ALANYA Belediyesi'nin yeni dönem İmar ve Şehircilik Müdürü Murat Satı, mesaiye hızlı başladı. Kendisiyle Oba Belediyesi'nde mesai yaptığı dönemden tanışıklığımız vardı, sağ olsun, her zamanki güler yüzü ve samimiyetiyle...

ALANYA Belediyesi’nin yeni dönem İmar ve Şehircilik Müdürü Murat Satı, mesaiye hızlı başladı.Kendisiyle Oba Belediyesi’nde mesai yaptığı dönemden tanışıklığımız vardı, sağ olsun, her zamanki güler yüzü ve samimiyetiyle bizi yeni makamında da misafir etti.Odasına girip selam sabah faslından sonraki ilk sorum, “Sohbet mi edeceğiz, yoksa haber amaçlı ses kaydı alabilir miyim?” oldu.“Ağzımdan ne çıktıysa yazabilirsin” dedi, ben de bastım kayıt cihazının düğmesine.Dilerseniz, söylediklerine geçmeden önce (henüz tanışmamış olanlar için) kısaca Murat Satı’dan söz edeyim.Öyle bildiğiniz, alışageldiğiniz klasik “sabah 8-akşam 5” memurlardan değildir.Misal, (eğer bir gün yolunuz düşerse siz de göreceksiniz), tıpkı Oba Belediyesi’nde olduğu gibi, makam odasında, makam masasının hemen arkasındaki dolabının üzerinde sizi kocaman siyah bir gitar karşılar.***Vatanını da, toprağını da, Atatürk’ü de çok sever, hiçbirine toz kondurmaz, bu değerler üzerine toz zerresi yapıştırmaya çalışanları gördüğü anda tozu dumana katar.Sohbetine doyum olmaz, bu yüzden makam odası asla boş kalmaz.Canı sıkılan, morali bozuk olan soluğu yanında alır ki, (rivayete göre) odasına yüzü asık girenin mutlu bir şekilde ayrılmadığı henüz görülmemiştir.***(Aman yanlış anlaşılmasın. Müteahhitliğe falan başlamaya niyetim yok. Sadece, Alanya Belediyesi’ndeki değişimi daha iyi kavramanız için böyle detay veriyorum. Hatta iddia ediyorum. Yazdıklarımın eksiği vardır, fazlası yoktur. Bu arada, belediye içindeki gizli ve güvenilir haber kaynaklarımdan edindiğim bilgilere göre, yeni Başkan Yardımcısı Adem Er’in de müthiş donanımlı, halkla ve belediye personeli ile diyalogda çok iyi bir performans yakaladığı, bunda hem üniversite mezunu, hem genç olması, hem şehrin yanı sıra köyü kömeti de biliyor olması, hem de çocukluğunun bir süre Almanya’da geçmiş olmasının büyük etkisi olduğu ifade ediliyor. Haber kaynağımın söylediğine göre, belediyede herkes bu yeni atamalardan büyük keyif alıyormuş)***Neyse, dönelim Murat Satı ile sohbetimize…Büyükşehir Yasası’ndan önce Alanya’ya bağlı 16 beldenin yanı sıra Alanya Belediyesi de dâhil 17 ayrı İmar Müdürlüğü olduğunu, 17 belediyenin 17'sinde de sistemin hep kişiler üzerine kurulduğunu söyleyen Murat Satı, “Böyle sistem olmaz. Çünkü sistemi kendi üzerine oturtan kişi, amir veya müdür gittiği zaman sistem de gidiyor ve kilitleniyor. Bazı beldelerde İmar’ın başına konulan sorumlu memurlar ‘Ben bugün proje istemiyorum’ diyebilecek kadar pervasızlaşmışlar. Böyle bir şey olamaz” diyor.Alanya Belediyesi’ne ilk geldiğinde önce sistemi kurmak için yola çıktığını belirtiyor.“Sistemi kurarsanız sistem zaten peşinden devamını getirir” diye de ekliyor.***Sistem kurulduğunda, yani yapı kurumsallaştığında kendisinin veya bir başkasının o makamda olmasına bile gerek kalmayacağını dile getiren Satı, “Kapanan belediyelerde böyle bir sistem olmadığı için bürokrasi tıkanıyordu, vatandaşın önüne bürokratik engeller çıkıyordu” diye de serzenişte bulunuyor.Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel tarafından göreve atandığı ilk gün yaptığı ilk iş, ekibiyle beraber tura çıkmak olmuş.Önce Mimarlar Odası’na, ardından İnşaat Mühendisleri Odası’na gitmiş, sektördeki herkesle konuşmuş, belediyeden ne istediklerini sormuş, not alıp hemen uygulamaya koyulmuş.“Bundan sonra” diyor, “Mimarlardan alaylısı da, yeni mezunu da, deneyimlisi de Alanya Belediyesi'ne proje getirdiği zaman ne yapması gerektiğini bilecek. Bundan böyle İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’ndeki memurun masasının önündeki misafir sandalyelerini kaldırıyoruz. Vatandaş burada projesinin onaylanmasını beklemeyecek. Bütün sandalyeleri atıyoruz. Sadece çalışma masaları kalıyor, onun dışında masa sandalye olmayacak. Herkes projesini bilgisayar ortamında bize getirecek, biz burada çalışmaya bakacağız, vatandaş da projesinin onaylanıp onaylanmadığını internet ortamından takip edecek. Projeyi inceleyeceğiz, hataları söyleyeceğiz, sistemi böyle oturtacağız” diye de ekliyor.***Alanya Belediyesi’nde bundan böyle mühendisle mühendis, mimarla mimar ilgilenecekmiş, asansörcüyü asansörcü, mekanikçiyi mekanikçi dinleyecekmiş.Hiç kimse “amir” veya “müdür” diye “her işten anlayan adam” olarak tanımlanmayacakmış.Murat Satı’ya son olarak hedefinin ne olduğunu sordum, lafı fazla uzatmadan direkt cevap verdi: “Ben buraya belediyecilik yapmaya gelmedim, hizmet etmeye geldim. Bana maaş veriyorlar, ben de bu maaşın karşılığını halkımıza vereceğim.”Uzun lafın kısası…Siyasetten iyi anlayan, Alanya’nın havasını suyunu iyi koklayan ve üstelik AKP’li olan kıymetli bir duayenin kulağıma fısıldadığı gibi, Alanya Belediyesi’nde güzel şeyler oluyor, sanıyorum ve umarım olmaya da devam edecek.