ANTALYA’DA faaliyet gösteren Semica Kimya Tarım İlaçları Bayileri, Ziraat Mühendisleri ve Çiftçiler Dayanışması’ndan yapılan açıklamada, Alanya’da bir manavdan alınan domates örneğinde 9 farklı pestisit tespit edildiği iddia edildi. Söz konusu pestisitlerden 7'sinin güvenli sınırın altında olduğu belirtilirken, Indoxacarb adlı maddenin güvenli limitin 11 katı, Malathion adlı maddenin ise 17 katı oranında çıktığı ifade edildi. Dayanışma grubundan yapılan açıklamada, “Kimsenin sağlığı ile oynamaya hakkımız yok. Lütfen dikkatli ve duyarlı olalım.” denilerek vatandaşlar ve üreticiler uyarıldı.
‘İNSANLARI ZEHİRLEMEYE ANDİÇMİŞLER’
Konuyla ilgili Yeni Alanya’ya özel açıklamalarda bulunan Ziraat Mühendisi Cem Başoğlu, durumun ciddiyetine dikkat çekti. Başoğlu açıklamasında, pestisitlerin, kanser, kalp krizi, alzheimer, parkinson, otizm, kısırlık, endokrin bozuklukları, karaciğer ve böbrek hasarları gibi birçok ciddi hastalığa yol açabileceğini vurguladı. Başoğlu, “Ne yazık ki pestisit kalıntılı meyve ve sebze haberleriyle uyanmadığımız bir gün yok. Normalin çok ama çok üzerinde kullanılan bu etken maddeler insan, hayvan ve çevre sağlığı için tehdit oluşturmaya devam ediyor. Akdeniz Bölgesi'ndeki kanser vakalarındaki artışı, kalp krizlerini, Alzheimer, Parkinson ve ülke genelindeki otizmli yavrularımızın artışına sebep gösterilebilecek faktörlerden biri de pestisit kalıntıları diyebiliriz. Kısırlık, endokrin sistem bozukluğu, böbrek, karaciğer hasarları ve nice hastalığın sebeplerinden biri ne yazık ki pestisitler diyebiliriz. Dünyada beş büyük firma isimleri önemli değil adeta insanları zehirlemeye andiçmiş, bizim aç gözlü mühendislerimiz ve bilinçsiz üreticimiz ve paradan başka bir şey düşünmeyen ihracatçılarımız da bu firmaların değirmenine hizmetkâr olmuş durumdalar. Çok hassas ve bilinçli bir şekilde üretim yapanları tabii ki tenzih ediyorum fakat 280 katı kalıntıyı da kabullenmek mümkün değil” dedi.
‘TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI HAREKET GEÇMEK ZORUNDA’
Ayrıca Başoğlu, bazı ihracatçı firmaların denetimsiz ve sorumsuz davranışlarını eleştirdi. 2016 yılında yasaklanmış olan Chlorpyrifos etil ve daha sonra yasaklanan Chlorpyrifos metil maddelerinin sosyal medyada hâlâ satışının yapıldığına dikkat çeken Başoğlu, denetimlerin yetersiz olduğunu ve sorumluların cezasız kaldığını belirtti. Başoğlu, “Bu bize şunu anlatıyor aslında hastalıklar ve zararlılar aşırı direnç kazandı sayemizde ve bitkiler bu etken maddeleri parçalayamıyor. Artık yeter. Tarım ve Orman Bakanlığı ciddi anlamda hareket geçmek zorundadır. AB ülkelerine gönderilen mahsullerde bile bu kadar kalıntı tespit ediliyorsa market ve pazarlarımızı siz düşünün. 2016 yılında yasaklanmış bir etken madde olan Cholorpyrifos etil ve daha sonra yasaklanan Cholorpyrifos metili bir şahıs sosyal medya platformu Facebook'ta Türkiye Çiftçi Birliği grubunda aleni bir şekilde koli bazında satış vardır diye reklâm yapıyor. Bir kişi bile buna müdahale etmiyor. Adamlar korkmuyorlar. Aynı platformda Semica Kimya grubu ise üretici ve tüketicileri uyarırken yanlış yolda olunduğunu beyan ediyor. Kendilerine teşekkür ediyorum” diye konuştu.
‘KAMUOYUNU BİLİNÇLENDİRMEK İSTEYENLER TEHDİT EDİLİYOR’
Başoğlu ayrıca, kamuoyunu bilinçlendirmek isteyen kişi ve grupların tehdit edildiğini, oysa cezai yaptırımların sorumsuz üreticilere ve firmalara yöneltilmesi gerektiğini ifade etti. Başoğlu, “İnsanları bilinçlendirmeye çalışanlar ise çeşitli kanallarla tehdit ediliyor. Bu haltı işleyenleri mahkemeye vermekle tehdit edin, bizleri değil. Bu ihracatçı firmalar ifşa edilmeli, geri alınan ürünlerin görüntülü ve canlı bir şekilde imha edilmesi sağlanmalı. Bakanlığı acil olarak göreve çağırıyorum. Bu kadar kalıntıya da pes doğrusu” dedi. (Şerife ÇOBAN)





