Kredi kartı limitlerinin belirlenmesine ilişkin son günlerde gündeme gelen iddialar, bankaların müşterilerin SGK kayıtlarındaki gelirlerini ve Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’ndeki borçluluk bilgilerini birlikte kullanarak yeni bir değerlendirme sistemine geçeceği beklentisini doğurdu. Ancak mevcut resmi çerçeve, kredi kartı limitleri konusunda eylül ayında alınmış yeni ve ayrı bir BDDK kararından ziyade, yılın başında oluşturulan düzenleme ve bu düzenlemeye ilişkin devam eden teknik çalışmaların bulunduğunu gösteriyor.

BDDK CEPHESİNDE YENİ BİR KARAR YOK

BDDK, kredi kartı limitlerine ilişkin temel çerçeveyi 29 Ocak 2026 tarihli ve 11367 sayılı Kurul Kararı ile belirledi. Kurum daha sonra yaptığı açıklamada, bu karar kapsamında bankalar ve ilgili kamu kurumlarıyla teknik ve idari çalışmaların sürdüğünü, ancak kredi kartı limitlerine ilişkin ayrıca alınmış yeni bir karar bulunmadığını bildirdi. Bu nedenle kamuoyunda dile getirilen her yeni teknik hazırlığın, doğrudan yürürlüğe girmiş yeni bir limit düzenlemesi olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.

Kredi kartı limitlerinde yeni dönem milyonları ilgilendiriyor
Kredi kartı limitlerinde yeni dönem milyonları ilgilendiriyor
İçeriği Görüntüle

KREDİ KARTI LİMİTİ NASIL BELİRLENİYOR?

Mevcut mevzuatta kredi kartı limitleri yalnızca tek bir kart ya da tek bir banka üzerinden değerlendirilmiyor. Bir kişinin farklı bankalardaki bütün kredi kartlarına tanınan toplam limit esas alınıyor. BDDK’nın bilgilendirmesine göre toplam kredi kartı limiti kart kullanımının ilk yılında aylık ortalama net gelirin iki katını, ikinci ve sonraki yıllarda ise dört katını aşamıyor. Banka bu üst sınıra kadar limit vermek zorunda olmadığı gibi, müşterinin risk ve skorlama sonuçları ile ekonomik durumunu dikkate alarak daha düşük bir limit de belirleyebiliyor.

GELİRİN BELGELENMESİ ÖNEM KAZANDI

2026 yılında getirilen önemli değişikliklerden biri de yeni kredi kartı çıkarılması veya mevcut limitin artırılması sırasında gelirin doğrulanmasına ilişkin oldu. Azami limit hesabında aylık ya da yıllık ortalama gelirin esas alınması ve bu gelirin bankanın ispata elverişli kabul ettiği belgelerle teyit edilmesi öngörüldü. Böylece yalnızca müşterinin beyan ettiği tutara dayanan bir sistem yerine, doğrulanabilir gelir üzerinden işlem yapılmasının güçlendirilmesi hedeflendi.

SGK VE RİSK MERKEZİ TARTIŞMASI NEREDEN ÇIKTI?

SGK bünyesindeki gelir verileri ile Risk Merkezi kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi fikri tamamen yeni bir başlık değil. Kredi kartı limitlerinin gerçek gelirle daha uyumlu hale getirilmesi amacıyla kamu kurumları arasındaki veri setlerinin entegrasyonu daha önce ekonomi programlarında da politika hedefleri arasında yer aldı. Risk Merkezi hâlihazırda finansal kuruluşların müşterilerin farklı bankalardaki kredi ve kart ilişkilerini daha bütüncül değerlendirebilmesinde önemli bir konumda bulunuyor. Buna karşılık, SGK verilerinin hangi teknik yöntemle ve hangi kapsamda doğrudan limit hesabına dahil edileceğine ilişkin haberlerde yer alan ayrıntıların yeni bir BDDK kararıyla eş tutulmaması gerekiyor.

1 OCAK 2027 TAKVİMİ NEDEN ÖNEMLİ?

BDDK’nın 2026 başındaki kararında bankaların tüm kart hamillerinin kredi kartı limitlerini aylık veya yıllık ortalama gelirleriyle uyumlu hale getirmesine yönelik çalışmalar için 1 Ocak 2027 tarihi öne çıkıyor. Dolayısıyla son günlerde yeniden gündeme gelen “limitler gelirle uyumlu hale getirilecek” tartışmasının önemli bölümü yeni açıklanmış bir uygulamadan değil, daha önce başlayan uyum sürecinin takviminin yaklaşmasından kaynaklanıyor.

YÜKSEK VE KULLANILMAYAN LİMİTLER DE GÜNDEMDEYDİ

BDDK’nın yıl başındaki düzenlemeleri özellikle gelirle orantısız biçimde yüksek ve kullanılmayan kredi kartı limitlerine odaklanmıştı. Kurum, yüksek toplam limite sahip bazı kart kullanıcılarında kullanılmayan limitlerin belirli ölçülerde azaltılmasına yönelik hükümler getirirken, düzenlemenin tüketicinin borçluluğunu gelirle uyumlu tutmayı ve sürdürülebilir ödeme performansını desteklemeyi amaçladığını açıklamıştı. BDDK’nın paylaştığı veriler de kredi kartlarına tanımlanan toplam limitin önemli bölümünün fiilen kullanılmadığına işaret etmişti.

DÜZENLEME DAHA GENİŞ BİR POLİTİKANIN PARÇASI

Kredi kartlarına yönelik adımlar tek başına ele alınmıyor. Aynı dönemde bireysel kredilerin yeniden yapılandırılmasına, kredili mevduat hesabı limitlerinin gelirle ilişkilendirilmesine ve tüketicilerin ödeme kapasitesinin daha yakından gözetilmesine yönelik kararlar da devreye alındı. Bu yaklaşım, finansal sistemde aşırı borçlanmanın sınırlanması, kullanılmayan yüksek kredi limitlerinden doğabilecek risklerin azaltılması ve bankaların kredi tahsisinde müşterinin gelirini daha güçlü biçimde dikkate alması yönündeki makroihtiyati politikanın bir parçası olarak değerlendiriliyor.

KART SAHİPLERİ NE YAPMALI?

Kredi kartı kullanıcılarının yalnızca tek bir kartın limitine değil, farklı bankalardaki bütün kartlarının toplam limitine bakması önem taşıyor. Özellikle limit artışı talep edecek kişilerin bankada kayıtlı gelir bilgilerinin güncel olması ve gerektiğinde gelirlerini belgeleyebilmesi gerekiyor. Mevcut toplam limiti gelirine göre oldukça yüksek olan kullanıcıların ise bankalarından gelebilecek resmi bildirimleri takip etmesi önem taşıyor. Kamuoyuna yansıyan iddialar nedeniyle aceleyle kart kapatmak veya limit değiştirmek yerine, BDDK’nın yayımlanmış kararları ve bankaların resmi kanallarından yapılan bildirimlerin esas alınması gerekiyor.

Kaynak: Haber Merkezi