Küresel piyasalarda altın fiyatları haftanın son işlem gününe baskı altında girdi. Ons altın, önceki işlemlerde yüzde 1,93 değer kaybederek 4.317 dolar seviyesinde kapanırken, yaklaşık 5 haftanın ardından 50 günlük üssel hareketli ortalamaya işaret eden 4.315 dolar bölgesine kadar geriledi. Günün ilk saatlerinde sınırlı tepki alımları görülse de ons altın TSİ 06.00 itibarıyla 4.323 dolar civarında işlem gördü.
ALTINDA ÜÇÜNCÜ HAFTALIK KAYIP RİSKİ
Ons altın, geçen cuma günkü kapanışına kıyasla yaklaşık yüzde 2,35 değer kaybetmiş durumda. Mevcut görünümün korunması halinde değerli metalin üst üste üçüncü haftayı düşüşle tamamlaması bekleniyor. Küresel piyasalardaki zayıflık Türkiye'deki gram altın fiyatlarına da yansıdı. Geçen haftayı 6.897 TL seviyesinde tamamlayan gram altın, haftanın son işlem gününe 6.754 TL seviyesinden başladı.
PETROL VE TAHVİL FAİZLERİ ALTINI BASKILIYOR
Altındaki geri çekilmenin arkasında birden fazla küresel gelişme bulunuyor. Petrol fiyatlarının 110 dolar sınırına yaklaşarak yüksek seviyelere yönelmesi, enerji maliyetleri üzerinden enflasyonun yeniden güçlenebileceği endişelerini artırdı. Yüksek enerji fiyatlarının üretim, taşımacılık ve tüketici fiyatlarına yansıma ihtimali, merkez bankalarının sıkı para politikasını daha uzun süre devam ettirebileceği beklentisini güçlendiriyor.

Altın açısından bir diğer önemli baskı unsuru ise tahvil getirilerindeki yükseliş. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,97 seviyesine yaklaşırken, faiz getirisi sağlamayan altının alternatif yatırım araçları karşısındaki cazibesi azalıyor. Tahvil faizleri yükseldiğinde yatırımcılar düzenli getiri sunan dolar cinsi varlıklara daha fazla yönelebiliyor. Bu nedenle faiz beklentileri ile altın fiyatları arasında çoğu zaman ters yönlü bir ilişki görülüyor.
MERKEZ BANKALARINDA SIKI PARA POLİTİKASI ÖNE ÇIKIYOR
Avrupa Merkez Bankası'nın enerji kaynaklı enflasyonist baskıları gerekçe göstererek politika faizlerinde 25 baz puanlık artışa gitmesi de küresel faiz görünümünün yeniden piyasaların ana gündem maddelerinden biri haline geldiğini gösterdi. Yüksek enerji maliyetlerinin kalıcı hale gelmesi durumunda yalnızca Avrupa'da değil, diğer büyük ekonomilerde de enflasyonla mücadele için daha sıkı finansal koşulların gündemde kalabileceği değerlendiriliyor.
GÖZLER ABD ENFLASYON VERİSİNDE

Piyasaların kısa vadeli yönü açısından en önemli gündem maddesi ise ABD'de açıklanacak ağustos ayı tüketici enflasyonu verisi olacak. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu tarafından yayımlanan tüketici fiyat endeksi, hane halklarının mal ve hizmetlere ödediği fiyatlardaki değişimi ölçüyor. Manşet enflasyonun yanı sıra gıda ve enerji gibi oynak kalemlerin dışarıda bırakıldığı çekirdek göstergeler de para politikası beklentilerinin şekillenmesinde yakından takip ediliyor.
Beklentilerin üzerinde gelecek bir enflasyon verisi, ABD Merkez Bankası'nın faiz artırımına gidebileceği yönündeki fiyatlamaları kuvvetlendirebilir. Böyle bir senaryoda tahvil getirilerinin ve doların güçlenmesi altın üzerinde ek baskı oluşturabilir. Enflasyonun piyasa beklentilerinden daha düşük gerçekleşmesi halinde ise faiz artışı beklentilerinin zayıflaması ve değerli metalde tepki alımlarının güçlenmesi mümkün olabilir. Bu nedenle veri sonrası yalnızca ilk fiyat hareketinin değil, tahvil faizleri ve dolar endeksinin vereceği tepkinin de birlikte izlenmesi önem taşıyor.
FED KARARI ALTININ YÖNÜNDE BELİRLEYİCİ OLACAK

ABD Merkez Bankası'nın gelecek hafta açıklayacağı faiz kararı öncesinde piyasa fiyatlamaları sıkılaşma ihtimalinin güçlendiğine işaret ediyor. CME FedWatch verilerine göre faiz artırımı olasılığı yüzde 72,4 seviyesinde fiyatlanıyor. Altın piyasası açısından yalnızca faiz kararının kendisi değil, karar metninde enflasyon, büyüme ve gelecek dönemde izlenecek para politikasına ilişkin verilecek mesajlar da önem taşıyacak.
GRAM ALTINDA ONS VE DOLAR KURU BİRLİKTE İZLENİYOR
Türkiye'de gram altının seyri değerlendirilirken küresel ons fiyatının yanında dolar/TL hareketi de dikkate alınıyor. Ons altında düşüş yaşanması gram altını aşağı yönlü etkileyebilirken, döviz kurundaki yükseliş bu etkinin bir bölümünü sınırlayabiliyor. Bu nedenle yurt içindeki yatırımcılar açısından ABD enflasyonu, Fed'in faiz kararı, küresel tahvil getirileri ve döviz piyasasındaki hareketlerin birlikte takip edilmesi gerekiyor. Özellikle önemli makroekonomik verilerin açıklandığı dönemlerde altın fiyatlarında kısa süre içinde sert dalgalanmalar görülebileceğinden yatırımcıların oynaklık riskini göz önünde bulundurması önem taşıyor.




