Korkunç yangın: Alanya'da ev alev alev yandı
Korkunç yangın: Alanya'da ev alev alev yandı
İçeriği Görüntüle

2019 yılında köprünün altından geçmeye çalışan büyük tonajlı bir aracın çarpması sonucu yapının üst kısmında ciddi hasar meydana geldi. Olayın ardından köprü restore edilirken, altından araç geçişi yasaklandı.
TRAFİK YÖNÜ DEĞİŞTİRİLDİ
Restorasyon sonrası trafik akışı köprünün yan tarafından sağlanmaya başlandı. Köprünün alt kısmı ise demir bariyerlerle kapatılarak güvenlik önlemleri alındı ve sürücüler için bilgilendirici trafik levhaları yerleştirildi. Ancak aradan geçen süreçte, köprü altına yerleştirilen demir bariyerlerin yerinden söküldüğü, trafik levhalarının ise tahrip edilerek çevreye saçıldığı görüldü. Bu durum, tarihi yapının yeniden korunmasız hale gelmesine neden oldu.
VATANDAŞ TEPKİLİ
Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Dim Çayı’nın girişindeki tarihi köprünün bu şekilde sahipsiz bırakılmasına tepki gösteren vatandaşlar, “Tarihi değerlerimize sahip çıkılmasını istiyoruz. Trafiğe açılmayacaksa bile en azından korunmalı ve düzenli bakımı yapılmalı” diyerek yetkililere çağrıda bulundular.
SELÇUKLU’DAN GÜNÜMÜZE UZANAN YAPI
Dim Çayı Köprüsü hakkında önemli bilgiler veren Alanya araştırmacısı, tarihçi ve yazar Oğuz Korum, tarihi yapının geçmişine ve yaşadığı tahribata dikkat çekti. Korum, “Dim Çayı Köprüsü’nün 1946 yılında yalnızca tek gözünün ayakta kaldığı görülmektedir. Köprünün orijinalinin dört gözlü olduğu bilinmektedir. Buzağı Avlusu’nun kuzeydoğusunda, adını aldığı Dim Çayı üzerine inşa edilen köprünün genişliği 8 metre, göz açıklığı ise yaklaşık bir buçuk metredir. İri taşlar ve harç kullanılarak yapılan bu köprü, Selçuklu devri yapılarındandır. Ancak bu tarihi yapı, ne yazık ki cehaletin ve tarihi eserlerin kıymetinin bilinmemesinin kurbanı olmuştur. Eskiden bazı kişilerin balık avlamak amacıyla köprünün ayaklarının altına ve gözleri arasına dinamit yerleştirdikleri bilinmektedir. O dönemlerde çayın suyu bu bölgelere kadar ulaşmaktaydı. Bu bilinçsiz müdahaleler sonucunda, bu ata yadigârı yapı büyük ölçüde tahrip edilmiştir” ifadelerini kullandı.

Detay
ONARIM YERİNE TAHRİBAT
Ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin de köprüden bahsettiğini dile getiren Korum, “Daha sonraki süreçlerde ise köprüyü onarmak yerine, yıkarak enkazından faydalanmak isteyenler olmuştur. Köprüde herhangi bir kitabe bulunmamakla birlikte, inşaat tekniği ve kullanılan malzemeler, yapının Selçuklu dönemine ait olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Yapının, Alaaddin Keykubat devrinde inşa edildiği düşünülmektedir. Ünlü seyyah Evliya Çelebi de 1671 yılında köprüyü görmüş ve o dönemde dahi bakımsız durumda olduğunu ifade etmiştir” dedi.
‘BU MİRAS KORUNMALI’
Mirasın korunması gerektiğine vurgu yapan Korum, “Ecdat yadigârı olan bu köprünün tek ayağı dahi kalsa, ona sahip çıkmak bir insanlık görevidir. Bu konuda ilgili ve yetkili kurumların gerekli hassasiyeti göstermesi büyük önem taşımaktadır” diye konuştu.

Muhabir: Ramazan ÖZDEMİR