Politikacıların veya din adamlarının görevi tarih yazmak ve tarihi gerçekleri saptırmak değildir. Zira tarihi tarihçiler yazar. Hem de belge ve bilgi göstererek. Şayet belge ve bilgi gösterilmeden tarih yazmaya kalkışırsanız onun adı tarih...
Politikacıların veya din adamlarının görevi tarih yazmak ve tarihi gerçekleri saptırmak değildir. Zira tarihi tarihçiler yazar. Hem de belge ve bilgi göstererek. Şayet belge ve bilgi gösterilmeden tarih yazmaya kalkışırsanız onun adı tarih değil olsa olsa masal veya hikaye olur. 1915 olaylarının 100. yılında bütün sömürgeci ve siyonist katiller el ele vererek konuyu bir oldu bittiye getirmek istiyorlar. Ermenilerin iddiaları hiçbir belgeye dayanmamaktadır. Bu iddialarını destekleyen sağlam belgeler olsa şimdiye kadar yüzlerce defa ülkemizi uluslararası mahkemelerde mahkum ettirirlerdi. Zira Türkiye’nin aleyhine olan böylesi durumlarda en ağır karar hızlı bir şekilde, anında alınır. Her şeyden önce Ermenilerin iddiaları Birleşmiş Milletlerin soykırım tarifine uymamaktadır. Ermenilere belge gösterin, konuyu iki ülkenin tarihçileri müzakere etsin, oturalım, konuşalım, tartışalım türünden yapılan teklifler maalesef hep karşılıksız kalmıştır. Çünkü Ermenilerin ellerinde bu konuda belge yoktur. Dünyada arşivlerini açmayan tek ülke Ermenistan’dır. Zira arşivlerinde bu belge yok olan belgeler ise vatandaşları oldukları Osmanlı Devleti’ne nasıl ihanet ettikleri, Osmanlı ile savaşan Rusya’nın hesabına nasıl casusluk ve işbirliği yaptıklarının belgesi vardır.
Ermeniler kesinlikle masum değillerdir. “Size iki deniz arasında devlet kurduracağız” diyerek Ermenileri kullanarak yüz üstü bırakanların torunları bugün işbaşındadırlar. 1915 olayları soykırım değil, tehcir yani göçtür. Osmanlı devleti konuyu bir güvenlik sorunu olarak ele alıp her devletin yaptığı gibi çareyi üzücü olaylar yaşanmaması için yine Doğu bölgesinde yani savaş olan bölgedeki Ermeni vatandaşlarını gerekli her türlü tedbiri alarak güneye göç ettirmiştir. Olay soykırım değil bir göç olayıdır.
Aslında bu konuda Ermeni iddialarını yalanlayacak bilgiler en başta Rus, İngiliz. ABD, Fransız, Japon, Brezilya vs. arşivlerinde fazlası ile mevcuttur. Bunu bütün dünya bilmektedir, Ermeniler de bilmektedir ama “Soykırım oldu” diyerek olmayan soykırımı tanıyın türünden yapılan çağrılar tamamen politiktir. Ermeni yöneticilerin “Biz Karabağ’ı hallettik, Ararat’ı yani Ağrı’yı da torunlarımıza bıraktık” türünden sözleri tam bir küstahlıktır. Oysa Birinci Dünya savaşında soykırıma uğrayan Ermeniler değil Türklerdir. Olaya soykırım demek doğru değildir. Olay Ermenilerin başlattığı ve sorumlu olduğu istenmeyen olaylardan ibarettir.
Tarihte soykırım ile itham edilmeyecek bir tane millet varsa o da Türk Milleti’dir. Atalarımız bırakınız soykırım yapmayı soykırıma maruz kalan başka milletlerin insanlarını soykırımdan kurtarmıştır. Tarih bunun örnekleri ile doludur.
Soykırım bir insanlık suçudur. Tarihin hiçbir döneminde Türkler tarafından işlenmemiştir. Aksine Türkler defalarca soykırıma maruz kalmışlardır. Kendilerinin defalarca yaptıkları soykırımı gizlemek için bize bu suçlamaları yapmaktadırlar. Bizi soykırım yapmakla itham edenler lütfen önce kendi tarihleri ile yüzleşmelilerdir.