BUGÜN heybemizde iki mevzu var. Birincisi, Adem Başkan'ın öfkesi... İkincisi, cebine şimdiden 10 milyon TL, eski parayla 10 trilyon TL koyup Alanya Belediye Başkanlığı'na aday olmaya hazırlandığı konuşulan ismin kim olduğu... ***...
BUGÜN
heybemizde iki mevzu var.
Birincisi, Adem Başkan'ın öfkesi...
İkincisi, cebine şimdiden 10 milyon TL, eski parayla 10 trilyon TL koyup Alanya Belediye Başkanlığı'na aday olmaya hazırlandığı konuşulan ismin kim olduğu...
***
Birinci konu, Adem Başkan'ın öfkesi...
Ta Alanya Lisesi'nde, yan yana sınıflarda eğitim gördüğümüz 90'lı yılların başından beri tanırım.
2004'te Kestel Belediye Başkanı olduğu, 2009'da aynı göreve yeniden seçildiği günden beri siyasetini takip ederim.
2014'ün Mart ayından beri Alanya Belediye Başkanlığı koltuğunda yaptığı icraatları bilir, aşağı yukarı tüm basın açıklamalarında orada olurum.
Ama "Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel'i hiç dünkü kadar öfkeli görmedim" desem yeridir.
Öfkesi kime?
Elbette; Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne.
Peki neden?
2014'ün Mart ayından beri yürürlükte olan Büyükşehir Yasası'ndan dolayı halk otobüsleri ile sahil büfelerinin denetimini elinde bulunduran Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin, hem otobüsleri hem de sahil büfelerini yeterince denetlemediğini iddia ediyor, Başkan Yücel.
Halk otobüslerinin çaktırmadan el değiştirdiğini, otobüslerin kimlere verildiğinin bilinmediğini, benzer durumun ileride sahil büfelerinde de yaşanacağını söyleyen Başkan Yücel, dünkü encümen toplantısında kelimenin tam manasıyla açtı ağzını, yumdu gözünü.
Öfkesi yüzüne de yansıdı.
Hayatında ilk kez deniz görenlerin sahil büfesi ihalesine girdiğini belirten Başkan Yücel, "Kestel Belediye Başkanı iken bu tür işlemlerin yapılabilmesi için en az 10 yıl Kestel'de ikamet etme şartı getirmiştik. Ama şimdi parayı veren düdüğü çalar zihniyetiyle ihaleler yapılıyor. İleride bunun vebalini kimse ödeyemez" dedi.
Adem Başkan istiyor ki, "Şehr-i Emin" olarak hem otobüsler hem de sahil büfeleri kendi denetiminde olsun.
Fakat Büyükşehir Yasası nedeniyle bu isteği yerine gelmiyor, bu da Adem Başkan'ı kızdırıyor.
İsim vermeyeyim, Adem Başkan'ın bu talebine ise Büyükşehir'den üst düzey bir yönetici şu yanıtı veriyor: "Başkan Yücel Alanya Belediyesi'ne talip olduğunda ve seçime giderken Büyükşehir Yasası'nın içeriğini biliyordu. Üstelik bu yasanın seçimin olduğu gün yürürlüğe gireceğini bilerek aday oldu. O zaman sesi çıkmıyordu, şimdi neden böyle davranıyor, anlamak oldukça güç."
Uzun lafın kısası...
Adem Başkan öfkeli, ama elinden gelen bir şey yok.
Burada iş Büyükşehir'e düşüyor.
Ya otobüsleri ve sahil büfelerini iyi denetleyecek, Alanya'nın zarar görmesini engelleyecek.
Ya da ileride yaşanması muhtemel sorunları üstlenmemek için, "Al Adem Başkan, ikisini de sen denetle" deyip topu Şehr-i Emin'e atacak.
***
İkinci konu, cebine şimdiden 10 milyon TL, eski parayla 10 trilyon TL koyup Alanya Belediye Başkanlığı'na aday olmaya hazırlandığı konuşulan ismin kim olduğu...
Rivayet odur ki, Büyükşehir Yasası sonrası coğrafyası Okurcalar ile Demirtaş arasına kadar genişleyen, bir ucu ta Konya sınırına dayanan, dolayısıyla rantı da büyüyen Alanya'nın yönetimine talip olmak isteyen tanınmış genç bir siyasetçi, yakın çevresine "Şimdiden ekibim ve 10 milyon TL nakit param hazır. Seçim takvimi başlayınca sahaya inip bu seçimi alacağım" diyormuş.
Belki "parayı seven" çevrelere mesaj vermek için uçurulmuş erken bir balondur bu cümleler, belki asparagastır, belki de gerçekten doğru bir bilgidir, bilemiyoruz, ama çarşıda pazarda çokça konuşulan bir mevzudur, onu biliyoruz.
Şu da bir gerçek ki; önümüzdeki yerel seçim, daha önceki hiçbir seçime benzemeyecek, pek çok dengeler alt üst olacak, pek çok siyasi düşmanlıklar sona ererken, menfaat birlikteliği adına, küllenmiş pek çok siyasi dostluklar da yeniden başlayacaktır.
"Demedi" demeyin...
Şimdiden iddia ediyorum.
2019 Yerel Seçimleri; Alanya siyasi tarihine damga vuracak, pek çok siyasi putu yerle yeksan ederken, pek çok Spartaküs'ü de siyaset sahnesinde patlatacaktır.
"Parayı verenin düdüğü çaldığı bir seçim olur mu?" diye sorarsanız, "2019, partiler arasında değil, sadece iki isim üzerinde dönecek. O zaman hem itibarlar, hem de paralar havada uçuşacak" deyip bugünlük müsaade isterim.