ALANYA'DA yarım asırlık esnaflık geçmişiyle el halıcılığı geleneğini sürdüren Abdullah Karaoğlu, 1976 yılında Konya’da başlayan meslek hikâyesini ve yıllar içinde edindiği tecrübeleri anlattı. Halının yalnızca bir ticaret ürünü değil, Anadolu’nun kültürünü ve geçmişini taşıyan bir sanat olduğunu belirten Karaoğlu, dürüstlük ve güvenin 50 yıllık esnaflık hayatının temelini oluşturduğunu söyledi.

'GÜLMESİNİ BİLMİYORSAN DÜKKAN AÇMAYACAKSIN'

- Öncelikle sizi, işletmenizin hikâyesini ve bu sektördeki geçmişinizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Herkese merhaba. Ben Abdullah Karaoğlu. 1957 doğumluyum, evli ve iki erkek çocuk babasıyım. Halıcılık sektörüne girişim aslında tamamen tesadüf oldu. 1976 yılında Konya’da İngilizce bölümünü kazandım. Öğretmen çocuğuyum. Delikanlılık dönemimde ailem, “Ayakkabımızı satar, seni okuturuz” diyordu. Ancak ben kendi hayatımı kazanarak okumak istedim. Gece okuyup gündüz çalışmaya karar verdim. Alanya’dan aldığım bir referans mektubuyla Konya’da halıcılık yapan Ahmet Kavutoğlu’nun yanına gittim. Mektubu götürürken hayatımın ilk tecrübe dersini bir taksiciden aldım. Gideceğim yer tam karşı caddede olmasına rağmen bilmediğim için taksiye bindim. Taksici beni dolaştırıp epey para aldıktan sonra aynı yere getirdi. O taksiciye hâlâ minnet borçluyum. Bana gözümü açmayı ve etrafıma iyi bakmayı öğretti.
Ahmet Bey mektubu okuyunca, Konya şivesiyle, “Kuzum, şu an elemana ihtiyacımız yok ama akşamları buralarda takıl” dedi. Beni işe almamasına rağmen ertesi sabah saat 08.00’de dükkânın kapısına gittim. Kapı açılınca süpürgeyi alıp kaldırımı, dükkânı, tuvaleti ve patronun masasını temizlemeye başladım. Bir ay boyunca her gün gittim. Sonunda patronum, “Sen düzgün bir çocuksun, ütüsüz pantolon giymiyorsun. Burada çalışabilirsin” dedi. O dönemde “Maaşımız ne olacak, hangi saatlerde çalışacağız?” diye sorma lüksümüz yoktu. Böylece dört yıl geçti.
Dükkândaki yaşlı ustadan halının hangi şehirden, hangi köyden geldiğini, ilmik ilmik bütün detaylarını öğrendim. Halının tozunu 1976 yılında burnumuza çektik. Bugün itibarıyla 50 yıldır, yani yarım asırdır bu işin içerisindeyim.
Esnaflıkta öğrendiğim en önemli ilke ise şudur: Gülmesini bilmiyorsan dükkân açmayacaksın. Dürüst, temiz ve güvenilir olacaksın; haramı da helali de bileceksin.

'DEVLETİN KÖKLÜ İŞLETMELERE SAHİP ÇIKMASI GEREKİR'

- Alanya’nın en eski esnaflarından birisiniz. Alanya’da sizin gibi uzun yıllardır faaliyet gösteren kaç işletme var?

Benim bildiğim kadarıyla Alanya’da 100 yılı devirmiş tek işletme, 109 yıllık Arap Mehmet Kebap Salonu. Devletin ve belediyenin 100 ve 50 yıllık işletmelere sponsor olması, bu işletmelere sahip çıkması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bunlar sadece ticari işletmeler değil, aynı zamanda şehrin kültür merkezleridir. Şehre değer katarlar. Alanya’da ayrıca 133 farklı milletten insan yaşıyor. Ben aynı zamanda Yabancılar Meclisi Başkanlığı görevini yürütüyorum. Buraya yerleşen yabancılar adeta şehrin müfettişi gibi. Şehirde gördükleri eksiklikleri bize bildiriyorlar. Biz de onların fikirlerinden Alanya’nın gelişimi ve tanıtımı açısından faydalanıyoruz.

- Peki, 50 yıllık bu başarınızı neye borçlusunuz?

Alanya eski Sovyet ve Rus mafyalarının cirit attığı yer mi oldu?
Alanya eski Sovyet ve Rus mafyalarının cirit attığı yer mi oldu?
İçeriği Görüntüle

İşimizi bilerek yapmaya ve güven vermeye borçluyuz. Müşteriyi kesinlikle kandırmayacaksın. Çünkü turist ülkesine döndüğünde aldığı halının ekspertizini yaptırıyor. Sertifikada yazan bilgiler, yünün ve boyanın kalitesi doğru çıkarsa o müşteri yıllar sonra tekrar Alanya’ya geliyor. Doğruluktan şaşarsanız sadece kendi işinize değil, ülke turizmine de darbe vurursunuz. Bu nedenle bizim için güven ve dürüstlük her şeyin önünde gelir.

'HALI KİTAP GİBİDİR, OKUMASINI BİLMEK GEREKİR'

- Ürünlerinizden ve halı eksperliğinden biraz bahseder misiniz?

El halıcılığı ayrı bir meslektir. Ben bu işin resmî eksperiyim. Hazırladığımız sertifikada ürünün el halısı mı, kök boyalı mı, yünün yüne mi yoksa ipeğe mi ait olduğu gibi bilgileri belirtiyor ve imzalıyoruz. Bir halının fotoğrafını görsem, çoğu zaman hangi şehirden ve hangi köyden olduğunu anlayabilirim. Bizden sonra bu mesleği sürdürecek çok fazla insan kalmadı. Halı, kullanıldıkça değeri artabilen, el emeği ve göz nuruyla ortaya çıkan bir sanattır. Ben her zaman şunu söylerim, Halı bir kitap gibidir, okumasını bilmek gerekir. Örneğin Antalya Döşemealtı Halısı bir Yörük halısıdır. Bordüründeki beş taş motifi günde beş vakit namazı simgeler. Deve tabanı motifi yayla göçlerini, ortasındaki akrep motifi ise çadırda yatarken akrepten korunma düşüncesini temsil eder. Manisa Kula Halısı da çok özel örneklerden biridir. İzmir’den aldığım eski bir Kula halısını Alman bir koleksiyoncuya satmıştım. Halının motiflerinde mezarlık görüntüleri, selvi ağaçları ve gözyaşını simgeleyen göz figürleri vardı. Yani bundan yaklaşık 100 yıl önce yaşamış insanların duyguları halıya işlenmiş. Ayrıca canlı koyunun yünü ile ölmüş ya da kurban edilmiş koyunun yünü arasındaki farkı anlamak da ciddi bir tecrübe gerektirir.

- Alanya’ya özgü bir halı motifi veya dokuma kültürü var mı?

Alanya çok sıcak bir şehir olduğu için kendine özgü bir halı dokuma kültürü oluşmamış. Halı daha çok kışın uzun sürdüğü İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde dokunuyor. Kadınlar halıyı hem ev ekonomisine katkı sağlamak hem çeyiz hazırlamak hem de stres atmak için dokuyor. Halı, Anadolu insanının zor gününde satıp ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir çeşit sigortadır.

'TURİST OTELDEN DIŞARI ÇIKMIYOR'

- Son yıllardaki turizm ve ekonomik gelişmeleri, özellikle esnaf açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

Pandemi sonrasında dünyadaki ekonomik dengeler değişti. Alanya’da oteller dolu ancak “her şey dahil” konsepti nedeniyle turist otelden dışarı çıkmıyor. Hatta otellerin altına çarşılar yapılmaya başlandı. Bence otelcinin esnafı da düşünmesi gerekiyor. Ticaret Odası’nın bu konuda bazı adımlar atması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü turistin otelden çıkıp şehir esnafıyla da buluşması, Alanya’nın ticari hayatı açısından önemli.

- Peki yeni neslin el sanatlarına ve özellikle el halıcılığına ilgisini nasıl görüyorsunuz?

Yeni nesil el halıcılığına çok fazla ilgi göstermiyor. Daha çok teknolojiye yöneliyor. Piyasada da çok fazla sentetik ve makine halısı var. Ancak biz el halısı satmaktan hâlâ büyük keyif alıyoruz. Çünkü bunun içerisinde emek, kültür ve geçmiş var.

- Son olarak Alanya’daki müşterilerinize veya sizi takip edenlere vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Elbette. Karaoğlu Halıcılık olarak ekonomik sıkıntılara destek olmak amacıyla ekim ayı itibarıyla tüm halılarda yüzde 40 indirim başlatıyoruz. Ayrıca kendi yerli derilerimizle ürettiğimiz ve Avrupalıların yoğun ilgi gösterdiği “Abdullah K” markalı çanta ve valiz ürünlerimizi de sunmaya devam ediyoruz. Bütün insanlığa sağlıklı, huzurlu ve stressiz bir yaşam diliyorum.

Whatsapp Image 2026 09 27 At 12.55.00Whatsapp Image 2026 09 27 At 12.54.51Whatsapp Image 2026 09 27 At 12.54.43Whatsapp Image 2026 09 27 At 12.54.42Whatsapp Image 2026 09 27 At 12.54.41Whatsapp Image 2026 09 27 At 12.54.41 (1)Sadece Logoyu Alacağız.7-1166-1235-1264-1313-137

Muhabir: Gülser YİĞİT