Alanya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) Başkanı Mehmet Ali Dim, 24 Temmuz Basın Bayramı nedeniyle yayınladığı mesajda, ''Türk medyasının örtülü de olsa hala sansür baskısı altında tutulması utanç vericidir'' dedi. Dim, açıklamasında...

Alanya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) Başkanı Mehmet Ali Dim, 24 Temmuz Basın Bayramı nedeniyle yayınladığı mesajda, ''Türk medyasının örtülü de olsa hala sansür baskısı altında tutulması utanç vericidir'' dedi. Dim, açıklamasında şöyle devam etti: ''Meslek ilkeleri çerçevesinde yapılan haber, eleştiri ve yorumların bile suç sayılabileceği hükümler içeren, ifade özgürlüğünü kısıtlayan, gazeteciyi hapis cezasıyla tehdit eden TCK hükümleri mutlaka değiştirilmelidir. Gazeteciler, halkın haber alma hakkını ve bireylerin ifade özgürlüğünü kullanmasına aracılık etme işlevinin teminat altına alınmasını bekliyor. Günümüzde gazeteciler, yasaların zorladığı sansürün yanı sıra medya sahiplerinin doğrudan veya dolaylı yollarla uyguladığı oto sansürün altında da ezilmektedirler.''
Basın Bayramı nedeniyle basın, medya ve gazetecilerin önemini daha iyi vurgulayabilmek açısından çok gerilere gitmeden basına mevcut hükümetçe yapılan baskı ve oto sansür uygulamalarının yurtdışından yansımalarını kısaca hatırlatmak isterim.
GAZETECİLER HAPSİNDE TÜRKİYE BİR NUMARA
Türkiye, bir alanda daha dünya birincisi... Ne yazık ki bu birincilik kendi gazetecilerini tutuklamasıyla ilgili... Uluslararası Basın Enstitüsü'nün geçtiğimiz Nisan ayındaki açıklamasına göre; Türkiye, 57 tutuklu gazeteci ile Çin ve İran'ı geride bırakarak, liste başı oldu. Uluslararası Basın Enstitüsü'nün yönetim kurulu üyesi Ferai Tınç, "Bu gazeteciler, Türkiye'nin anti-terör yasası nedeniyle içeridedirler. Bu yasa, Türkiye'de basın özgürlüğünü tehdit eden bir yasa haline dönüşmüştür" diyor.
BASINA BASKI SÜRÜYOR
Dim, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle yaptığı yazılı basın açıklamasında “Uluslararası verilere göre ülkemiz, son 1 yılda 'Basın özgürlüğüne saygı' sıralamasında 127. sıradan 138. sıraya geriledi. Basın özgürlüğü önündeki artan engellerden, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü bulunan meslektaşlarımızın durumları ile gazetecilere açılan davaların artması konularında çözüm üretilmesini diliyoruz” demişti.
TÜRKİYE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE GERİLİYOR
Merkezi ABD'de bulunan insan Hakları ve Özgürlükleri İzleme Örgütü Freedom House'un "Basın Özgürlüğü 2011: Küresel Medya Bağımsızlığı Araştırması" başlığını taşıyan geçtiğimiz Mayıs ayında açıklanan raporunda ülkeler, basın özgürlüğü açısından en iyi olandan en kötü olana doğru, notlandırıldı.
Buna göre Türkiye'ye, 196 ülkenin değerlendirildiği raporda 54 puanla 112'inci sırada, "yarı özgür" kategorisinde yer verildi. Raporda Batı Avrupa ülkeleriyle ilgili bölümüne dahil edilen Türkiye, basın özgürlüğünün derecesine göre bu listenin ise son sırasında yer buldu.
AF ÖRGÜTÜ TÜRKİYE’Yİ SINIFTA BIRAKTI
Uluslararası Af Örgütünün 2011 yılı raporunda insan haklarının durumunu açıklandı. Türkiye, yine sınıfta kaldı. Türkiye'ye, ifade özgürlüğünün kısıtlanmasından, internette sansüre kadar birçok alanda eleştirinin yöneltildiği raporda en çok gazeteciler hakkında dava açıldığı vurgulandı... Örgüt raporunda, Türkiye'deki yasal ve anayasal değişikliklerin hak ve özgürlüklerde gerekli ilerlemeyi sağlayamadığını vurguladı.
KÜRESEL KOORDİNASYON KOMİTESİ AÇIKLAMASI:
Dünyanın önde gelen basın örgütlerinin bir araya gelerek oluşturdukları Küresel Koordinasyon Komitesi, Türkiye’ye hapisteki gazetecilerin serbest bırakılmaları çağrısında bulundu. Küresel Koordinasyon Komitesi 17 Haziran’da Avusturya’nın başkenti Viyana’da toplandı. Yapılan açıklamada, Basın Özgürlüğü Örgütleri Koordinasyon Komitesi’nin dünyanın iki bölgesindeki özgürlük ihlalleri üzerinde önemle durduğu açıklandı. Bu bölgelerden biri Türkiye diğeri ise Amerika kıtası. Türkiye’yi basın özgürlüğüne saygı göstermeye çağıran sonuç açıklamasında, Türkiye’de çok sayıda gazetecinin, özellikle de Ergenekon davasıyla ilgili olarak tutuklu bulunanların, suçlarıyla ilgili bilgilendirilmediklerine, ayrıca tutukluluk sürelerinin uzunluğunun kabul edilemez olduğu vurgulandı.
“Başbakan Erdoğan, Türkiye’de basın özgürlüğü olduğunu açıkça belirtmesine rağmen, bu özgürlükleri kullanmaya kalkanları kamuoyu önünde eleştirdi ve iftira etmekle suçladı” denilen açıklamada, gazeteciler arasında korku ikliminin yaratıldığı belirtildi. Küresel Koordinasyon Komitesi, “İfade, suç sayılmamalı ve gazeteciler bağımsız bir biçimde ve açıkça, internet medyası da dahil olmak üzere tüm medyada hükümetin faaliyetlerini irdeleyebilmeliler” dendi.
GAZETECİLER SERBEST BIRAKILSIN
Açıklamada, gazetecilerin ulusal güvenlik dâhil en hassasları konuları izleme ve o konularda yazı yazabilmeleri gerektiğine yer verildi. Komite açıklamasında tutuklu gazetecilerin özgürlüklerine kavuşmaları çağrısı da şu sözlerle yer aldı: “Türk Hükümeti, meslek faaliyetleri nedeniyle hapiste bulunan gazetecileri serbest bırakmalıdır. Türk yetkililer, gazetecilerle ilgili açıklamalarında ve onlar hakkında iddialarda bulunurken kullandıkları üsluba dikkat etmeli, tahrik edici bir dil kullanmamalılar. Çünkü bu üslup gazetecilerle ilgili davalarda, adil değerlendirmeyi de zorlaştırmaktadır.”