Sağlık Bakanlığı, Eylül 2026 itibarıyla 2013 yılından bu yana tek doz uygulanan suçiçeği aşısında ikinci doz dönemini başlattı. Yeni düzenlemeyle birlikte ikinci doz aşı 48. ayda rutin aşı takvimine dahil edildi. Ayrıca 49 ile 72 ay arasındaki çocuklar için de eksik dozların tamamlanması amacıyla yakalama aşılaması uygulamaya konuldu.
Aile Hekimleri Derneği Antalya Şubesi Başkanı Dr. Dilek Şahin, uygulamanın toplum bağışıklığı açısından kritik bir adım olduğunu bildirdi. Dr. Şahin, dünya genelinde tıp literatürünün bu gerekliliği 20 yıl önce kabul ettiğini ve Türkiye'nin bu geçişi yapmakta geciktiğini aktardı. Virüsün toplumdaki dolaşımının ancak bu şekilde kesilebileceği vurgulandı.
İKİNCİ DOZ KORUYUCULUĞU NE KADAR ARTIRIYOR?
Dünya Sağlık Örgütü ve CDC'nin 2006 yılında iki dozlu şemayı standart hale getirdiğini hatırlatan Şahin, tek dozun hastaneye yatışları engellese de salgınları durdurmaya yetmediğini açıkladı. Verilere göre ikinci doz uygulaması, vücuttaki antikor seviyesini yükselterek aşının koruyuculuğunu yüzde 85 seviyelerinden yüzde 98-100 bandına çıkarıyor.
AİLELER 49-72 AY ARASINDAKİ ÇOCUKLAR İÇİN NE YAPMALI?
Yeni aşı takvimi güncellemesiyle birlikte, halihazırda 4 yaşını geçmiş ancak 6 yaşını doldurmamış çocuğu olan ailelerin doğrudan harekete geçmesi gerekiyor. Uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarının 1 yaşında aşı olduğunu düşünerek bu süreci atlamamaları gerektiğini, kayıtlı oldukları Aile Sağlığı Merkezlerine başvurarak telafi dozunu yaptırabileceklerini belirtiyor. Bu adım, özellikle kreş ve anaokulu çağındaki çocukların kapalı alanlardaki salgınlardan korunması için temel bir kalkan oluşturuyor.
GÖÇ VE AFETLER BAĞIŞIKLIĞI NASIL ETKİLEDİ?
Dr. Şahin, Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı kitlesel göç dalgaları ve büyük depremlerin toplumsal bağışıklık üzerinde ciddi açıklar yarattığını ifade etti. Çadır ve konteyner kentlerdeki toplu yaşam koşullarının bulaşıcı hastalık riskini artırdığına dikkat çekildi. Aşı karşıtlığının da küresel bir tehdit olduğunu belirten Şahin, suçiçeğinin basit bir döküntü olmadığını, beyin iltihabı ve zatürre gibi ciddi sonuçlar doğurabileceğini kaydetti.




