Yıllar boyu 'Asker millet” olduğumuz söylenir ve biz de bununla övünüp dururuz. Kahraman, gazi, yiğit, yürekli, cesur, çalışkan millet dense, iyi hoş da, ömür boyu asker olmak da nereden çıktı? 'Asker millet” demenin ne anlama...
Yıllar boyu “Asker millet” olduğumuz söylenir ve biz de bununla övünüp dururuz.
Kahraman, gazi, yiğit, yürekli, cesur, çalışkan millet dense, iyi hoş da, ömür boyu asker olmak da nereden çıktı?
“Asker millet” demenin ne anlama geldiğini sanırım yeni, yeni öğrenmeye başladık!
Millet asker olunca, onu yönetecek olanların da, komutanlar olması kadar doğal ne olabilir?
Bu milletin darbeler karşısında en küçük tepki göstermemesinin nedeni bu olmalı!.
Muvazzaf paşaları bırakın, emekli subaylar, bugün bile, sivillerin arasına karıştıklarında, herkesi asker gibi görür, emir verir gibi bir tavır içine girerler.
Öğretmenler de, halkı öğrenci gibi görme alışkanlığı içindedir.
Demokrasiyi bir türlü özümleyip benimseyemememizin nedeni de, bu alışkanlık olmalı!.
Seçkinler ya da üst düzey bürokratlar, toplumu güdülmesi gereken bir sürü olarak görüyorlar.
Osmanlı geleneğinden kalma ümmetçi anlayış hâlâ devam ediyor.
Biz Türkler aristokrasiyi hatta burjuvaziyi bile yaşamadığımız halde, İstanbul dukalığındaki devşirmelerin kalıntılarıyla, savaş dönemlerinde, şuradan buradan bir biçimde göç edip gelip belli makamlar hatta statüler elde edenler, bu darbeci geleneğin bayraktarlığını yapmaktalar.
Bunlar, kraldan daha kralcı bir çıkışla, Türk Milliyetçiliğinin bile en fanatiği olabilmekteler!
Atatürk’ü ağızlarından düşürmemeleri Türklük aşkından değil, Atatürk’e olan vefadan!
Bu beyinlere göre millet, ümmet olarak kabul edildiğinden, seçkinler de şu ya da bu biçimde yönetime hakim olmalı.
Tıpkı, padişaha kazan kaldıran Yeniçeri ya da padişahı devirip yerine başkasını getiren darbeci saray paşaları gibi.
Türk milletinin on yılda bir kafasına balyoz indirerek terbiye etme geleneğine bir bakın, her seferinde bir tehlike yaratılmıştır.
27 Mayıs 1960’ta demokrasi elden gidiyor saçmalığıyla darbe yapıldı.
Sonrasında Komünizm umacısı gündeme taşındı?
Umacı Komünizm olunca, panzehiri de doğal olarak, milliyetçilik ve dincilik olacaktı.
Komünizm tehlikesi ortadan kalkınca Şeriat tehlikesi gündeme taşındı.
Bu konuda bir sürü oyunlar oynanıp tezgâhlar kuruldu.
Bu oyun bozulunca, laik/anti-laik zıtlaşması pompalandı.
Şimdi de toplumu, siyasi anlamda karpuz gibi tam göbekten ikiye böldüler.
AK Parti-AK Parti karşıtları diye…