ÜÇ gün önce, Alanyalı turizmci Murat Sipahioğlu'nun, Facebook sayfasında kendi paylaştığı 1996'daki Alanya Plaj Voleybolu Dünya Şampiyonası'nın yapıldığı devasa ve kalabalık tribün fotoğrafının altına, 'Eskiden...

ÜÇ

gün önce, Alanyalı turizmci Murat Sipahioğlu’nun, Facebook sayfasında kendi paylaştığı 1996’daki Alanya Plaj Voleybolu Dünya Şampiyonası’nın yapıldığı devasa ve kalabalık tribün fotoğrafının altına, “Eskiden bunlar oluyordu, şimdi yok. Bunu engelleyenler Beyaz Alanyalı arkadaşlar” demesiyle başladı her şey, ve bugün muhtemelen sondan bir öncekini kaleme alacağımı ümit ettiğim “Beyaz Alanyalı” yazı dizisi işte böyle çıkıverdi.


***

Biraz internetten kopya çekip, biraz beyin arşivimden istifade edip, bir parça da büyüklerimizin bilgi desteğiyle kaleme aldığım yazı dizisinin ikincisini dün şu paragrafla bitirmiştim: “İstanbul’da kendisiyle ilk görüşmesini yapan turizmci Hilmi Tokuş’tan, Uluslararası Triatlon Yarışları’nın Alanya’da yapıldığını duyan Ahmet Gülüm’ün fikirleri o anda 180 derece değişir ve ‘Peki, hadi o zaman Alanya’ya gidip bu iş için uygun plaj var mı, birlikte bakalım’ der.”


***

Kaldığımız yerden devam…


***

Ahmet Gülüm ve Hilmi Tokuş, uygun plaj bakmak için birlikte Alanya’ya gelirler.

Bu arada, Alanyaspor’da uzun yıllar top koşturan, Plaj Futbolu Milli Takımı’nın efsanevi sporcularından, turizmci Sait Doğruyol gibi bu işe hevesli popüler isimler de işin içine dahil edilir.

Keykubat ve Damlataş Plajı’nda daha önceden belirlenen 10 adet plaja bakılır, uygun yerler tespit edilir.

Ahmet Gülüm, Alanya’ya voleybol direği, file, kenar çizgisi, top vs gibi hediyelerle gelir ve Alanya’da artık profesyonel manada bir plaj voleybolu kültürü oluşmaya başlamıştır.


***

Alanya’yı yıllar sonra Dünya Şampiyonası ile de tanıştıracak olan Ahmet Gülüm’ün şehirde irtibat kurduğu tek isim o dönem Hilmi Tokuş’tur ve bir görüşmeleri sırasında, büyük takımların da Alanya’nın artık farkına varması gerektiği konusunda fikir birliğine varırlar.

Yıl 1992 olmuştur ve her dönem zirveye oynayan

Eczacıbaşı’nın bayan voleybol takımı, Ahmet Gülüm’ün de katkılarıyla kamp için Alanya’ya gelir.

Alanya’da plaj voleybolu kültürünün oluşması, şehrin tanıtımına bu spor üzerinden katkı sağlanması için takımı henüz o yıl hizmete açtığı otelinde misafir eden Hilmi Tokuş, voleybol sporuna katkısından dolayı o yıllarda Türkiye Voleybol Federasyonu tarafından, kendisi aday veya talipli olmadığı halde, Plaj Voleybolu Komisyonu’na seçilir.


***

1992, 1993, 1994 ve 1995 yıllarında Türkiye’deki pek çok ünlü ve zirveye oynayan erkek ve bayan voleybol takımı kamp veya maç yapmak için Alanya’ya gelir.

Ama bu sporun nimetlerinden Alanya’nın da faydalanması, daha doğrusu Alanya isminin önce Avrupa’ya, ardından tüm dünyaya duyurulması gerektiği fikri ağır basar.

Artık bu spora aşina olan Alanya’da bir “Avrupa Şampiyonası” ve elbette bir “Dünya Şampiyonası” yapılması gerekmektedir.


***

Bir top, iki direk ve bir file ile kumda çok rahat oynanabilen, üstelik saatlerce oynansa bile hemen yanı başındaki denize girme imkanı olan bu spor, tatil için Alanya’ya gelen turistlerin de çok hoşuna gitmektedir, hatta turizmcilerin ifadesine göre, o yıllarda turistler rezervasyon yaptırırken “Otelin kumsalında voleybol sahası var mı?” diye sorar hale gelmişlerdir ve sahası olan oteller ilk tercih sebebidir.


***

O yıllarda Uluslararası Voleybol Federasyonu’na (FIVB) defalarca başvurup Türkiye’de Dünya Şampiyonası yapmak istediğini söyleyen Ahmet Gülüm, her seferinde ret cevabı almaktadır.

Çünkü FIVB, bir Ortadoğu ülkesi gibi görülen Türkiye’nin bu işin altında kalkamayacağını düşünmektedir.

Ancak 1995 sonu, 1996 başında, Ahmet Gülüm’ün yıllar süren ısrarları üzerine yumuşayan FIVB yönetimi, “Kurallara harfiyen uyulacak. En küçük aksaklıkta iptal ederiz. İlk şartımız da kumsala 4.500 kişilik yüksek güvenlikli dev bir tribün yapacaksınız” der.


***

FIVB’dan Dünya Şampiyonası biletini alan Ahmet Gülüm, ekibini de toplayarak soluğu hemen Alanya’da alır, yakın kurmayı Hilmi Tokuş ile bu konuyu masaya yatırır.

Artık iş, Alanya Belediyesi’nde bitmektedir.

O dönem belediye başkanlığı koltuğunda ise “çok kısa bir süre sonra Doğru Yol Partisi’nden Anavatan Partisi’ne transfer olacak olan” Cengiz Aydoğan oturmaktadır.

Koyu bir Beşiktaş taraftarı olan ve günümüzde halen Alanya Beşiktaşlılar Derneği Başkanlığı’nı sürdüren, bu nedenle spora aşina olan İnşaat Mühendisi Cengiz Aydoğan, Alanya’da yapılacak bir Dünya Şampiyonası’nın şehre sağlayacağı katma değerin farkındadır ve “Ne gerekiyorsa hemen yapalım” diyerek, bedeli ne olursa olsun, maddi manevi elini taşın altına koyacağını ilan eder.

Alanya Belediyesi öncülüğünde, Ahmet Gülüm’ün sahibi olduğu All Sports firması desteğiyle, gönüllü turizmcilerin maddi ve manevi katkılarıyla hemen işe koyulan Alanya’da artık yepyeni bir dönem başlamaktadır.


***

1991’de başlayan Uluslararası Triatlon Yarışları’nın Alanya’ya sağladığı reklam/tanıtım desteğinin mutluluğunu yaşayan Alanya, bu dev organizasyonun da Alanya için önemini bilmektedir.

Sadece belediye değil, dönemin en yüksek mülki amirinden en alt kademedeki belediye işçisine kadar herkes ama herkes adeta kolektif bir bilinçle kenetlenmiştir ve artık bu işin geri dönüşü yoktur.

FIVB’ın lojistik isteklerini karşılayacak altyapı Alanya Belediyesi’nde, konaklama taleplerini karşılayacak üstyapı ise Alanya Turistik İşletmeciler Derneği’nde (ALTİD) ziyadesiyle mevcuttur.

İş, hayli maliyetli olacağı öngörülen, yüksek güvenlikli 4.500 kişilik dev tribünlerin kime ve nasıl yaptırılacağına gelir dayanır.

Burada devreye, Alanya Belediyesi’nin her dönem kilit isimlerinden biri olan, “dev organizasyonların gizli kahramanı” diyebileceğimiz Park ve Bahçeler Müdürü Nazmi Uyar devreye girer.

Uyar, “Ben bu işi, FIVB’ın istediğinden daha kaliteli ve üstelik çok daha düşük bir maliyete hallederim” deyince, Cengiz Aydoğan tarafından ilk uçakla İstanbul’a gönderilir.

Alanya için artık geri dönüşü olmayan bir yola girilmiştir.

-DEVAMI YARIN-