Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Antalya Kurucu İl Başkanı Habip Akhan, Türkiye genelinde gündeme gelen yatırım fonu soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fonlarla ilgili yaşanan gelişmelerin yalnızca doğrudan yatırım yapan vatandaşları değil, Borsa İstanbul'da hisse senedi bulunan küçük yatırımcıları da etkilediğini savunan Akhan, piyasalarda oluşan güvensizlik nedeniyle olayla ilgisi olmayan kişilerin de zarar gördüğünü belirtti.
HABİP AKHAN: BU FONLARDA BİR KURUŞ PARAM YOK
Yakın çevresinden ve özel mesaj yoluyla kendisine yöneltilen sorular üzerine açıklama yaptığını belirten Habip Akhan, fonlarda yatırımı bulunduğu ve zarar ettiği için konuyu gündeme taşıdığı yönündeki değerlendirmelere karşı çıktı. Söz konusu fonlarda hiçbir parasının bulunmadığını vurgulayan Akhan, açıklamalarının kişisel bir maddi kayıptan değil, yatırımcıların yaşadığı mağduriyetlere ilişkin endişelerinden kaynaklandığını ifade etti.
Yaklaşık bir buçuk yıl önce merak ederek bir miktar ASELSAN hissesi satın aldığını anlatan Akhan, fon soruşturmasının gündeme gelmesinin ardından borsada yaşanan dalgalanmalara öne çıktı. Akhan, ASELSAN gibi köklü şirketlerin hisselerinin dahi bu süreçte değer kaybettiğini belirterek, piyasalardaki gelişmelerin farklı şirketlere yatırım yapan vatandaşların birikimlerini de etkileyebildiğini savundu.
FON SORUŞTURMASINDA KÜÇÜK YATIRIMCI VURGUSU
Fonlarla ilgili şaibeli işlemlerin sermaye piyasalarına duyulan güveni zedelediğini dile getiren Akhan, doğrudan soruşturma konusu fonlarda yatırımı bulunmayan vatandaşların durumunun da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle küçük birikimlerini hisse senetlerinde değerlendiren yatırımcıların piyasalardaki sert hareketlerden olumsuz etkilenebildiğini belirten Akhan, yaşananların daha geniş bir çerçevede ele alınmasını istedi.
Akhan'ın açıklamalarında öne çıkan noktalardan biri de yatırımcıların uğradığı zararların sorumluluğu oldu. Fon soruşturmasıyla bağlantısı bulunmayan şirketlerin hisselerinde yaşanan değer kayıplarının da araştırılması gerektiğini savunan Akhan, birikimleri azalan vatandaşların haklarını kimden talep edebileceğinin açıklığa kavuşturulmasını istedi.
FON KRİZİNDE 456 BİNE YAKIN YATIRIMCI ETKİLENDİ
Türkiye'de yatırım fonlarına yönelik süreç, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) Eylül 2026'da aldığı kararlarla geniş bir yatırımcı kitlesinin gündemine girdi. Deutsche Welle Türkçe'nin 22 Eylül 2026 tarihli haberine göre, 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınması 455 bin 758 yatırımcıyı ve yaklaşık 891 milyar liralık fon büyüklüğünü ilgilendirdi. SPK, 17 Eylül'de yedi portföy yönetim şirketinin Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'nda (TEFAS) işlem gören yatırım fonlarını işleme kapatırken bazı fonların tasfiyesine karar verdi. Tasfiye işlemleri için Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası görevlendirildi.
Fonların tasfiye edilmesi, yatırımcıların başlangıçta yatırdıkları tutarların tamamını geri alacakları anlamına gelmiyor. Tasfiye kapsamında yatırımcılara yapılabilecek ödemeler, ilgili fonların varlıklarının durumu ve yürütülen işlemlerin sonuçlarına göre şekilleniyor. Bu nedenle doğrudan fon yatırımcılarının kayıpları ile borsadaki genel fiyat hareketlerinden etkilenen hisse senedi yatırımcılarının zararlarının birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.
BORSADAKİ ZARARLARI KİM KARŞILAYACAK?
Habip Akhan'ın gündeme getirdiği zararların karşılanması sorusu, sermaye piyasası mevzuatındaki önemli bir ayrımı da ortaya koyuyor. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 84. maddesine göre Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM), belirli koşullarda yatırım kuruluşlarının yatırımcılara ait nakit veya sermaye piyasası araçlarını teslim edememesinden kaynaklanan talepleri karşılıyor. Ancak yatırım danışmanlığı faaliyetlerinden veya piyasadaki fiyat hareketlerinden doğan zararlar bu tazmin mekanizmasının kapsamında bulunmuyor.
Bu düzenleme nedeniyle bir yatırımcının sahip olduğu hisse senedinin piyasa değerinin düşmesi, tek başına Yatırımcı Tazmin Merkezinden ödeme almasını sağlamıyor. Bununla birlikte, hukuka aykırı işlemler nedeniyle zarar oluştuğu iddiası, somut deliller ve ilgili mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilebiliyor. Dolayısıyla Akhan'ın sözünü ettiği dolaylı zararların herhangi bir usulsüzlükle bağlantılı olup olmadığının ortaya konulması, olası hukuki sorumluluğun belirlenmesi açısından önem taşıyor.
AKHAN'DAN ZARARLARIN ARAŞTIRILMASI ÇAĞRISI
Fon soruşturmasının yalnızca doğrudan mağdur olan yatırımcılarla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Habip Akhan, borsadaki dalgalanmalar nedeniyle birikimlerinde kayıp yaşayan vatandaşların durumunun da araştırılmasını istedi. Akhan, bu kişilerin zararlarını kimden talep edebileceklerinin ve yaşanan gelişmelerin piyasaya etkilerinin incelenip incelenmeyeceğinin kamuoyu açısından önemli sorular olduğunu ifade etti.
Bir konuda açıklama yapmak ve hesap sorulmasını istemek için mutlaka kişisel olarak para kaybetmiş olmak gerekmediğini vurgulayan Akhan, yatırımcıların haklarının korunması ve sermaye piyasalarına duyulan güvenin yeniden güçlendirilmesi gerektiğine öne çıktı. Akhan'ın açıklamaları, fon soruşturmasının doğrudan tarafı olmayan küçük yatırımcıların yaşadığı olası kayıpların da tartışılması gerektiği yönündeki çağrısıyla öne çıktı.




