Hukuksuz bir uygulama ile karşı karşıyayız. Bildiğiniz gibi Mustafa Balbay, Prof. Dr. Mehmet Haberal ve Engin Alan Paşa milletvekili seçilmelerine rağmen tahliye edilmiyorlar. Oysa geçmiş dönemlerde benzer durumlarda milletvekili seçilenler hemen...

Hukuksuz bir uygulama ile karşı karşıyayız. Bildiğiniz gibi Mustafa Balbay, Prof. Dr. Mehmet Haberal ve Engin Alan Paşa milletvekili seçilmelerine rağmen tahliye edilmiyorlar. Oysa geçmiş dönemlerde benzer durumlarda milletvekili seçilenler hemen tahliye edilmişlerdi. Bu durumda insanda tabi ki keyfi hareket edildiği kanaati uyanıyor. Hatip Dicle’ye gelince; kendileri hüküm giymişlerdir. Ama neden adaylığı önce veto edilmiş, sonra kabul edilmiştir? Bu da ayrı bir konudur. Ancak milletvekilliğinin düşürülmesi yerinde ve doğru bir karardır. Ama yukarıda anlattığımız çelişkiler ister istemez bütün bu olanların manidar olduğunu göstermektedir.
Efendim olayın aslı şudur. Hiç gevelemeye gerek yoktur. Bütün bu olanların asıl nedeni İmralı’da yatan bebek katiline bir dahaki seçimlerde TBMM’nin yolunu açmaktır. Şimdiden kamuoyu yavaş yavaş alıştırılmaktadır. Yapılan manevraların asıl sebebi işte budur sayın okuyucularım. İnşallah yanılırım ama durum maalesef böyledir.
Halka anlatılırken yere göğe sığdırılmayan anayasamızı beğenmeyenler yeni anayasadan bahsediyorlar. İşte bu yapılacak olan yeni anayasada düzenlemeler yapılarak yukarıda anlattığımız altyapı hazırlanacaktır. Açıkçası bebek katilinin önü açılacaktır. Çabaların asıl sebebi, budur. Yani ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan katilin önü bir şekilde açılacak ve meclise dokunulmazlık zırhı ile taşınacaktır.
Yeni anayasadan söz edenler bunun ilk adımlarını bu anayasada atacaklardır. AKP’nin seçim öncesi “MHP’siz bir Meclis” ısrarının ana sebeplerinin bir tanesi de işte bu yüzdendir. Ama görüldüğü gibi hedefe ulaşılamamıştır. Şu hale göre yeni manevralar geliştirilmelidir.
Sevgili okurlarım aslında bu proje batılı şer güçlerin dayatması ile yapılacaktır. Üzülerek ifade ediyorum maalesef bu zalimler bütün İslam ülkelerini gördüğünüz gibi alçakça dizayn etmektedirler. Bizde de 12 Haziran seçimleri sonrası bir takım adımların “Yeni Anayasa” kılıfı ile başlatılacağı aşikardır. Bebek katilinin önü Yeni Anayasa veya Genel Af ile açılacaktır. Ancak bunu yapacak olan teslimiyetçi zihniyet kendisine “Suç Ortağı” aramaktadır. O zaman millete diyecek bir şeyleri olsun, olabilsin.
Yukarıdaki anlattıklarımla ilgili inşallah yanılırım hatta yanılmayı çok isterim. Ama zamanla her şeyi göreceğiz. Ancak çok yakın olmamakla ve çok da uzak olmamakla birlikte bir gün bebek katilini “Dokunulmazlık Zırhı” ile TBMM’de görürsek şaşırmayalım.