Sağlık uzmanlarının aktardığına göre, en az sekiz saat boyunca hiçbir besin tüketilmeden yapılan açlık kan şekeri testi, diyabet teşhisinde temel belirleyici olmaya devam ediyor. Vücudun enerji ihtiyacını karşılayan glukozun hücrelere girişini sağlayan insülin hormonu, sağlıklı bireylerde kan şekerini belirli bir dengede tutuyor. Bu dengenin bozularak şeker seviyesinin sürekli yüksek seyretmesi, insülin direncinin veya yetersizliğinin göstergesi olarak kabul ediliyor.
İdeal bir metabolizmada açlık kan şekerinin 70 ile 100 mg/dL aralığında olması gerekiyor. Laboratuvar ortamında veya evde yapılan ölçümlerde sonucun 100 ile 125 mg/dL arasında çıkması, tıp literatüründe prediyabet, halk arasında ise gizli şeker olarak adlandırılıyor. Farklı zamanlarda yapılan iki ayrı ölçümde değerin 126 mg/dL ve üzerinde saptanması durumunda ise hastalara kesin diyabet teşhisi konuluyor.
GİZLİ ŞEKER EVRESİNDE NE YAPILMALI?
Kan şekerinin 100 ile 125 mg/dL arasında seyrettiği prediyabet aşaması, kalıcı şeker hastalığına geçişten önceki son eşik olarak değerlendiriliyor. Bu dönemdeki bireylerin, doğru beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı değişiklikleriyle kan şekerini yeniden normal seviyelere düşürme imkanı bulunuyor. Kilo kontrolünün sağlanması ve uzman diyetisyenler eşliğinde hazırlanan beslenme programlarının uygulanması, hücrelerin insüline karşı oluşturduğu direnci kırarak hastalığın ilerlemesini durdurabiliyor.
DOĞRU ÖLÇÜM İÇİN HANGİ KURALLARA UYULMALI?
Test sonuçlarının güvenilirliği, hastanın ölçüm öncesi hazırlığına doğrudan bağlı bulunuyor. Doğru bir değer elde etmek için ölçümden önce en az 8, en fazla 12 saat süresince su dışında hiçbir gıda veya kalorili sıvı tüketilmemesi gerekiyor. Ayrıca testin yapılacağı günden önceki akşam aşırı yağlı, şekerli veya karbonhidrat ağırlıklı beslenmek, sabahki açlık şekeri değerini yanıltıcı biçimde yükseltebiliyor. Ev tipi şeker ölçüm cihazı kullanan hastaların, parmak delme işleminden önce ellerini sabunla yıkayıp tamamen kurulaması da cihazın hata payını en aza indiriyor.




