Siyasetin hizmet amaçlı olduğundan söz edilir. Eğer bu doğruysa, seçim sonrasında kazanan ve kaybeden siyasetçilerin, polemiklerden uzak, işlerine yoğunlaşmaları gerekir. Ülke geneli için bir şey diyemem ama Alanya özelinde bu açıdan çok...

Siyasetin hizmet amaçlı olduğundan söz edilir.
Eğer bu doğruysa, seçim sonrasında kazanan ve kaybeden siyasetçilerin, polemiklerden uzak, işlerine yoğunlaşmaları gerekir.
Ülke geneli için bir şey diyemem ama Alanya özelinde bu açıdan çok olumlu bir gelişmeden söz edebiliriz.
Çiçeği burnunda Belediye Başkanımız Sayın Adem Murat Yücel, birlikte çalışmaktan söz ederek, parti fanatizminden çok uzak bir politikayı hem seçim boyunca hem de seçim sonrasında net bir biçimde ortaya koydu.
Umarız sözünü tutar.
O’nun sözünü tutması da yeterli değil, diğer partili meclis üyelerinin de aynı anlayışla hareket etmeleri gerekiyor.
Şahsen ben, birlikte hareket etme konusunda, Büyükşehir Belediye Meclisi üyelerinden umutluyum.
Siyasetçilerimiz böylesine olumlu bir tablo çizerken, bazı militan ruhlu partililerin, medya kanalıyla, siyasetin hizmet yönünde yürüyen tekerleğine çomak sokmaya kalkmaları hiç de hoş olmuyor.
Seçmeni aptal-akıllı diye sınıflandırmanın pek de inandırıcı hatta gerçekçi olmadığı ortada.
Kendilerini akıllılar sınıfına koymaya çalışanların, karşı tarafı aptal ilan ederek akıllı olunamayacağını aklı başında herkes çok iyi bilir!
Siyasetçiler ve siyasi yapılar, başarılı olmak istiyorlarsa öncelikle, kendi özeleştirilerini yapmak zorundalar.
Başarısızlığın sorumlusu olarak karşı tarafı göstermeye kalkmak kadar komik ve de saçma ne olabilir?
Bu yıl Galatasaray’ın başarısızlığının suçlusu Fenerbahçe olabilir mi?
Alanya’da AK Parti’nin ya da CHP’nin başarısızlığının sorumlusu yani suçlusu MHP mi?
Antalya Büyükşehir seçimlerinde MHP ve CHP’nin başarısızlığının sorumlusu AK Parti olabilir mi?
Tabii olaya düz mantıkla bakarsanız.
Kaybedenler suçu kendilerinde arama yerine, bir suçlu arayacaklarına göre kazanana dönük bir sürü senaryo üreterek suçlu ilan etme kolaycılığına gideceklerdir.
Toplum olarak hangi konuda olursa olsun tüm sorunlarımızın sorumlusu olarak birilerini göstererek işin içinden sıyrılmaya çalıştığımızdan, sorunlarımızdan bir türlü kurtulma becerisini gösteremiyoruz.
Uluslararası ilişkilerimize bir bakın.
Her sorunumuzun sorumlusu ya ABD ya da AB’dir!
Özetle, seçim bitti.
Siyasi polemikleri bir yana bırakıp, seçilenlerin hizmete yönelmesi için onlara köstek değil destek olmalıyız.