Anayasa Mahkemesi (AYM), noterlerin hafta sonu ve tatil günlerinde çalışmasını düzenleyen kanun hükmünü Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. Anadolu Ajansı'nın aktardığı ve Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, nöbetçi noterlik uygulamasının usul ve esaslarını yönetmeliğe bırakan yasal dayanak ortadan kalktı. Cumhuriyet Halk Partisi'nin başvurusu üzerine 7532 sayılı kanun kapsamında alınan iptal kararı, dokuz ay sonra yürürlüğe girecek.
Yüksek Mahkeme'nin gerekçeli kararında, noterliğin bir kamu görevi olmakla birlikte serbest meslek olarak icra edildiği hatırlatıldı. Anayasa'nın 50. maddesinde güvence altına alınan çalışanların dinlenme hakkına dikkat çekilerek, hafta tatili ve izin hakkına ilişkin düzenlemelerin doğrudan kanunla yapılması gerektiği vurgulandı. İzin günlerindeki çalışmanın sadece yönetmelikle belirlenmesinin, temel hak ve özgürlüklere yönelik anayasaya aykırı bir sınırlama oluşturduğu ifade edildi.
NÖBETÇİ NOTER UYGULAMASI BİTECEK Mİ?
Alınan iptal kararı, hafta sonu araç veya gayrimenkul alım satımı yapacak vatandaşlar için doğrudan bir yasal boşluk doğuruyor. Ancak AYM'nin iptal hükmünün yürürlüğe girmesi için belirlediği dokuz aylık süre zarfında mevcut nöbetçi noterlik işleyişi devam edecek. Bu süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından noterlerin çalışma esaslarını ve dinlenme haklarını genel çerçevesiyle çizen yeni bir kanuni düzenleme yapılmazsa, tatil günlerinde noterlik işlemleri yapılamayacak.
SANIK HAKLARINDA YENİ DÖNEM
AYM'nin Resmi Gazete'de yer alan kararında ceza yargılamalarını yakından ilgilendiren bir diğer iptal daha yer aldı. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesine eklenen ve sanığın son adresine ulaşılamaması durumunda sadece avukatına bildirim yapılmasını yeterli sayan hüküm iptal edildi.
Yüksek Mahkeme, adil bir yargılamanın gerçekleşebilmesi için suç isnadı altındaki kişiye bizzat savunma hakkı tanınması gerektiğinin altını çizdi. Bu kararla birlikte, mahkemelerin sanığın kendisine ulaşmak için tüm yasal tebligat yollarını tüketmesi zorunlu hale gelirken, sadece müdafiye yapılan bildirime dayanarak yargılamaya devam edilmesi uygulaması sona ermiş oldu.




