Genetik Mühendisi Dilara Sarı'nın mikroskop altında yaptığı incelemeye göre, yol kenarlarındaki pınarlardan akan berrak sular ciddi enfeksiyon riskleri barındırıyor. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, arıtılmamış su damlasının içinde aktif olarak hareket eden mikro canlılar tespit edildi.
Uzun yolculuklarda mola noktası olarak sıklıkla tercih edilen doğal kaynak suları, dışarıdan bakıldığında temiz görünse de biyolojik olarak aktif bir ekosisteme sahip olabiliyor. Suyu içmeden önce içindeki ufak hareketliliği fark eden Sarı'nın aldığı numunede, tatlı su ekosistemlerinde yaşayan "kopepod" veya "amfipod" ailesine ait kabuklular kameraya yansıdı.
ARITILMAMIŞ SULARDAKİ HASTALIK RİSKİ
Uzmanların aktardığı bilgilere göre, suyun içinde bu tür canlıların bulunması kaynağın durağan olmadığını gösteriyor. Ancak biyolojik hareketlilik, suyun doğrudan insan tüketimine uygun olduğu anlamına gelmiyor. Laboratuvar testinden geçmemiş sulardaki gözle görülmeyen patojenler ve mikro canlılar; tifo, kolera ve dizanteri gibi ölümcül olabilen ciddi bakteriyel enfeksiyonlara zemin hazırlıyor.
DOĞAL KAYNAK SULARI NASIL GÜVENLİ HALE GETİRİLİR?
Doğada bulunan suların berrak olması, mikrobiyolojik kirlilik taşımadığı anlamına gelmiyor. Şebeke sularında standart olarak uygulanan klorlama ve filtrasyon işlemleri doğal kaynaklarda bulunmadığı için, bu suların doğrudan tüketimi halk sağlığı açısından önerilmiyor. Tüketilmesi zorunlu olan durumlarda ise suyun en az bir dakika kaynatılması veya taşınabilir kamp tipi mikro filtrelerden geçirilmesi, olası paraziter ve bakteriyel hastalık riskini büyük ölçüde azaltıyor.





