ADALET ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, okuduğu bir şiir yüzünden cezaevine girip, 'Hapisten çıksa muhtar bile seçilemez” denildiği bir süreçte, siyasetin çarkları AK Parti lehine...

ADALET ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, okuduğu bir şiir yüzünden cezaevine girip, “Hapisten çıksa muhtar bile seçilemez” denildiği bir süreçte, siyasetin çarkları AK Parti lehine dönmeye çoktan başlamıştı bile.
12 Aralık 1997 tarihinde, Siirt'te yaptığı bir konuşmada, ünlü şair Ziya Gökalp'in “Asker Duası” adlı şiirini değiştirerek okuduğu için hakkında dava açılan Erdoğan, dava sonucunda bir yıl hapse ve 860 milyon TL para cezasına çarptırılmıştı.
Mahkeme bu cezayı dört ay hapis cezası ve 176 milyon TL’ye düşürmüş, Erdoğan ise Pınarhisar Cezaevi’nde 4 ay mahkum olmuş, cezasını tamamlayıp 24 Temmuz 1999 tarihinde cezaevinden çıkmıştı.
Aynı tarihlerde, Fazilet Partisi'nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılması üzerine, parti içindeki iki farklı görüşü oluşturan ‘Milli Görüşçüler’ Saadet Partisi’ni kurarken, Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki ‘Yenilikçiler’ ise 14 Ağustos 2001 tarihinde Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurdu.
Erdoğan, yeni bir parti kurmak için kolları sıvadığı dönemde, ANAP ve MHP’de de siyaset yapmış deneyimli, Türk seçmeninin nabzını iyi okuyabilen isimlerin yanına; genç, dinamik, iyi eğitimli ve gelecek vaat eden gençleri eklemlendirmek için araştırmalara başladı.
2001’in başlarında parti kurma çalışmalarını sessiz sedasız sürdüren Erdoğan’a, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü bitiren Mevlüt Çavuşoğlu’nun ismi fısıldandı.
ABD Long Island Üniversitesi’nde ekonomi dalında master yapan, üstelik aynı üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışan Çavuşoğlu’nun özgeçmişine kısaca göz gezdiren Erdoğan, rivayet odur ki, “Davet edin, görüşelim” dedi.
Bugün 800 milyon Avrupalının doğal üyesi olduğu Avrupa Konseyi’nin Parlamenter Meclisi Başkanı olarak Türkiye’yi temsil eden Mevlüt Çavuşoğlu’nun, AK Parti’nin kurucular kurulu üyesi olması süreci işte böyle başladı.
Sonrası malum.
3 Kasım 2002’de yapılan genel seçimlerde yüzde 34,29 oy alarak birinci olan AK Parti, 22 Temmuz 2007’de bu kez yüzde 46,6 oy alarak tekrar iktidar partisi olurken, Erdoğan da ikinci kez Başbakanlık koltuğuna oturdu.
2002 Genel Seçimleri’nin ardından 2007 ve 2011 seçimlerinde de Başbakan Erdoğan’ın vazgeçmediği bir isim olan, Türkler beldesinin bağrından çıkıp Avrupa’nın tepesinde Türk bayrağının dalgalanmasını sağlayan Mevlüt Çavuşoğlu, 23 Ocak 2012’de AKPM Başkanlığı görevine veda ediyor.
Çavuşoğlu, 1949 yılında kurulan Avrupa Konseyi'nde ilk defa Türkiye'den ve Avusturya'nın doğusundaki bir üye ülkeden AKPM'ye başkanlık yapan siyasetçi unvanını taşıyor.
Görevi boyunca, özellikle Avrupa Konseyi organlarının, “Arap Baharı” yaşayan ülkelere demokrasi için yaptıkları yardımları artırmasında önemli rol oynayan Çavuşoğlu, bu ülkelerde serbest ve özgür seçimlerin yapılması ve anayasa hazırlıklarına Avrupa Konseyi'nin aktif bir şekilde katılması konularına da öncülük etti.
Çavuşoğlu, Balkanlar'da Bosna-Hersek, Kosova, Arnavutluk, Kafkasya'da Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan, Rusya ve Ukrayna'daki demokratikleşme çabalarına AKPM Başkanı olarak büyük önem verdi ve bu ülkeleri sık sık ziyaret etti.
Belarus ve Sırbistan'daki demokratik gelişmeler, Avrupa Konseyi'ndeki reform çalışmalarına katkılar da, Çavuşoğlu'nun öncelik verdiği konular arasında yer aldı.
Ancak tüm bu artılarına rağmen, AK Parti tüzüğünde yer alan “üç dönemden sonra son” kuralı gereği 2015’te yapılması beklenen genel seçimlerde yeniden milletvekili adayı olamayacak.
Siyasi kulislerde, Çavuşoğlu’nun Başbakan Erdoğan tarafından 2015 sonrası oluşacak kabinede milletvekili seçilmeyi gerektirmeyen “bakanlık” göreviyle onurlandırılacağı konuşuladursun, bence şu anki en önemli gelişme, 23 Ocak sonrası Çavuşoğlu’nun ayağının artık daha sık Alanya’da olacağı gerçeğidir.
AKPM Başkanlığı görevi nedeniyle yoğun Avrupa, Balkanlar ve Ortadoğu ziyaretlerinden fırsat bulup çok sık Alanya’ya gelemeyen Çavuşoğlu’nun, 23 Ocak’tan sonra daha fazla Alanya’yı ziyaret edecek oluşu, bana göre Alanya’nın lehine olacak en önemli siyasi gelişmedir.
Çünkü…
Eski bir AKPM Başkanı sıfatıyla olsa bile artık en başta Başbakan Erdoğan olmak üzere kapısını çalıp da talebini iletip destek alamayacağı hiçbir makam yoktur.
AK Parti İlçe Teşkilatı’nda Hüseyin Güney ile Mehmet Şahin birlikteliği ile başlayan birlik ve beraberlik sürecine, 23 Ocak sonrası Çavuşoğlu’nun da katılması, inanıyorum ki Alanya’nın Ankara nezdinde çıtasını daha yukarılara taşıyacaktır.
Kişisel olarak, bu ve benzer nedenlerle, AKPM Başkanlığı bitiminde Çavuşoğlu’nun Alanya’ya kazandıracağı artıların, AKPM Başkanlığı döneminden daha fazla olacağına inanıyorum.


MÜTBİR kongresi yarın

ALANYA Müteahhitler Birliği’nin (MÜTBİR), 3. olağan genel kurul kongresi, 14 Ocak 2012 Cumartesi günü yapılacak. Tüm İnşaat Müteahhitleri Federasyonu (TİMFED) Genel Başkanvekili ve Alanya Müteahhitler Birliği (MÜTBİR) Başkanı Alaattin Çakır, 14 Ocak 2012 Cumartesi günü saat 13.00’da MÜTBİR dernek bürosunda yapılacak 3. olağan genel kurul kongresine tüm müteahhitleri davet etti. Eylül 2008’de kurulan ve Alanya ve bölgesinin önemli firmalarını çatısı altında bir araya getiren, sektör ile ilgili gelişmelerin ve sektörün yaşadığı sorunların istişare edildiği dernek, sektörün önemli birçok sorununu çözüme kavuşturdu. MÜTBİR, 2010 yılında Tüm İnşaat Müteahhitleri Federasyonu’na da (TİMFED) üye oldu.


Sürücüler isyan etti

YEŞİLÖZ Köyü'nde yapımı devam eden duble yol çalışmalarında iş makinelerinin yollarını bozduğunu belirten köy muhtarları ile sürücüler isyan edip yetkililerden yardım istediler. Merkez yolunu 6 köyün kullandığını belirten Hocalar Köyü Muhtarı İbrahim Çetin, “Burada iki buçuk yıldır yol yapılıyor. 6 köyün araçları her gün buradan geçiyor. Yetkililerle görüşmemize rağmen hiçbir sonuç alamadık. Araçlarımız zarar görüyor, milli servete yazık. Yetkililerden bir an önce bu yolun yapılması için yardım bekliyoruz” dedi. Yolların köstebek yuvasına döndüğünü belirten mahalle sakini Hasan Karaboğa ise kendi imkanları ile yolu düzeltmeye çalıştıklarını söyledi.