Hep söylerim; “ Alanya hem büyük, bir o kadar da küçük bir yerleşim merkezidir.”

Alanya’nın bir ucunda fısıldanan bir söz, kısa bir sürede diğer ucundan da duyulur.

Herkes bilir kimin, neyi, niye yaptığını ve de yapılan tatsız şeyi kimin yaptırdığını…

… …

Bir internet gazetesinde “Alanya Kent Konseyi ne iş yapar” adı altında bir yazı okudum.

Üzüldüm…

Üzüldüm çünkü hoş şeyler değil bu tür yazılar.

 

… …

Bana bu yazıyı yazmama neden olan, yazıda dillendirilen bilgiye ve de suçlamaya bakar mısınız?

Şöyle deniyor, o yazıda özetle.

“…Konsey Monsey Bahane, Makam, Koltuk, Kimlik Şahane...

Şimdi soruyorum;
Alanya Kent Konseyi ne iş yapar?
İşlevi nedir?
Bugüne dek hangi katkıları sunmuşlar?
Veya hangi icraatları ile Alanya gündemine oturmuşlar.

Ben söyleyeyim.

SIFIR…”

*    *    *

Bu yazıyı yazan arkadaşım, şunları bilmiyor.

Ben anlatayım, tekrar değerlendirsin tepkisini..

“Kent konseyleri, kentlerdeki önemli aktörleri bir araya getiren bir platformdur.

Kent Konseylerinin (yasal olarak) yaptırım gücü yoktur canım kardeşim.

Kent konseyleri, her türden farklılığa açık ‘kentlerin buluşma arenasıdır.’

Yani?

Yani Kent konseyi, dışlayıcı ve ayrıştırıcı olmak yerine, olabildiğince ‘kapsayıcı olma ilkesine’ dayalıdır.

Kamu kurumlarının, sivil toplumların, meslek örgütlerinin, siyasi partilerin ve muhtarların temsilcileri, kent konseyinde bir araya gelir.

Kent konseyinin hukuki dayanağı, belediye kanunudur (madde 76). Kent konseyinin ilk kuruluşu, belediye başkanının çağrısıyla olur. Ancak kent konseyi, belediyenin bir birimi, müdürlüğü veya uzantısı değildir. 

Kent Konseyleri sivil oluşumlardır.

Kent konseyleri, demokratik katılımı kolaylaştırmak ve geliştirmek amacıyla kurulmuştur.

Türkiye’de kent konseyi, en önemli kurumsal katılım aracıdır.

Kent konseyinin temel işlevleri, kentte yaşayan çeşitli aktörlerden oluşan bileşenleri ve paydaşları ile kentteki sorunları ortak akılla tartışmak; farklı paydaşlar arasında uzlaşma ortamları sağlamak; kamu kurumları ile toplum kesimleri arasında yeni köprüler ve diyalog kanalları kurmak; demokratik katılımı geliştirmek ve sivil toplum anlayışını güçlendirmektir.

Kent konseyi, kentlerde gönüllü dayanışmayı harekete geçiren bir kurumdur.

Kentteki çeşitli kurumların temsilcileri, kent konseyinin üyeleridir ve konseyin genel kurulunu oluştururlar.

Genel kurul; konsey yürütme kurulu, konsey başkanı ve konsey genel sekreterinin seçiminde söz sahibidir.

Kent konseyinin çalışmalarını, kent konseyi başkanı ve genel sekreteri koordine eder.

Kent konseyi, üyelerin talepleri, eğilimi ve kentin öncelikleri doğrultusunda pek çok çalışma grubu kurar.

Bu gruplara katılabilmek için, kent konseyi üyesi olmak şart değildir.

Bu gruplarda pek çok konu ele alınır, tartışılıp, raporlaştırılır.

Bu raporlar ve öneriler, konseyin yetkili kurullarında görüşüldükten sonra, belediye yönetimiyle ve diğer ilgili kurumlarla paylaşılır, konunun takibi yapılır.

Belediye kanunu, kent konseyini sivil bir platform olarak öngörmüştür.

Ona bir tüzel kişilik vermemiş, özel bir bütçe tahsis etmemiştir.

Ancak kanun, kent konseyinin faaliyetlerini yürütebilmesi için gerekli ayni ve mali destekleri belediyelerin yapmasını emretmiştir.

Kent konseyi, belediyeyle yakın diyalog içinde olan ancak kendi duruşunu koruyarak kentin sorunlarının konuşulmasına, tartışmasına ve ortaklaşa çözümlerin takibinin yapılmasına katkı sağlayan bir kurumdur.

 

*    *    *

Alanya Kent Konseyinin çalışmalarına konuk katılımcı olarak zaman zaman ben de katılırım.

Katıldığım tüm toplantılarda katılımcı üyelerin nasıl bir heyecanla ve coşkuyla Alanya için üretimde bulunduklarına tanık olmuşumdur.

Yani konuyu tekrar şöyle bir özetlersek.

Kent Konseyleri yaptırım gücü ve yetkisi olmayan kurumlardır.

Eleştirirken bütün bunları göz önüne alalım lütfen.

Aksi durumda eleştiri yapıyorum derken Kent Konseyini değil, kendimizi küçük düşürüyoruz.

Bilinsin isterim…