KRDAE raporuna göre, Santorini Adası’nın kuzeydoğusunda belirgin bir sismik aktivite yaşanıyor. Son dört gün içinde büyüklüğü 1.3 ile 5.1 arasında değişen birçok deprem kaydedildi. Bunlardan 34’ünün büyüklüğü 4.0 ve üzerinde ölçüldü. Uzmanlar, bu hareketliliğin bölgedeki tektonik gerilimleri yeniden gündeme getirdiğini belirtti.

DEPREMLER SIĞ ODAKLI VE AKTİF FAYLARLA BAĞLANTILI

Rapora göre, sarsıntılar genellikle 10 kilometre altı derinlikte meydana geldi. Ege Denizi’nin güneyinde yer alan Hellenik Yayı, Afrika plakasının Avrasya plakasının altına dalması sonucu sık sık sismik hareketliliğe sahne oluyor. Özellikle Santorini ve çevresindeki volkanik sistemlerin bu depremlerle doğrudan bağlantılı olduğu değerlendiriliyor.

KOLUMBO DENİZALTI VOLKANI VE MAGMA HAREKETLİLİĞİ

Santorini’nin yaklaşık 7 kilometre kuzeydoğusunda bulunan Kolumbo Denizaltı Volkanı, bölgede gözlenen mikrodepremlerle ilişkilendiriliyor. Tarihsel verilere göre, Kolumbo 1650 yılında büyük bir patlama yaşamış ve bu olay tsunamiye yol açmıştı. Raporda, magma odalarındaki hareketlilik ve hidrotermal aktivitelerin de sismik olayları tetikleyebileceği belirtiliyor.

SON 50 YILDA 492 DEPREM KAYDEDİLDİ

KRDAE verilerine göre, son 50 yıl içinde bölgede büyüklüğü 1.2 ile 5.3 arasında değişen 492 deprem yaşandı. Bu istatistikler, bölgenin aktif tektonik yapıya sahip olduğunu ve ilerleyen dönemde yeni büyük depremlerin olasılığını artırabileceğini gösteriyor.

TSUNAMİ RİSKİNE KARŞI UYARI

Raporda, bölgede meydana gelen depremlerin tsunami oluşturma riski taşıdığına dikkat çekildi. Tarihsel verilere göre, Santorini’de yaşanan büyük volkanik patlamalar ve depremler Doğu Akdeniz genelinde tsunami dalgalarına neden oldu. Özellikle 1956 Amorgos Depremi’nin (M7.7) 2.5 metreye ulaşan tsunami dalgaları oluşturduğu hatırlatıldı. KRDAE, bölgedeki sismik ve volkanik aktiviteleri 7/24 izlemeye devam ediyor ve gerekli durumlarda ilgili kurumları bilgilendiriyor.

BÖLGEDE BÜYÜK BİR KIRILMA YAŞANABİLİR Mİ?

Kandilli Rasathanesi uzmanları, mevcut sismik hareketliliğin gelecekte büyük bir kırılmaya veya volkanik aktiviteye yol açabileceğini değerlendiriyor. 2011-2012 yıllarında benzer bir hareketlilik gözlenmiş ancak büyük bir patlama yaşanmamıştı. 2024-2025 dönemi için kesin bir öngörüde bulunmak zor olsa da bilim insanları, bölgenin çok disiplinli bir izleme sistemiyle yakından takip edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Kaynak: Haber Merkezi