Antalya’nın Korkuteli ilçesinde 65 yaşındaki Hatice Temel’in hayatını kaybetmesine ilişkin yaklaşık üç yıldır süren yargılamada verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis kararının ardından sanık Şükrü E. yeniden tutuklandı. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi, “nitelikli cinsel saldırı sonucu ölüme neden olma” suçundan yargılanan Şükrü E. hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmetti ve takdiri indirim uygulamadı. Karar duruşmasına katılmayan sanık hakkında hükümle birlikte tutuklama kararı verilerek yakalama emri çıkarıldı.

YAKALAMA EMRİNİN ARDINDAN TUTUKLANDI

Mahkemenin 15 Eylül 2026 tarihli yakalama emri üzerine jandarma ekiplerince yakalanan Şükrü E., Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığına götürüldü. Buradaki işlemlerin ardından mahkemeye sevk edilen sanık tutuklandı. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda kovuşturma aşamasındaki kaçak sanık hakkında hâkim veya mahkeme tarafından yakalama emri düzenlenebilmesine imkân tanınıyor. Yakalanan kişinin, emirde belirtilen adli makama sevk edilmesiyle süreç devam ediyor.

OLAY 2023 YILINDA AVDAN MAHALLESİ’NDE YAŞANDI

Dosyaya yansıyan bilgilere göre olay, 10 Kasım 2023’te Korkuteli’nin Avdan Mahallesi’nde meydana geldi. Hatice Temel, ameliyat geçiren okul arkadaşını ziyaret etmek amacıyla gittiği evde hayatını kaybetti. Hazırlanan iddianamede Şükrü E.’nin, eşinin evde bulunmadığı sırada Temel’i darbettiği ve nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu belirtildi. Olayın ardından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan sanık tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Antalya bölgesinde elektrik tüketimi yüzde 3,92 arttı
Antalya bölgesinde elektrik tüketimi yüzde 3,92 arttı
İçeriği Görüntüle

ADLİ TIP RAPORU DOSYANIN ÖNEMLİ DELİLLERİNDEN OLDU

Yargılama sürecinde dosyaya giren Adli Tıp Kurumu raporunda, Hatice Temel’in vücudundaki yaralanmaların tek başına öldürücü nitelikte olmadığı, ancak darp ve cinsel saldırının oluşturduğu efor ve stresin mevcut kronik kalp-damar hastalığını tetiklediği değerlendirildi. Raporda Temel’in ölümü ile maruz kaldığı eylemler arasında neden-sonuç ilişkisi bulunduğu belirtildi. Böylece yargılamada yalnızca fiziksel yaralanmaların niteliği değil, eylemlerin mevcut sağlık durumu üzerindeki etkisi ve ölümle illiyet bağı da değerlendirildi.

SANIK 2024’TE TAHLİYE EDİLMİŞTİ

Olayın ardından tutuklanan Şükrü E., bir yılı aşkın süre cezaevinde kaldıktan sonra 14 Kasım 2024’te tahliye edilmiş ve yargılamasına tutuksuz devam edilmişti. Ceza yargılamasında tutuklama bir ceza değil, yargılama sürerken uygulanan koruma tedbiri niteliği taşıyor. Ceza Muhakemesi Kanunu, tutuklulukta geçirilebilecek süreleri ve bu sürelerin hangi şartlarda uzatılabileceğini düzenliyor. Bu nedenle bir sanığın dava devam ederken tahliye edilmesi, hakkındaki suçlamaların ortadan kalktığı veya beraat ettiği anlamına gelmiyor.

SAVCILIK AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEMİŞTİ

Karardan önce açıklanan esas hakkındaki mütalaada savcılık da sanığın “nitelikli cinsel saldırı sonucu ölüme neden olma” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etmişti. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi yargılama sonunda bu suçtan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmederken sanık hakkında takdiri indirim hükümlerini uygulamadı. Türk Ceza Kanunu’nun cinsel saldırıyı düzenleyen hükümlerinde, eylem sırasında mağdurun direncini kırmak için gerekli ölçünün ötesinde cebir kullanılması durumunda ayrıca kasten yaralama hükümlerinin de gündeme gelebileceği düzenleniyor.

YEREL MAHKEME KARARINDAN SONRA SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?

Ağır ceza mahkemesinin mahkûmiyet hükmü vermesi ceza yargılamasındaki kanun yolu sürecini tek başına sona erdirmiyor. Tarafların yasal şartlar çerçevesinde kararı istinaf kanun yoluna taşıma hakkı bulunuyor; dosyanın niteliğine göre daha sonraki aşamada temyiz incelemesi de gündeme gelebiliyor. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin verdiği mahkûmiyet hükmü ile kararın kanun yolu incelemelerinden geçerek kesinleşmesi birbirinden farklı hukuki aşamalar olarak değerlendiriliyor.

CİNSEL SALDIRI VAKALARINDA RESMİ BAŞVURU SÜRECİ

Cinsel saldırıya maruz kalan ya da böyle bir olaya tanık olan kişiler kolluk birimlerine veya Cumhuriyet başsavcılıklarına başvurabiliyor. Acil tehlike bulunan durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden yardım istenebiliyor. Bu tür soruşturmalarda mağdur beyanının yanı sıra adli muayene, kriminal incelemeler, kamera kayıtları, tanık anlatımları ve diğer maddi deliller olayın özelliklerine göre dosyaya girebiliyor. Delillerin mümkün olduğunca erken toplanması, hem olayın aydınlatılması hem de sonraki adli sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından önem taşıyor.

Kaynak: Haber Merkezi