ALANYA Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, son bir haftada etkili olan yoğun yağışların ardından Alanya’da yaşanan sel ve heyelanlara ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Öztürk, sel ve heyelan afetlerinden etkilenen tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek, son 40 gün içerisinde 2025 yılı boyunca alınan toplam yağış miktarına yakın bir yağışın gerçekleştiğini belirtti. Yoğun yağışların yalnızca Alanya’da değil, Antalya genelinde de etkili olduğunu vurgulayan Öztürk, Alanya’da son bir hafta içinde yaklaşık 30 farklı noktada heyelan meydana geldiğini açıkladı. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) Bölge ve Şube Müdürlüklerinin gerekli tüm tedbirleri aldığını vurgulayan Öztürk, şu an için yeni bir taşkın riskinin öngörülmediğini ifade etti.
DİM VE OBA ÇAYI YAKINDAN TAKİP EDİLDİ
Kaymakam Öztürk, özellikle Dim Çayı ve Oba Çayı’nda su seviyelerinin anlık olarak takip edildiğini belirterek, vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla tüm kamu kurumlarının koordineli şekilde çalıştığını ifade etti. Öztürk, “Bu süreçte en kritik iki su kaynağımız Dim Çayı ve Oba Çayı oldu. Su seviyelerini anlık olarak takip ettik. Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla tüm kamu kurumlarımızla koordineli şekilde süreci yönettik. Özellikle Dim Barajı’ndaki su seviyesinin yükselmesiyle kritik bir süreci hep birlikte yaşadık. Riskli seviyelere ulaşılmadan önce Kaymakamlık bünyesinde oluşturduğumuz kriz masasında alınan karar doğrultusunda, Dim Çayı çevresinde bodrum, zemin ve birinci katta ikamet eden vatandaşlarımız tahliye edildi. Kolluk kuvvetlerimiz ve kamu kurumlarımızın koordinasyonuyla tahliyeler başarıyla gerçekleştirildi. En büyük tesellimiz, herhangi bir can kaybının yaşanmamış olmasıdır” diye konuştu.
KÜÇÜKHASBAHÇE’DE 20’DEN FAZLA KİŞİ ETKİLENDİ
Kaymakam Öztürk afetten etkilenen vatandaşların kamu misafirhanelerinde ağırlanmaya devam edildiği açıkladı. Küçükhasbahçe Mahallesi’nde meydana gelen heyelanda da 20’nin üzerinde vatandaşın etkilendiğini belirten Öztürk, bu kişilerin de misafirhanelerde konakladığını ifade etti. Öte yandan geçtiğimiz Cuma günü öğrencilerin güvenliği için okulların tedbir amaçlı tatil edildiğini kaydeden Öztürk, kararın yerinde olduğunu ve herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığını söyledi.
‘YENİ BİR TAŞKIN RİSKİ ÖNGÖRÜLMÜYOR’
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) Bölge ve Şube Müdürlüklerinin gerekli tüm tedbirleri aldığını vurgulayan Öztürk, şu an için yeni bir taşkın riskinin öngörülmediğini ifade etti. Öztürk, “Dim Barajı’ndaki mevcut su seviyesi 167,71 metredir. Barajın maksimum kotu 170 metredir. Rezervuar alanında halen yeterli kapasite bulunmaktadır. DSİ Bölge Müdürlüğü ve Şube Müdürlüğü gerekli tüm tedbirleri almıştır. Şu an için yeni bir taşkın riski öngörülmemektedir” dedi.
DİM VADİSİ İÇİN UZUN VADELİ PLANLAMA
Kaymakam Öztürk, Dim Vadisi ve Dim Çayı’nın hem önemli bir turizm destinasyonu hem de korunması gereken hassas bir doğal alan olduğuna dikkat çekti. Kalkınma Ajansı’na yapılan teknik destek başvurusunun kabul edildiğini belirten Öztürk, yaklaşık 5-6 aylık bir tasarım ve planlama sürecinin öngörüldüğünü açıkladı. Kaymakam Öztürk, “Dim Çayı ve çevresiyle ilgili uzun vadeli planlamalarımız da bulunmaktadır. Bu bölge hem önemli bir turizm destinasyonu hem de doğal yapısı korunması gereken hassas bir alandır. Turizm faaliyetleri yürütülürken doğanın dengesi mutlaka gözetilmelidir. Bu nedenle bölgenin coğrafi yapısı, iklimsel ve mevsimsel koşulları, dere yatağı özellikleri ve yaban hayatı statüsü dikkate alınarak bilimsel ve ortak akılla bir planlama yapılmalıdır. Kalkınma Ajansı’na yaptığımız teknik destek başvurusu kabul edilmiştir. Yaklaşık 5-6 aylık bir tasarım ve planlama süreci öngörülmektedir. Dim Vadisi ve Dim Çayı, göreve başladığımızda öncelikli sorun alanları arasında yer alıyordu. Konuyu sayın valimiz ve ilgili kamu kurumlarıyla birlikte değerlendirdik. Kaymakamlık bünyesinde oluşturduğumuz proje ofisine verdiğimiz ilk talimatlardan biri de Dim Çayı’nın yeniden tasarlanması oldu. Hedefimiz; bölgedeki tesislerin dönüşümünü sağlamak, dere yatağındaki riskli yapılaşmaları ortadan kaldırmak ve vatandaşlarımızın ücretsiz faydalanabileceği yürüyüş yolları, seyir terasları gibi kamusal alanlar oluşturmaktır. Çünkü bu alan sadece işletmelerin değil, tüm Alanya’nın ortak değeridir. Ayrıca sel ve taşkın riskini azaltmaya yönelik kapsamlı çalışmalar yürüttük. Sayın valimizin başkanlığında toplantılar gerçekleştirdik. İlçemizdeki tüm dere yatakları tek tek değerlendirildi. Hacet Deresi’nde geçmişte yaşanan acı olaylar da hafızamızdadır. Benzer bir can kaybının yaşanmaması için önleyici tedbirlerin önceden alınması gerektiğinin bilincindeyiz” dedi.
DERE YATAKLARI TEK TEK İNCELENDİ
Sel ve taşkın riskini azaltmaya yönelik kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Öztürk, Alanya genelindeki tüm dere yataklarının tek tek değerlendirildiğini kaydetti. Geçmişte Hacet Deresi’nde yaşanan acı olayların hafızalarda olduğunu belirten Öztürk, benzer bir can kaybının yaşanmaması için önleyici tedbirlerin önceden alındığını söyledi. Öztürk, “Ekim ve Aralık aylarında tüm kurumlara riskli bölgelerin temizlenmesi, dere yataklarının, menfezlerin ve köprülerin kontrol edilmesi yönünde talimatlar verildi. Kurumlarımız da büyük bir özveriyle çalıştı. Bu çalışmalar sayesinde afetin bilançosu çok daha ağır olmadı. Bu süreçte kamu personelimiz gece gündüz sahada görev yaptı. Mesai kavramı gözetmeden çalışan tüm ekiplerimize teşekkür ediyorum. Özellikle Antalya DSİ 12. Bölge Müdürlüğü’ne ve sahada görev yapan ekiplerine ayrıca teşekkür ediyorum. DSİ Genel Müdür Yardımcımız ve Bölge Müdürümüz süreci bizzat yerinde takip etti. Devletimizin imkanları güçlüdür. Tüm kurumlarımız koordinasyon içinde çalışmaya devam etmektedir. Bir kez daha tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. (Şerife ÇOBAN)





