Kazakistan’ın Mangışlak Yarımadası’ndaki Karakabak mezarlığında ortaya çıkarılan genç bir kadına ait mezar, Hun ve Hun sonrası dönemin seçkin gömü geleneklerine ilişkin önemli bulgular sundu. Aktau yakınındaki mezarda altın kaplamalı ayakkabı parçaları, tören kemeri ve gösterişli bir başlık bulundu.

Arkeologlar Andrei Astafyev ile Evgeny Bogdanov’un yayımladığı bilimsel çalışmaya göre Karakabak’taki 11 numaralı mezar, genç ve seçkin bir kadına aitti. Araştırmacılar, kadının cenaze için kraliyet giysilerini taklit eden özel bir kıyafetle gömüldüğünü belirledi.

AYAKKABILARDA ALTIN KAPLAMALI PARÇALAR BULUNDU

Mezarın öne çıkan buluntuları arasında kadının ayakkabılarında kullanılan toka ve bağlantı parçaları yer aldı. Ahşap taban üzerine uygulanan ince altın kaplamalar, ayakkabıları törensel kıyafetin en gösterişli parçalarından biri haline getiriyordu.

Ancak araştırmacıların incelemesi önemli bir ayrıntıyı da ortaya koydu. Ayakkabı ve kemer tokalarının günlük kullanım amacıyla hazırlanmadığı, doğrudan cenaze töreni için üretildiği sonucuna varıldı.

Bu durum, mezardaki altın süslemelerin yalnızca zenginlik göstergesi olmadığını, defin ritüelinin özel bir parçası olduğunu düşündürüyor.

BAŞLIĞINDA HELLENİSTİK DÖNEMİN İZLERİ VAR

Kadının başlığı da arkeologlar tarafından yeniden oluşturuldu. Rekonstrüksiyona göre başlıkta yuvarlak altın plakalarla süslenen bir örtü ile kırmızı kumaştan hazırlanmış diadem biçimli bir alın bandı bulunuyordu.

Alın bandında maske biçiminde süslemeler yer alırken, merkezdeki plakanın Helenistik dünyada kullanılan Gorgon başı tasvirlerini, yani “gorgoneion” örneklerini taklit ettiği belirlendi. Benzer tasvirlerin Volga havzası ile Kuzey Karadeniz çevresindeki buluntularda da görüldüğü biliniyor.

Buna karşılık altın folyoyla kaplanan bazı ahşap maske süslemelerinde daha eski İskit sanat geleneğinin izleri tespit edildi. Kemer tokalarının çerçeveleri ise kanatlarını açmış stilize yırtıcı kuşlar şeklinde hazırlandı.

FARKLI KÜLTÜRLER AYNI KIYAFETTE BULUŞTU

Mezar buluntuları, Karakabak’ın farklı kültür çevreleri arasındaki bağlantısını gösteren örneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Helenistik ve Geç Roma kökenli biçimlerin yanı sıra İskit, Orta Asya ve Hun sonrası döneme ait özellikler aynı törensel kıyafette bir araya geliyor.

Araştırmacılar eserleri, arkeolojide “Shipovo ufku” adı verilen ve Hun sonrası dönemle ilişkilendirilen buluntu grubuyla bağlantılı görüyor. Karakabak’taki benzer eserler, Aral-Hazar bölgesi ile daha geniş Hun dünyası arasındaki kültürel ilişkiler konusunda da veri sağlıyor.

KIYAFET MEZAR İÇİN ÖZEL OLARAK ÜRETİLMİŞ OLABİLİR

Astafyev ve Bogdanov, kıyafetin parçalarının Karakabak’taki yakın bir üretim merkezinde hazırlanmış olabileceği görüşünde. Bölgede yapılan diğer çalışmalar da Karakabak’ın dönemin zanaat ve ticaret merkezlerinden biri olabileceğine işaret ediyor.

Araştırmacıların değerlendirmesine göre kemer tokaları, ayakkabı tokaları ve başlık parçaları günlük yaşamda kullanılmadı. Bu parçalar genç kadının defin töreni için özel olarak üretildi.

Mezarın tarihlendirmesi de ilk değerlendirmelerden daha geniş bir zaman aralığına işaret ediyor. Bilimsel çalışmada 11 numaralı mezar, MS 5. yüzyılın ikinci yarısı ile 6. yüzyılın başları arasına tarihlendiriliyor.

İngiliz otobüs firması CT4N artan maliyetlerle iflas etti
İngiliz otobüs firması CT4N artan maliyetlerle iflas etti
İçeriği Görüntüle

Karakabak buluntuları böylece yaklaşık bin 500 yıl önce Hazar Denizi’nin doğu kıyısında yaşayan göçebe seçkinlerin cenaze törenleri, kuyumculuk teknikleri ve farklı kültürlerle kurduğu ilişkiler hakkında somut bilgiler sunuyor. Daha önce Aspendos’ta keşfedilen 2 bin 400 yıllık güreşçi mezarını da aktarmıştık.

Kaynak: Haber Merkezi