Antalya’da düzenlenen Yörük buluşmasında sadece kültür konuşulmadı. Artan kira, maliyet ve geçim baskısı masaya yatırıldı. Peki çözüm gerçekten bu “eski” kültürde mi?

Antalya’da bir toplantı yapıldı. Ama klasik bir etkinlik gibi başlamadı…

Çünkü konuşulan şey geçmiş değildi. Bugünün sıkışmışlığıydı.

Yörük Sanayici ve İş İnsanları Derneği (YÖRSİAD) tarafından düzenlenen “Yörük Hafızası: Yol Açan Sezgi” buluşmasında, iş dünyası temsilcileri ile akademisyenler aynı masaya oturdu. Ama herkesin aklındaki ortak mesele farklı değildi: Artan maliyetler, kiralar ve ayakta kalma mücadelesi.

ASLINDA HERKES AYNI ŞEYİ KONUŞUYOR

Antalya’da son dönemde özellikle kira artışı ve işletme maliyetleri ciddi bir baskı oluşturuyor. Bu durum sadece esnafı değil, çalışanı da etkiliyor.

Alanya’da da durum farklı değil. Küçük işletmeler ayakta kalmaya çalışıyor, çalışanlar geçim hesabı yapıyor.

Toplantıda işte tam bu noktaya dikkat çekildi. Yörük kültürünün belirsizlik içinde yön bulma refleksi, bugünün ekonomik şartlarına bir model olarak tartışıldı.

Yani mesele şu: Eski bir yaşam tarzı, bugünün krizine çözüm olabilir mi?

“YOL YOKSA AÇARSIN” DİYEN BİR ZİHNİYET

YÖRSİAD Başkanı Avukat Mustafa Alper Oral, Yörüklüğü bir kültürden çok bir refleks olarak tanımladı:

“Yörük olmak; zor şartlar karşısında ayakta kalmak ve yol yoksa yol açabilmektir.”

Bu cümle salonda karşılık buldu. Çünkü herkes kendi işinde, kendi hayatında benzer bir çıkmazla karşı karşıya.

Bir esnaf için artan kira… Bir çalışan için bitmeyen giderler…

Konuşmalar uzadı ama aslında herkes aynı yere döndü.

Dayanmak yetmiyor, çözüm üretmek gerekiyor.

ÇADIRDAN GELEN DENEYİM: BELİRSİZLİĞE ALIŞIK BİR KÜLTÜR

Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kumbul, çocukluğunun çadırlarda geçtiğini anlattı.

Yayla göçleri… 15 gün süren yolculuklar… Planlı ama belirsiz bir hayat.

Aslında bugüne çok uzak değil.

Prof. Dr. Fatih Uslu da benzer bir noktaya değindi. Eğitim hayatını farklı yerlerde tamamlamak zorunda kaldığını, ama bunun kendisine “pes etmeme refleksi” kazandırdığını söyledi.

Kısa bir cümle kurdu. Tam bitmedi gibi…

“İnsan alışıyor… mücadeleye.”

SADECE KONUŞULMADI, MESAJ NETTİ

Toplantıda verilen ana mesaj netti:

Antalya’nın ekonomik gücü var ama bu güç doğru yönetilmezse şehir zorlanmaya devam edecek.

Tarım, turizm ve ticaretin güçlü olduğu kentte, maliyet baskısının giderek arttığı vurgulandı.

Ve şu cümle aslında toplantının özeti oldu:

“Tek başına kimse çözemez.”

Ortak akıl, iş birliği ve dayanışma…

Belki de en çok eksik olan şey.

BELGESEL VE SEMBOLİK KAPANIŞ

Etkinlikte ayrıca “İplikten İlmiğe” belgeselinin tamamlandığı ve yakında yayımlanacağı açıklandı.

Program sonunda katılımcılara Yörük keyfiyesi ve plaket verildi.

Fotoğraflar çekildi. Sohbetler edildi.

Antalya'da kaçak parfüm ve çay operasyonu: Milyonlarca lira değerinde
Antalya'da kaçak parfüm ve çay operasyonu: Milyonlarca lira değerinde
İçeriği Görüntüle

Ama herkesin aklında aynı soru kaldı gibi…

Bu şehir bu yükü daha ne kadar taşıyacak?

Kaynak: Haber Merkezi