Küresel altın piyasasında ağustos ayında yaşanan güçlü yükseliş, yatırımcıların dikkatini yeniden değerli metallere çevirdi. Ay boyunca yaklaşık yüzde 15 değer kazanan ons altın 4.697 dolar seviyesini test ederken, son iki işlem gününde yükselişin ardından kâr satışlarının etkisiyle daha dengeli bir görünüm ortaya çıktı. 26 Ağustos işlemlerinde TSİ 06.00 itibarıyla ons altının 4.655 dolar civarında seyretmesi, fiyatların tarihi açıdan oldukça yüksek bölgelerde kalmaya devam ettiğini gösterdi.

ALTINDA YÜKSELİŞİ DESTEKLEYEN FAKTÖRLER

Altındaki son hareket yalnızca güvenli liman talebiyle açıklanmıyor. ABD dolarındaki dalgalanma, tahvil piyasasına ilişkin gelişmeler, jeopolitik belirsizlikler, merkez bankalarının altın talebi ve yatırım fonlarına yeniden yönelen para, değerli metaldeki yükselişi destekleyen başlıca unsurlar arasında bulunuyor. Dünya Altın Konseyi de ağustos ayındaki hareketi değerlendirirken ETF talebindeki belirgin artışa ve merkez bankalarının devam eden alımlarına öne çıkıyor.

Özellikle faiz ve tahvil getirilerinin seyri altın açısından kritik önem taşıyor. Altın faiz getirisi sağlamayan bir varlık olduğu için yüksek faiz dönemlerinde yatırımcıların tahvil ve benzeri faiz getirili araçlara yönelmesi değerli metal üzerinde baskı oluşturabiliyor. Buna karşılık doların zayıflaması, reel getirilerin gerilemesi veya finansal sisteme ilişkin endişelerin artması altına olan talebi güçlendirebiliyor. Bu nedenle yatırımcıların yalnızca ons fiyatındaki günlük değişimleri değil, ABD para politikası ve tahvil piyasasındaki gelişmeleri de yakından izlemesi gerekiyor.

YATIRIMCI TALEBİ YENİDEN GÜÇLENDİ

Saxo Bank Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen'in değerlendirmesine göre yatırımcı talebinde son dönemde belirgin bir canlanma yaşandı. Altına dayalı ETF'lerin varlıkları ağustos ayında yaklaşık 60 ton artarken, hedge fonların COMEX altın vadeli işlemlerindeki net uzun pozisyonları da son ayların en yüksek seviyelerine çıktı. Dünya Altın Konseyi verilerine göre yalnızca son haftadaki altın destekli ETF girişlerinin de güçlü seviyelere ulaşması, fiyat hareketinin arkasında finansal yatırımcı talebinin önemli bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

HANSEN'DEN "DİKEY YÜKSELİŞ" UYARISI

Bununla birlikte Hansen, fiyatların çok kısa sürede hızlı yükselmesinin beraberinde önemli riskler getirdiğine işaret ediyor. Piyasalarda neredeyse dikey hale gelen fiyat hareketleri, momentumun zayıflaması halinde aynı ölçüde hızlı kâr satışlarına ve sert düzeltmelere dönüşebiliyor. Hansen'e göre altının ana yükseliş dinamikleri ortadan kalkmış değil ancak mevcut seviyelerde bir süre yatay hareket veya kontrollü geri çekilme görülmesi, piyasanın daha sağlıklı bir zeminde ilerlemesine yardımcı olabilir.

Son günlerde görülen sınırlı geri çekilmede de kâr realizasyonu ve doların yeniden güç kazanması etkili oldu. Altın gibi dolar üzerinden fiyatlanan emtialarda Amerikan para biriminin değer kazanması, diğer para birimlerini kullanan yatırımcıların maliyetini artırarak talebi baskılayabiliyor. Tersi durumda ise doların zayıflaması altın fiyatları açısından destekleyici bir unsur haline gelebiliyor.

KRİTİK TEKNİK SEVİYELER TAKİP EDİLİYOR

Teknik görünümde Hansen, 4.770 dolar bölgesini altın açısından önemli direnç alanlarından biri olarak gösteriyor. Aşağı yönlü olası hareketlerde ise 200 günlük hareketli ortalamanın bulunduğu yaklaşık 4.519 dolar seviyesi ilk önemli destek olarak öne çıkıyor. Bunun altında 4.410 dolar civarı da piyasanın izleyeceği bölgeler arasında bulunuyor. Teknik seviyelerin tek başına fiyat yönünü garanti etmediği, özellikle makroekonomik veri ve merkez bankası açıklamalarının yoğun olduğu dönemlerde bu seviyelerin hızlı biçimde aşılabileceği belirtiliyor.

ATSO'dan kiralık araçlarda kusur çağrısı
ATSO'dan kiralık araçlarda kusur çağrısı
İçeriği Görüntüle

GRAM ALTINDA DOLAR/TL ETKİSİ DE VAR

Türkiye'deki yatırımcı açısından ise uluslararası ons fiyatı tek belirleyici değil. Gram altının yönü genel olarak ons altının dolar cinsinden fiyatı ile dolar/TL kurunun birlikte hareketinden etkileniyor. Bu nedenle küresel piyasada ons altında düzeltme yaşansa bile kurdaki yükseliş gram altındaki düşüşü sınırlayabilir; tersine ons fiyatındaki yükseliş kur hareketine bağlı olarak iç piyasaya farklı ölçüde yansıyabilir. Fiziki altın alım ve satımında ayrıca piyasa koşullarına göre oluşan alış-satış makası da yatırımcının gerçekleşen getirisini etkileyebilir.

ACELECİ KARARLARA KARŞI TEMKİN ÇAĞRISI

Uzmanların üzerinde durduğu temel nokta, rekor seviyelerin yatırımcıları yalnızca geçmiş fiyat performansına bakarak aceleci karar almaya yöneltmemesi. Altın tarihsel olarak belirsizlik dönemlerinde güvenli liman talebinden yararlanabilse de kısa vadede sert fiyat dalgalanmaları yaşayabiliyor. Özellikle hızlı yükselişlerin ardından oluşabilecek kâr satışları nedeniyle yatırımcıların risk toleransını, yatırım süresini ve portföy dağılımını dikkate alması; kaldıraçlı işlemlerde ise fiyat hareketlerinin yaratabileceği zararın çok daha hızlı büyüyebileceğini göz önünde bulundurması önem taşıyor.

Kaynak: Haber Merkezi