Dünya iklim diplomasisinin en önemli buluşmalarından COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında düzenlenecek konferansa Türkiye ev sahipliği yapacak. Resmi hazırlıklara göre 196 ülkeden 100 binin üzerinde ziyaretçinin beklendiği organizasyonun Antalya ekonomisinde yaklaşık 2 milyar dolarlık hareketlilik oluşturması öngörülüyor. Konaklama, ulaşım, yeme-içme, lojistik ve hizmet sektörlerinin yoğun talep görmesi beklenen zirve, Antalya’nın bugüne kadar ağırladığı en kapsamlı uluslararası organizasyonlardan biri olacak.

COP31’İN MERKEZİ ANTALYA EXPO ALANI OLACAK

UNFCCC’nin yayımladığı katılımcı bilgilendirmesine göre COP31’in resmi merkezi Antalya EXPO Center olacak. Zirve alanına Antalya Havalimanı, karayolu bağlantıları ve konferans için oluşturulacak ulaşım sistemi üzerinden erişim sağlanacak. Organizasyonun Mavi ve Yeşil Bölge olmak üzere iki ana bölümden oluşması planlanırken, kaynakta yer alan hazırlık bilgilerine göre toplam 1 milyon 109 bin 658 metrekarelik alan zirve için düzenleniyor. Güvenlik, sağlık, ulaşım, temizlik ve diğer hizmetlerde 30 bini aşkın personelin görev yapması öngörülüyor.

MAVİ BÖLGEDE RESMİ İKLİM MÜZAKERELERİ YÜRÜTÜLECEK

COP toplantılarının diplomatik merkezi Mavi Bölge olacak. UNFCCC kurallarına göre bu bölüm; ülke delegasyonları, uluslararası kuruluşlar, akredite gözlemciler ve medya temsilcilerinin katıldığı resmi konferans alanı niteliği taşıyor. Kaynakta yer alan hazırlıklara göre Mavi Bölge’de 28 toplantı salonunun yanı sıra genel kurul alanları bulunacak. Ülkelerin iklim politikalarına ilişkin resmi müzakereleri, teknik oturumlar, basın toplantıları ve ikili görüşmeler ağırlıklı olarak burada gerçekleştirilecek. COP31 kapsamında yalnızca UNFCCC Taraflar Konferansı değil, Kyoto Protokolü taraflarının CMP21 ve Paris Anlaşması taraflarının CMA8 toplantıları da yapılacak.

Antalya'da korkunç tablo: '155 iflas, 350 konkordato var'
Antalya'da korkunç tablo: '155 iflas, 350 konkordato var'
İçeriği Görüntüle

YEŞİL BÖLGE İKLİM PROJELERİNİ BULUŞTURACAK

Yeşil Bölge ise resmi müzakere sürecini toplum, bilim, teknoloji ve iş dünyasıyla buluşturan bölüm olacak. COP31 Türkiye’nin resmi bilgilendirmesine göre bu alanda iklim inovasyonları, sergiler, atölyeler, kültürel etkinlikler ve paydaş buluşmaları düzenlenecek. Sivil toplum, gençler, şirketler, kamu kurumları ve farklı toplulukların iklim çözümlerini paylaşabileceği alan, müzakere masalarında ele alınan hedeflerin sahadaki uygulamalarla ilişkilendirilmesini amaçlıyor. Sağlık Bakanlığı da Yeşil Bölge’de iklim değişikliği ve sağlık alanındaki proje, araştırma, iyi uygulama ve iş birliği çalışmalarının sunulmasına yönelik hazırlık yürütüyor.

GÜVENLİK VE ACİL DURUM PLANI HAZIRLANIYOR

On binlerce kişinin aynı anda Antalya’da bulunacak olması güvenlik ve acil durum planlamasını organizasyonun kritik başlıklarından biri haline getiriyor. Kaynakta verilen bilgilere göre emniyet ve jandarma birimleri, BM Güvenlik ve Emniyet Birimi ile koordineli çalışacak; insansız hava araçları ve plaka tanıma sistemlerinden de yararlanılacak. Olası afet ve acil durumlara karşı 600 AFAD personeli, 100 araç ve 105 KBRN cihazının hazır tutulması planlanıyor. Bu ölçekteki COP organizasyonlarında yalnızca konferans alanının değil, havalimanı, konaklama bölgeleri, ulaşım güzergahları ve yoğun ziyaretçi hareketinin bulunduğu noktaların birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

132 AMBULANSLA SAĞLIK TEDBİRİ

Zirve boyunca sağlık hizmetleri için Mavi Bölge’de 3, Yeşil Bölge’de 2 olmak üzere toplam 5 revir kurulması planlandı. Her revirin önünde ambulans bulundurulacak. Antalya’daki mevcut ambulans kapasitesine il dışından gelecek 15 aracın eklenmesiyle toplam 132 ambulansın görev yapacağı bildirildi. İklim değişikliği ile sağlık arasındaki ilişki de COP31’in öne çıkan çalışma alanlarından biri olacak. Aşırı sıcaklar, afetler, hava kalitesi, su ve gıda güvenliği gibi başlıklar, iklim politikalarının halk sağlığı boyutunu giderek daha önemli hale getiriyor.

ULAŞIMDA 18 GÜZERGAH PLANLANDI

Katılımcıların konferans alanına ulaşımı için 18 farklı toplu taşıma güzergahı oluşturulduğu belirtilirken, Belek-Kundu turizm bölgesinde 37 kilometreyi aşan yol yapım ve iyileştirme çalışmaları gerçekleştirildi. UNFCCC de konferans döneminde Antalya genelinde ücretsiz servislerin çalışacağını, resmi konaklama platformunda yer alan oteller için servis durakları oluşturulacağını duyurdu. Antalya Havalimanı’ndaki genişleme yatırımlarıyla yıllık yolcu kapasitesinin 82 milyona çıkarılmış olması da uluslararası katılımcı trafiğinin yönetilmesinde önemli bir altyapı unsuru olarak öne çıkıyor.

TÜRKİYE VE AVUSTRALYA İÇİN ÖZEL COP31 MODELİ

COP31, yönetim modeli bakımından da önceki zirvelerden farklı bir yapıya sahip olacak. UNFCCC tarafından açıklanan Türkiye-Avustralya ortaklık düzenlemesine göre Türkiye COP31 Başkanlığını ve ev sahipliğini üstlenirken, müzakere sürecinin yönetimi Avustralya temsilcisinin sorumluluğunda yürütülecek. Zirve öncesindeki resmi Pre-COP toplantıları ise 5-8 Ekim döneminde Pasifik bölgesinde gerçekleştirilecek. Böylece Antalya’daki nihai görüşmeler öncesinde ülkelerin pozisyonlarını yakınlaştırmaya ve müzakere başlıklarındaki anlaşmazlıkları azaltmaya yönelik diplomatik süreç işletilecek.

PARİS ANLAŞMASINDAN ANTALYA’YA UZANAN SÜREÇ

COP toplantıları, 1992’de kabul edilen BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında her yıl gerçekleştirilen en üst düzey karar platformunu oluşturuyor. Paris’te düzenlenen COP21’de Paris Anlaşması kabul edilirken, sonraki zirvelerde emisyon azaltımı, iklim finansmanı, uyum, kayıp ve zarar, enerji dönüşümü ve ülkelerin iklim hedeflerinin uygulanması gibi konular öne çıktı. Antalya’daki COP31 de önceki konferanslarda alınan kararların uygulamaya aktarılması ve ülkelerin iklim taahhütlerinin somut politikalarla desteklenmesi açısından yeni bir aşama niteliği taşıyacak.

ANTALYA İÇİN KALICI MİRAS HEDEFİ

Hazırlıklarda COP31’in yalnızca iki haftalık uluslararası toplantı olarak kalmaması, Antalya’ya uzun vadeli kazanımlar bırakması hedefleniyor. Sıfır atık, temiz enerji, iklime dirençli kentler ve yeşil sanayileşme gibi alanlarda geliştirilecek çalışmaların uluslararası iş birlikleriyle desteklenmesi amaçlanıyor. Antalya açısından süreç aynı zamanda yoğun turizm hareketliliğine sahip bir kentte ulaşım, enerji, su kullanımı, atık yönetimi ve kentsel dayanıklılık gibi başlıkların iklim değişikliğine uyum perspektifiyle yeniden değerlendirilmesi anlamına geliyor. COP31’in ardından altyapı yatırımlarının ve organizasyon kapsamında geliştirilen uygulamaların kent yaşamına ne ölçüde kalıcı katkı sağlayacağı da zirvenin Antalya açısından en önemli sonuçlarından biri olacak.

Kaynak: Haber Merkezi