere bakıp bakıp geri dönmek zorunda kalıyorlar. Bu fiyatlar daha çok yabancı turistlere hitap ediyor; bizim vatandaşlarımız sadece bakmakla yetiniyor" ifadelerini kullandı.

Kaynak: Haber Merkezi