DEĞERLİ anne ve babalar. Sizlere, çocuklarınızın kuşağından, onların arkadaşı, sırdaşı, dertdaşı olarak, sizin de bir evladınız olarak seslenmek istiyorum. Belki evlatlarınız size bundan bahsetmediler, söylemediler, üzülmenizi istemediler,...

DEĞERLİ

anne ve babalar.

Sizlere, çocuklarınızın kuşağından, onların arkadaşı, sırdaşı, dertdaşı olarak, sizin de bir evladınız olarak seslenmek istiyorum.

Belki evlatlarınız size bundan bahsetmediler, söylemediler, üzülmenizi istemediler, kırılmanızdan çekindiler.

Ama artık bazı şeyleri bilmemiz, iyi anlamamız gerekiyor.

***

80 askeri darbesinden bugüne biz gençlerin kaderi haline geldi apolitik olmak.

Haklıydınız belki, sıkılmıştınız kavgadan, dövüşten.

Kimse istemezdi patlayan dinamitleri, paylaşılan mahalleleri, sokakta gezilemeyen akşamları.

Saygı istediniz, alın teriyle çalışma, hoşgörü istediniz.

Çocuklarınız siyasetin içinde olmasın, işleriyle, eviyle, çocuklarıyla uğraşsın istediniz.

Sizlerin sevgisiyle büyüdük.

Kavgayı azalttık, faydalı olmaya çalıştık.

Doğal güzelliklerin peşinden koştuk, geleceği fazla düşünmedik.

***

Ama daha iyi olmadık biliyor musunuz.

Düşüncelerimizi kaybettik, dostluklarımız azaldı.

Gözü kapalı güvenen neslin yerini sürekli arkasına bakan bir gençlik aldı.

Fikirlerimizi açıklayamaz olduk, ne sevgiyi bilebildik, ne söyleyebildik, içimize kapandık.

Bilgisayar yetişti imdadımıza, aklımızı telefonlarla paylaştık, onları da akıllı yaptık.

Yeni dostlarımızda insanlığımızı aradık, bulamadık.

Dostlukların kıymetini kavrayamadık, sudan nedenlerle öfkelendik, daha olgunlaşamadan kendimizi büyük görmeye başladık.

Arkadaş edinmek kadar arkadaş kaybetmenin zorluğunu hiçbir zaman siz kadar öğrenemedik.

Depresyon denilen bir şeyin varlığını öğrendik, hedefi olmayanların başına gelen bu kötü şeyi dönem dönem yaşadık.

Elimizi sıcak sudan soğuk suya sokmadınız, tembelleştik, hep en kolayı aradık, kısa yoldan köşeyi dönerken batanlar oldu, dilimize “çakal” gibi sözcüklerin farklı anlamları girdi.

Bir de ülkemiz için de en olumsuz değişikliği yaşadık.

***

Bizleri siyasetten uzak tuttuğunuz için, ülkemizin en iyi beyinleri, ya harcandı ya da yurtdışına gitti.

Yabancı eğitim ile kendi benliklerimizi kaybettik.

Siyaset kurumunda seviye düştü, kalite düştü.

80 öncesi sokaklarda olan kavga artık Meclisimize taşındı, o kirli görüntüler bizim mabedimizde yaşanır oldu.

Hiç hak etmeyenler uzun yıllar boyunca siyasal makamları işgal eder oldu.

Dolayısıyla artık ne siz mutlusunuz, ne de biz.

***

Şimdi görev yeni anne ve babalarındır.

Açıkça onlara sesleniyorum.

Aynı hataya düşemeyiz.

Karanlık olan siyaset değil, şiddettir.

Çocuklarımıza siyaset ile şiddetin farkını anlatacak olan bizleriz.

Evinize gazete alın, çocuklarınıza okuyun.

Okuma yazma öğrettikten sonra çocuklarınızdan size okumalarını isteyin.

Çocuklarınıza kitap hediye edin, ödüllendirin.

Onların eline akıllı telefon verirken, oyalanmalarını değil düşünmelerini hedefleyin.

O minicik makinenin neden bir insanın, bir çocuğun ilgisini çektiğini sorgulamasını sağlayın.

Onlara bir görüşleri olması gerektiğini söyleyin.

İnandıkları şey uğruna çalışmanın Dünya’nın en onurlu hareketi olduğunu anlatın.

***

Değerli anne ve babalarım.

Kabahat elbette sizin değildir, size minnettarız.

Ama geldiğimiz bu durumda bazı şeyleri çocuklarınıza anlatmanızın zamanı geldi.

Bu ancak sizlerin yapabileceği, sizlerin birikimi içinde olan bir şey.

Siz anlatmazsanız, başkaları şu an anlatmayı deniyor, yanlışı doğru gibi göstermeyi deniyor, unutmayınız.

Sizlere bu en önemli belki de son görevlerinizde güveniyoruz.

Saygılarımızı sunuyor, o güzel ellerinizden öpüyoruz.