ALANYA’DA bir dizi ziyarette bulunan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Cavit Arı, programı kapsamında Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe’yi ziyaret etti. Ziyarete CHP Alanya İlçe Başkanı Bülent Kandemir ile ilçe yönetim kurulu üyeleri de katıldı. Gerçekleştirilen görüşmede, Alanya ve bölge genelinde tarım sektörünün içinde bulunduğu sorunlar kapsamlı şekilde ele alındı. Özellikle üreticinin artan girdi maliyetleri, tarımda planlama eksikliği, ihracat ve ithalatta yaşanan dengesizlikler ile çiftçi üzerindeki ağır vergi ve kredi yükleri masaya yatırıldı. Toplantıda söz alan CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, yanlış tarım politikaları nedeniyle üreticinin her geçen gün daha da zor duruma düştüğünü ifade etti. Ziyarette ayrıca, son günlerde Alanya ve çevresinde yaşanan sel ve hortum felaketlerinin tarımsal üretime verdiği zararlar da gündeme geldi. TARSİM sigortası kapsamındaki sorunlara da değinildi. Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe ise üreticilerin yaşadığı sorunları aktararak, tarımın sürdürülebilirliği için desteklerin artırılması gerektiğini dile getirdi.

‘TARIM PLANLAMASI ÇİFTÇİNİN KURTULUŞUDUR’

CHP Antalya Milletvekili Arı, “Ziraat Odası Başkanımızı dinlediğinizde aslında tarımın ne durumda olduğunun kısa özetini bize çıkardılar. Bizler bu konuyu her platformda dile getiriyoruz. Tarım politikaları ile tüm eleştirilerimizi yaptık. Tarımın bugün ne durumda olduğunu anlatmaya çalıştık. Maalesef ki tarım sektörü ve üreticimiz can çekişir halde. Türkiye’de en büyük sorun tarım planlamasının yapılmayışıdır. 20 yıldır yapılamayan bir tarım programı var. Geçen sene yapmaya çalıştılar ama yalan yanlış bir planlama oldu. Çiftçimizin kurtuluşunun temeli dolu bir tarım planlaması ve ürün planlamasından geçiyor. Üretimin hangi bölgede nasıl ne şekilde gerçekleştiği teknolojinin geliştiği bu çağda bir şekilde planlanmalı. Geniş arazilere sahip ülkemizde maalesef çok büyük alanlar boş kalıyor” diye konuştu.

‘ÇİFTÇİMİZ 2002 YILINDA 5 MİLYONKEN ŞİMDİ 2 MİLYON 300 BİN’E DÜŞTÜ’

Çiftçinin ürettiğinden kazanamaz durumda olduğunu söyleyen Arı, “2002 yılında tarımda yer alan vatandaşımızın sayısı 5 milyonken bugün Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı çiftçi sayısı 2 milyon 300 bine düşmüş durumda nüfus artıyor ama tarımda faaliyet gösteren vatandaş sayısı azalıyor. Üretim olmadan yaşam olmayacağını gördük. Mutlaka üretimin desteklenmesi lazım. Bunun için de doğru bir tarım üretim planlaması olması lazım. Mevcut iktidarın 23 yıllık süreçte 8-10 tane tarım bakanı geldi ama aralarından sadece 1 tanesi ziraat mühendisiydi. Tarımla alakası olmayan bakanlar var. Olaylara üretim değil pazarlama mantığıyla bakıyorlar. Bu şekilde tarımdan ne beklersiniz ki” dedi.

‘GİRDİ MALİYETLERİ ARTIYOR, ÜRÜN FİYATLARI YERİNDE SAYIYOR’

Girdi maliyetlerinin çok yüksek olduğunu belirten Arı, “Girdi fiyatları çok yüksek. Bugün aldığı gübreyi bir sene sonra alsa fiyat ikiye katlanmış oluyor. İlaçlar yine aynı keza fidan ve fideler aynı şekilde. Ama elde edilen ürün maalesef ki neredeyse bir önceki yılın fiyatıyla aynı. Yani doğru bir planlama yapılmadığı için üretici de nereden kazanıyorsa oraya yönelmeye gayret gösterdi. Şimdi bölgemizde muz seraları yaygınlaştı. Narenciye ağaçlarımızın önemli bir kısmı yok oldu. Bir taraftan doğal denge de bozuluyor. Ama muzcular da şu an halinden şikayetçi. Zaten Gazipaşa ve Alanya olarak doğal bir şekilde muzun en lezzetli yetiştiği bölgedeyiz. Ama bir taraftan da seralarda yetişen muzlar var. Üreticimiz tam para kazanacak, ithalat kapıları açılıyor ve böylelikle muzun neredeyse üreticisi ürettiğinin ancak karşılığını alabilir halde. Bu alım garantili ürün meselesi çözülmediği müddetçe çiftçi perişan olmaya devam edecektir” dedi.

Alanya'da Suriyelilerin kavgası k*nlı bitti
Alanya'da Suriyelilerin kavgası k*nlı bitti
İçeriği Görüntüle

‘SEL VE HORTUM FELAKETLERİ ÇİFTÇİYİ VURDU’

Arı, “İçinde bulunduğumuz şu hafta Antalya'nın birçok bölgesinde, iki gün önce Demre'de, Demre'de, Kaş'ta, Finike'de, Kumluca'da, Serik'te, Manavgat'ta, Aksu'da hatta Gazipaşa'da sel felaketleri ve hortum felaketi yaşandı. Çok sayıda üreticimiz perişan oldu. Oralardaydık. Gördüğümüz tablo şu. Birçok vatandaşımız sigortasını yaptıramamış. Yaptıranlar var ama bir çoğunluk yaptıramamış. Çünkü sigorta koşulları çok ağır. Geçtiğimiz süreçte daha da ağırdı. Ama artık üretici birliklerimiz, ziraat odalarımız bu sorunları dile getirerek biraz daha yumuşak hale gelse de şartlar gerçekten ağır.”

‘TARSİM SİSTEMİ YENİDEN DÜZENLENMELİ’

TARSİM uygulamalarını eleştiren Arı, “TARSİM sigorta yapmamak için neredeyse mücadele eden bir kurum vaziyetinde. TARSİM'in görevi üreticinin zararını en iyi şekilde nasıl karşılayacaksa riskleri ona göre ortaya koyabilmeli. İşte şimdi biraz önce Birlik Başkanımız söyledi. Avokado için örneğin haziran ile aralık ayı içerisinde don riski yönüyle sigorta kapsamına alındı. Haziran ayında, temmuz ayında hatta kasıma kadar aralık da dahil bölgemizde bir risk olmaz. Geçen yıl tüm Türkiye ve bölgemizde nisan ayında don oldu ve bütün ülkede ciddi bir zarar yaşandı. Yani bunu bile idrak edip de risk analizini ve takvimini ayarlamaktan aciz kişilerin bu işleri planladığını görüyoruz. Kısacası TARSİM'in doğru bir risk analizi ile sigorta sistemini yeniden gözden geçirmesi, basit gerekçelerle işte yok sınırını geçmiş yok diğer mülkiyete geçmiş gibi basit gerekçelerle sigortaların yapılmadığını dahi görüyoruz. Yani kısacası çiftçinin TARSİM yönüyle desteklenmesi ve sahip çıkılması şarttır” ifadelerini kullandı.

‘ÜLKEMİZ TARIM ÜLKESİ OLMAKTAN ÇIKIYOR’

Arı, “Bugün ülkemiz kendi kendine yeten bir tarım ülkesi olmaktan çıkar vaziyete geliyor. En büyük tehlike de budur. Çünkü üretim, sayın başkanımızın da ifade ettiği gibi milli ve beka meselesidir. Eğer biz üretici bir ülke olmaktan çıkar, samanı dahi ithal eden bir ülke vaziyetine gelirsek, işte elmayı dahi ithal edersek tarım bölgemizde karpuz çıkacak. İran'dan karpuz getirir halde olursak üreticimizi nasıl kazanacak, nasıl ayakta kalacak? İşte böyle olduğu için de bugün köyler boşalıyor arkadaşlar, köyde çiftçi ve üretici kalmıyor. Gelecek nesillerden tarımla uğraşan maalesef giderek azaldı. Türkiye'de tarımla uğraşan yaş ortalaması 59, yaş ortalaması 59 demek artık tarımdan insanların çıktığını gösteriyor” dedi.

‘KREDİ ŞARTLARI ÇİFTÇİYİ VE ESNAFI BOĞUYOR’

Son olarak şunları ifade eden Arı, “Bakın üretici zor koşullarda üretiyor, ihracat yapacak ama iktidar seyrediyor. Ukrayna yakın tarihte domates ve salatalık için vergiyi ikiye, üçe katladı. Yüzde on olan vergiyi yüzde 37'ye çıkardı. İspanya'dan, Yunanistan'dan da aynı şekilde aldığı ürünün vergisi yüzde 10 olarak devam ediyor. Biz de yüzde 37'ye çıkınca bir anda ihracat durdu. İhracat durunca maalesef üretici zarar etti. Bunu planlayamıyorlar hâlâ. Böyle plansız, programsız ve maalesef iradesiz de bir süreç işliyor ve bunların hepsi de çiftçiye, üreticiye zarar veriyor. Çiftçi kredi kooperatifine gidiyor, Ziraat Bankası'na gidiyor. Çiftçiye deniyor ki kardeşim vergi, maliye borcun olmayacak, sigorta borcun olmayacak. Ben şimdi soruyorum. Sigortaya borcu olmayan, maliyeye borcu olmayan kaç tane çiftçi bulabiliriz? Dün esnaf odalarını ziyaret ettik. Aynı şey onlar için de geçerli. Kaç tane esnafın maliyeye, sigortaya borcu olmayacak? Devletin görevi çiftçiye destek olup sahip çıkmak, zor koşullarda elinden tutmak olmalı. Ama iktidar senin maliyeye, SGK'ya borcun var diyor. Vatandaş zaten ihtiyacı olduğu için o krediyi almaya gidiyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla Cumhurbaşkanı imzasıyla yürürlüğe giren bu düzenlemeden derhal vazgeçilmesi gerekiyor. Çünkü çiftçimiz de perişan, esnafımız da perişan. Buradan inşallah sesimizi iktidar duyar ve bu şart kaldırılır” ifadelerini kullandı.

‘AMACIMIZ GÜVENİLİR GIDAYI TARLADAN SOFRAYA TAŞIMAK’

Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe, “Bugün odamızı başkanlığımızı ziyarete gelen CHP Antalya Milletvekili Sayın Cavit Arı, Alanya İlçe Başkanı Bülent Kandemir ve yönetimine çok teşekkür ederim. Hepimizin amacı güvenilir gıdayı tarladan sofraya taşımak. Sayın vekilimize ilçemizdeki sorunları dile getirdik. Kendisine bu duyarlılığından dolayı teşekkür ederiz. Geçtiğimiz günlerde Antalya’da örtü altı yerlerimiz ve tarımsal üretim alanlarımız sel nedeniyle zarar görmesinden dolayı geçmiş olsun dileklerinde bulundular. Bu yaşanan afetler sofraya, tencereye yansıyacaktır çünkü nereden baksanız bahsedilen bölgelerimizde bin-bin 200 dekar alanda üretim zarar görmüş durumda. Afetten zarar görmüş üreticilerimize afet koordinasyon ve Tarım Bakanlığımız tarafından bu enkazın kaldırılarak tekrar üretime dâhil edilmesi noktasında da sizlerin desteğini bekliyoruz. Geçtiğimiz dönemlerde sübvansiyonlu kredilerin yüzde 50’lerden yüzde 25’e çekilmesi noktasında biz üreticilere destekte bulundular. Tarım Bağ-Kur’u olan, esnaf Bağ-Kur’u olan ya da vergi borcu olan üreticilerimizin finansmana ulaşması gerekir. Bu hususun çözülmesi gerektiğini düşünüyoruz. TARSİM sigortası önemli; örtü altı üretim ve avokado üretiminde de yazın risk oluyor. Çünkü aşırı sıcağın olmasıyla ürünlerimiz dökülüyor, pazar değerini düşürüyor. Bunların ortadan kalkması için biz sübvansiyon oranlarının yüzde 50’den yüzde 75’e çekilmesi ve daha da esnetilmesi hususunda destek bekliyoruz. İnşallah üretim açısından doğru bir planlamayla sürdürülebilir şekilde tarımın devam etmesi ve tarladan sofraya güvenilir şekilde gençleri de teşvik ederek üretmeye devam edeceğiz” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi