Yıllar sonra maça gittim. Hayatımın önemli bir parçası haline gelmiş futboldan, tribünlerdeki çirkin tezahüratlar nedeniyle soğuduğumdan yıllardır maçlara gitmiyordum. Eski stadyumun, antrenman sahası gibi olması nedeniyle, bir türlü bu...
Yıllar sonra maça gittim.Hayatımın önemli bir parçası haline gelmiş futboldan, tribünlerdeki çirkin tezahüratlar nedeniyle soğuduğumdan yıllardır maçlara gitmiyordum.Eski stadyumun, antrenman sahası gibi olması nedeniyle, bir türlü bu stadyumda maç seyretmek içimden gelmiyordu.Alanyaspor’un Play-Off’a kalması, Diyarbakır deplasmanından 1-0 galibiyetle dönmesi sonrasında, futbola dönük heyecanım yeniden şaha kalktı.Oba Stadyumu'nu görünce hayretler içinde kaldım.Manzara şahane.Çevresi piknik alanı güzelliğinde, çamlarla çevrilmiş mükemmel bir stadyum.Tribüne otur, çimlerle bezenmiş halı gibi zemine sahip stadı seyret yeter.Karşılaşmaya gelince, Alanyaspor ilk yirmi dakika içinde peşpeşe çok önemli gol pozisyonlarını değerlendirememiş olsa da, sahanın hakimiydi.Karşılaşma oldukça zevkli geçiyordu.Alanyaspor onca gol pozisyonunu değerlendirememişken 22. dakikada Kerem’in ceza sahası dışından kaleye vurduğu top, rakibin sırtına çarpıp kaleci kontrpiyede kalınca bir duran toptan (frikikten) golü bulduktan sonra takım daha da rahatlamıştı ki, 54. dakikada Kerem sık sık yaptığı gibi müsait pozisyonda topu ayağından çıkartma yerine, gereksiz bir biçimde çalıma kalkınca iki rakip futbolcunun presi sonucu topu kaybetti ve rakip futbolcularla birlikte yere düştüğünde rakibinin omuz darbesine kızarak ortada top yokken rakibe tekme atınca, hakem Kerem’e kırmızı kart gösterdi.Alanyaspor’u böylesine önemli bir karşılaşmada 10 kişi bırakmak büyük bir sorumsuzluk. Daha da önemlisi, Alanyaspor için hayati önem taşıyan yarı final ve final karşılaşmaları var.Bu karşılaşmalarda da Kerem yer alamayacak. Takımı deplasmanda galip gelmiş, kendi sahasında da 1-0 galipken bu hareketi yapmaya, özellikle de sinirlenmeye ne gerek vardı?Seyirciye gelince, Alanyaspor’u seyretmeye ve de desteklemeye gelen seyirci sayısı oldukça fazlaydı.Ama bir kısım seyirci vardı ki, onlar beni futboldan soğutanlardı.Anlamsız bir biçimde rakip takıma yuh çekerek onları tahrik edip daha hırslı oynamalarına neden olmanın takıma ne kadar zarar verdiğini bunlar bir türlü anlamıyor ya da anlamazdan geliyorlar. Aynı yanlışı, her takımın taraftarı yapıyor! Bu tür kötü tezahüratlar rakip futbolculara doping yapıyor. Çok daha ilginç olansa, sporla ilgisi olmayan “Ya Allah Bismillah Allah’u Ekber” ve “Şehitler Ölmez vatan bölünmez” sloganlarının atılmasıydı.Bu sloganları atanların önemli bir bölümü öğrenciydi.Yeniden futbola dönersek, futbolcuların bu karşılaşmadaki performansları ve de karşılaşmanın önemli bölümlerinde çoğu futbolcunun oyun disiplininden kopmamaları, tek pas konusundaki ısrarları çok güzeldi. Bir iki futbolcunun zaman zaman şahsi oynamaları ya da ayaklarında gereksiz yere top tutmaları yüzünden takım 10 kişi kaldıktan sonra, rakip önemli gol pozisyonlarına girse de, bunları gole çevirememesi bizim için bir şanstı. Her şeye rağmen, olaya genel anlamda baktığımda, Alanyaspor’u başarılı bulduğumu söyleyebilirim.Başta kulüp başkanı Sayın Hasan Çavuşoğlu olmak üzere yönetim kurulunu, teknik heyeti ve futbolcuları içtenlikle kutluyorum.Alanyaspor’un önümüzdeki yarı finalde iki karşılaşmayı başarıyla geçerek finale kalıp, finalde de aynı başarının sürdürülmesi için bütün futbolculara soğukkanlı bir biçimde, sinirlerine hakim olarak Alanyaspor’u 1. Lig'e taşımak için önlerindeki bu çok zor dönemde tek tek başarılar diliyor, beyinlerine ve ayaklarına kuvvet diyorum.