Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kemer’de Hazine taşınmazlarının mevzuata aykırı biçimde belirli kişi ve çevrelere geçirildiği iddiasıyla yürütülen soruşturmada geniş kapsamlı operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında Milli Emlak personeli, Tapu Müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivil kişilerden oluşan toplam 27 şüpheli hakkında gözaltı işlemi uygulandı. Daha önce duyurduğumuz Hazine arazisi operasyonunda dosyada, Hazineye ait taşınmazların 6292 sayılı Kanun kapsamında aranan hak sahipliği, fiilî kullanım ve satış koşulları oluşmadığı ya da satışa engel durumlar bulunduğu halde özel kişilere geçirildiği iddia ediliyor.

Alanya ve 9 ilçede 25 Ağustos günü elektrik kesintisi
Alanya ve 9 ilçede 25 Ağustos günü elektrik kesintisi
İçeriği Görüntüle

21 ADRESE EŞ ZAMANLI OPERASYON

25 Ağustos 2026 günü saat 06.00 itibarıyla Antalya’nın Kemer, Kepez ve Konyaaltı ilçeleri ile Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir’de toplam 21 adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Kamuoyuna yansıyan soruşturma bilgilerine göre dosyada MASAK ve banka verileri, HTS ve baz kayıtları, tapu hareketleri, Bakanlık müfettişliği ve ön inceleme raporları, bilirkişi çalışmaları, taşınmaz satış dosyaları ile teknik ve fiziki takip bulguları birlikte değerlendiriliyor. CMK’nin 135. maddesi kapsamında elde edilen iletişim kayıtları da soruşturmanın delilleri arasında bulunuyor.

80 HAZİNE TAŞINMAZI MERCEK ALTINDA

Soruşturmanın en önemli bölümlerinden birini Kemer’deki 80 Hazine taşınmazı oluşturuyor. Bu taşınmazların bulundukları bölgelerdeki güncel piyasa değerleri üzerinden yapılan değerlendirmede toplam ekonomik büyüklüğün yaklaşık 10 milyar TL seviyesine ulaştığı belirtiliyor. Ancak bu tutar kesinleşmiş kamu zararı anlamına gelmiyor. Kesin zararın; taşınmazların satış tarihindeki hukuki statüsü, o tarihteki gerçek piyasa değeri ve Hazine tarafından tahsil edilen bedeller dikkate alınarak yürütülecek bilirkişi incelemeleri sonucunda ortaya çıkarılması bekleniyor.

SORUŞTURMANIN ODAĞINDA HAK SAHİPLİĞİ VE FİİLÎ KULLANIM VAR

Dosyanın hukuki merkezinde 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan taşınmaz işlemleri bulunuyor. Hazine taşınmazlarının belirli düzenlemeler çerçevesinde kullanıcılarına veya hak sahiplerine satılabilmesi, kanunda ve ilgili mevzuatta öngörülen koşulların gerçekleşmesine bağlı. Bu nedenle kişinin gerçekten hak sahibi olup olmadığı, taşınmazı fiilen kullanıp kullanmadığı, satışa hukuki bir engel bulunup bulunmadığı ve dosyadaki tespitlerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı kritik önem taşıyor. Kemer soruşturmasında da savcılığın, bu aşamalardaki işlemlerin gerçeğe uygun biçimde yürütülüp yürütülmediğini araştırdığı görülüyor.

KAMU GÖREVLİLERİ İLE SİVİLLER ARASINDAKİ İLİŞKİLER İNCELENİYOR

Soruşturma makamlarının değerlendirmesine göre olayların birbirinden bağımsız idari hatalardan ibaret olmadığına ilişkin bulgular elde edildi. Kamu görevlileri ile taşınmazlardan yararlanan kişiler arasındaki işlem, iletişim, para ve taşınmaz ilişkileri bu kapsamda mercek altına alındı. Mevcut bulgular doğrultusunda Gökhan Kaya’nın yapılanmanın sevk ve koordinasyonunda hareket ettiği iddia edilirken; Milli Emlak personelinin taşınmazların tespiti, kullanıcı ve hak sahiplerinin belirlenmesi, satış dosyalarının hazırlanması ve tescil sürecinde, sivil kişilerin ise taşınmazların edinilmesi ve bağlantılı kişiler arasında devredilmesi aşamalarında rol aldığı ileri sürülüyor. Bu iddiaların yargılama sürecinde kesinleşmiş hüküm niteliği taşımadığı önemle belirtiliyor.

İLETİŞİM VE PARA TRAFİĞİ DOSYADA

CMK’nin 135. maddesi kapsamında elde edildiği bildirilen iletişim kayıtlarında, fiilî kullanım ve hak sahipliği tespitlerinin nasıl gerçekleştirildiğine ilişkin görüşmeler bulunduğu belirtildi. Daha önce aktardığımız soruşturma kapsamındaki yazışma ve görüşmelerde taşınmazların takibi ve edinilmesine ilişkin ifadelerin yer aldığı, savcılığın bu görüşmeleri diğer delillerle birlikte değerlendirdiği kaydedildi. MASAK ve tapu incelemelerinde de bazı kamu görevlileri ile taşınmazlardan yararlanan kişiler arasında para transferleri, nakit hareketleri, taşınmaz devirleri ve yoğun iletişim ilişkilerinin tespit edildiği bildirildi.

TAŞINMAZLARIN DEVRİNİ ÖNLEYECEK TEDBİRLER GÜNDEMDE

Soruşturmalarda yalnızca şüphelilerin cezai sorumluluğunun belirlenmesi değil, suçtan kaynaklandığı değerlendirilen ekonomik değerlerin korunması da önem taşıyor. Kemer dosyasında bağlantılı banka hesapları, taşınmazlar ve diğer mal varlığı değerleri yönünden koruma ve el koyma tedbirlerinin değerlendirildiği; bazı Hazine taşınmazları için satış iptali ve devir önleme kayıtlarının oluşturulduğu bildirildi. Açılmış tapu iptal ve tescil davalarında uygulanan ihtiyati tedbirler de taşınmazların soruşturma ve yargılama sürerken üçüncü kişilere devredilmesini engellemeye yönelik hukuki araçlar arasında bulunuyor.

KEMER’DE TAŞINMAZLARIN EKONOMİK DEĞERİ SORUŞTURMAYI DAHA KRİTİK HALE GETİRİYOR

Kemer gibi turizm, konut ve arazi talebinin yüksek olduğu bölgelerde kamu taşınmazlarına ilişkin işlemler yalnızca idari değil, önemli ekonomik sonuçlar da doğurabiliyor. Özellikle turizm bölgelerinde taşınmazın konumu, imar durumu, kullanım imkânları ve çevresindeki yatırımlar ekonomik değer üzerinde belirleyici olabiliyor. Bu nedenle Hazine taşınmazlarının satışı ve devrinde hak sahipliğinin doğru belirlenmesi, piyasa ve satış değerlerinin mevzuata uygun şekilde hesaplanması, işlemlerin denetlenebilir ve belgeli yürütülmesi kamu zararının önlenmesi açısından kritik önem taşıyor.

27 ŞÜPHELİNİN ADLİ SÜRECİ DEVAM EDİYOR

Soruşturmada Kemer Milli Emlak Uzmanı Gökhan Kaya, Mehmet Emin Yarıkkaş ve Yunus Fesli; Kemer Milli Emlak Müdür Yardımcısı Vekili Savaş Yüksel, Aspendos Milli Emlak Müdürü Evren Gökçe Kayabaş, Milli Emlak Uzmanı Hasan Aktaş, Kemer İlçe Tapu Müdürü Ahmet Koçluk, eski mahalle muhtarı Arif Namdar ve mahalle muhtarı Mustafa Barış’ın da aralarında bulunduğu 27 şüpheli hakkında gözaltı işlemi uygulandı. Diğer şüpheliler Hasan Ferhat Gündoğmuş, Halil Gürcan Tunalı, Erdem Ateşyak, Fazıl Namdar, Cemil Beyrek, Kadir Sak, Kristina Sak, Havva Koçluk Yıldız, Fatih Beyrek, Esen Namdar, Cemile Aktan, Hatice Beyrek, Asiye Namdar, Şerafettin Adaletli, Sedat Akan, Ganna Akan, Anna Fesli ve Burcu Demirtaş olarak açıklandı.

SORUŞTURMA NEREYE UZANACAK?

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmayı, kamu görevlilerinin söz konusu işlemler karşılığında doğrudan veya dolaylı menfaat sağlayıp sağlamadıklarının ve ortaya çıktığı iddia edilen ekonomik değerin nihai olarak kimlere ulaştığının belirlenmesi amacıyla sürdürdüğü bildirildi. Bundan sonraki süreçte gözaltındaki şüphelilerin ifadeleri, mali ve tapu kayıtları ile bilirkişi incelemelerinin dosyanın yönünü belirlemesi bekleniyor. Şüpheliler hakkındaki suçlamaların kesinleşmesi ise ancak yargılama sonucunda verilecek kesin hükümle mümkün olacak.

Kaynak: Haber Merkezi