Temmuz 2011 genel seçimlerinde milletvekili seçildiği halde hala hapiste tutuklu olan milletvekilleri var. Bu olay Türk siyasi tarihinde bir ilktir. Daha önce tutuklu iken milletvekili seçilenler seçim sonrası derhal serbest bırakılırdı. Ancak...
Temmuz 2011 genel seçimlerinde milletvekili seçildiği halde hala hapiste tutuklu olan milletvekilleri var.Bu olay Türk siyasi tarihinde bir ilktir. Daha önce tutuklu iken milletvekili seçilenler seçim sonrası derhal serbest bırakılırdı. Ancak ilk kez farklı bir uygulama ile karşılaştık. Kamuoyu da tutukluluklarının sona ereceği yönünde bir beklenti içersinde idi. Ancak bu defa öyle olmadı. Burada hukuk adına garip bir durum söz konusudur.Adı dahi yanlış adlandırılan ve o ad gücümüze giden malum davadan tutuklu üç milletvekilinin yani Prof. Dr. Mehmet Haberal, Engin Alan Paşa ve Mustafa Balbay’ın genel seçimler sonrası milletvekili seçildikleri halde tutukluluklarının devamı kabul edilemez. Pekala bu üç milletvekilinin tutuklulukları kaldırılıp, mahkemeleri de devam edebilirdi. Bildiğiniz gibi bu durum nedense gerçekleşmedi. Önce maaş alamazlar denildi, belirli bir zaman sonra ne gariptir ki maaşları tahakkuk ettirildi. Bazı garip gelişmelerden sonra şimdi geçte olsa serbest bırakılmaları için çalışmalar başlatıldı.Öyle hummalı hummalı ya da köşe kapmacaya gerek yok. İstenirse olay bir, iki günde çözülür. Tıpkı maaşlara bir akşamda ayar çekildiği gibi. Yeter ki istensin. Bu konuda en büyük sorumluluk ise TBMM’de en fazla sandalyeye sahip olan partiye aittir.Olay tamamen hukuktan ziyade siyasidir. Bu güne kadar olayın geçiştirilmesi de bu yüzden olsa gerek. Yine de geçte olsa duruma el birliği ile el atılması olumludur. Artık geriye dönüş yoktur ve de olmamalıdır.Yukarıda adı geçen üç milletvekilinden başka tutuklu beş tane daha “Milletvekili” vardır. Yani Millet-Vekili ama onlar ve diğerleri kravatlı PKK’lılardır. Onun için Milletvekili demeye dilimiz varmıyor. Hani bir söz vardır ya “söyleyene değil, söyletene bakınız” diye. İşte bu yüzden söylüyoruz. Örgüt kuranlar, üye olanlar, yönetenler, suç ve suçluyu övenler hatta hava alanına kadar götürenler vs, vs, vs işte onlardır. Başka yerlerde aramayınız beyim onlar Meclisimizin içersindeler. Acaba diyorum bu durumların onda biri başka devlette olsa bu kadar müsamaha gösterilir mi? Anında gereği harfiyen fazlası ile yerine getirilir. Ama nerede?Dünyada kendisine düşman, dahası bölmek için büyük çaba harcayanları meclisinde barındıran bizden başka bir devlet var mı acaba? Ben bilmiyorum, eğer varsa bana da haber etsinler. Bu arada şunu da hemen belirtelim ki suç işleyen kim olursa olsun hak ettiği cezaya mutlaka çarptırılmalıdır. Hele hele devletimiz ve milletimiz aleyhine suç işleyenler hızlı bir şekilde yargılanıp derhal cezalandırılmalıdır. Devlet olmanın gereği de bunu gerektirir.