‘İNDİRİM’ ALGISI VE EKONOMİK GERÇEKLER ARASINDAKİ UÇURUM
Mutfak enflasyonunun dar gelirli vatandaş üzerindeki baskısının zirve yaptığı bu dönemde, "fırsat" adı altında sunulan fahiş rakamlar, piyasa gerçekleri ile vatandaşın bütçesi arasındaki derin kopuşu gözler önüne serdi. Tüketiciler, üretimin kalbi sayılan bir bölgede bile temel bir sebzenin ulaştığı bu seviyeye isyan ederek şu kritik soruyu yöneltiyor: "İndirimlisi buysa, bu ürünün asıl piyasa değeri nedir?"
TÜKETİCİ PSİKOLOJİSİ: ETİKETLER GÜVEN KAYBI YARATIYOR
Pazarlama stratejisi olarak kullanılan ‘İndirim’ ibaresinin, asgari ücretin günlük kazancıyla yarışan rakamlarla birleşmesi, tüketici nezdinde büyük bir güven kaybına yol açıyor. Uzmanlar, 270 TL bandındaki bir fiyatın ‘indirimli’ olarak lanse edilmesinin, vatandaşın ekonomik gerçekliğiyle örtüşmediğini vurguluyor. Müşteriler artık market raflarına ihtiyaçlarını gidermek için değil, fiyat artışlarını hayretle izlemek için bakar hale geldi.
GIDA ENFLASYONU VE MUTFAKTAKİ REEL DARBOĞAZ
Sabit gelirli, emekli ve dar gelirli kesim için sağlıklı beslenmeye erişim artık bir ‘planlama’ meselesinden ziyade bir ‘imkânsızlık’ meselesine dönüşmüş durumda. Bir kilogram biberin maliyetinin, bir hane halkının günlük gıda bütçesinin önemli bir kısmını yutması, beslenme alışkanlıklarının zorunlu olarak değişmesi anlamına geliyor. Bu durum, gıda arz güvenliği ve fiyat istikrarı konusundaki endişeleri de beraberinde getiriyor.


