7 Haziran seçimleri sonrasında ortaya çıkan tablo, siyasete seviye, siyasetçiye de saygı kazandırmaya başladı. Başta parti liderleri olmak üzere, çoğu siyasinin, geçmişe göre çok daha duyarlı ve dikkatli bir üslupla siyaset yapma kaygısı...
7 Haziran seçimleri sonrasında ortaya çıkan tablo, siyasete seviye, siyasetçiye de saygı kazandırmaya başladı.
Başta parti liderleri olmak üzere, çoğu siyasinin, geçmişe göre çok daha duyarlı ve dikkatli bir üslupla siyaset yapma kaygısı içinde olmaları, siyasi havayı oldukça yumuşattı.
Geçmişteki o çirkin, aynı zamanda kabul edilemeyecek suçlama ve karalama hatta hakaretlerle dolu üsluptan bütün siyasilerin uzak durmaları, siyaset kurumunun ve siyasetçilerin de saygınlığını artırmakta.
Siyasilerimiz nihayet, siyasi yarışı, salt karşı tarafı suçlama ve karalama şekline dönüştürmenin saçmalığından, en azından şimdilik, kurtulmuş gibi görünüyorlar.
Bunda neyin etkin olduğunu söylemek gerekirse, büyük ölçüde, seçim sonuçlarının etkin olduğunu söyleyebiliriz.
7 Haziran öncesinde, AK Parti karşıtlığına dayalı bir bloktan söz edilmekteydi.
Bugün böyle bir bloktan söz etmek mümkün değil.
Meclis Başkanı seçiminde, CHP ve HDP’nin birbirlerine oldukça yakın durduklarını söylemek mümkün.
MHP koalisyon çalışmalarının dışında kalarak ana muhalefet partisi rollerine soyunma gayreti içinde ama, mecliste üçüncü parti konumunda bulunan bir partinin, muhalefet olması normal de, ana muhalefet partisi olarak kabul edilmesi biraz zor gibi!
HDP son günlerde oldukça yapıcı bir çizgideymiş görüntüsü verirken, PKK militanlarının kimi yerlerde eylem arayışları içine girmeleri, ilerisi için kaygı verici.
Çözüm sürecinin durağanlığından ve güvenlik güçlerinin belli sorumluluk duygusu içinde hareket etmesinden yararlanarak, PKK’nın kimi kentlerde yeni yapılanmalar içine girdiğini söylemek mümkün!
Başbakan Davutoğlu, parti liderleriyle yaptığı koalisyon görüşmelerini çok dikkatli bir biçimde yapmakta.
Aynı dikkati, diğer liderlerin de gösterdiğini söyleyebiliriz.
Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP’nin yapıcı tutumu, alkışlanacak noktaya taşındı.
Siyasetteki bu bahar havası, koalisyon kurma çabaları sonuçlanana kadar devam edecek gibi görünüyor.
Koalisyon kurulduktan sonra, havanın hangi yöne kayacağı henüz belli değil!
Koalisyon kurulduğunda, koalisyon dışında kalanlarla, koalisyonda yer alan partiler yeni bir cephe oluşturacak. Ya da koalisyon kurulamaz, erken seçim gündeme gelirse, ortalık yeniden karışacak.
Burada önemli olan, geçmişteki çirkin siyasetin, yeniden gündeme gelip gelmeyeceği.
Ama şu bir gerçek ki, bizim siyasetçilerimiz, bahardan çok kışı, uzlaşmadan, proje üretmekten çok, kutuplaşmayı, çatışmayı, suçlamayı ve karalamayı severler.