'ALANYA Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu işini bilir” diye bu sütunlarda defalarca yazdık, çizdik. Hatta 'Siyaset konusunda Alanya sınırları içerisinde Sipahioğlu'nun eline su döken çıkmaz” dedik diye siyasetle ilgilenen...

“ALANYA Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu işini bilir” diye bu sütunlarda defalarca yazdık, çizdik. Hatta “Siyaset konusunda Alanya sınırları içerisinde Sipahioğlu’nun eline su döken çıkmaz” dedik diye siyasetle ilgilenen birçok ismin bize inceden sitem ettiğini bile gördük, duyduk.Sipahioğlu, geçen Cumartesi basın mensuplarıyla yaptığı sohbetinde, ilginç tespitlerde bulunmuş.Demiş ki: “AK Parti’ye geçtiğim için toplumun pek çok kesimi beni kıyasıya eleştirmişti. Ama bugün gelinen noktada AK Parti Hükümeti’nin Alanya’ya verdikleri göz önüne alınınca benim haklılığım bir kez daha ortaya çıktı.”Sipahioğlu peşinden şunu da eklemiş: “Başbakan Erdoğan Alanya’ya geldiğinde üç istekte bulundum. Bölge Hastanesi yapılması, AHEP Üniversitesi için izin ve Gazipaşa Havalimanı’nın büyük uçakların inmesine elverişli hale getirilmesi. Bugün itibariyle üçü de yerine getirildi.”İnsan bunları duyunca, “Allah’tan Sipahioğlu AK Parti’ye geçmiş. Yoksa halimiz nice olurdu” diyesi geliyor.İşin şakası bir yana, Başbakan Erdoğan’a “Patron” diye hitap ettiği bilinen, bir ricasıyla Oba, Tosmur, Kestel, Cikcilli ve Çıplaklı’yı Alanya’ya bağlatan Sipahioğlu siyaseti gerçekten iyi biliyor.Bu ve benzer sebeplerle, Haziran ya da Temmuz’da TBMM’ye getirilip kanunlaşması beklenen Büyükşehir Yasa Tasarısı’ndan Alanya’yı da sıyırabilirse, bence Alanya tarihine adını altın harflerle yazdıracaktır.Sipahioğlu, Başbakan Erdoğan’dan bir de Alanya’nın il olmasını isteyip yerine getirtebilirse, ondan sonra ne karada ne de havada sırtı yere gelmez.Kısacası…Başbakan Erdoğan’a bir kere söylediği istekleri ikiletilmeyen Sipahioğlu’ndan şimdi de Alanya’nın il olmasını istemesini bekliyoruz.Bunu da başarırsa, Alanya’nın il olduğu gün, kendisine ölümüne muhalefet edenler başta olmak üzere Atatürk Anıtı’nın önünde sabahtan akşama kadar “O Benim Başkanım” diye avazı çıktığı kadar bağıracak o kadar adam tanıyorum ki.

Güney’in suçu ne?

DÜN nereye gitsem, kiminle konuşsam, genel konu Gazipaşa Havalimanı’na iniş izni verilmesi ve AK Parti İlçe Başkanı Hüseyin Güney’di. Esnafta, turizmcide, sıradan vatandaşta bile Gazipaşa Havalimanı’na büyük gövdeli uçaklara iniş izni verilmesinin sevinci hakimdi. Ancak bazı kesimler, izin konusunun kamuoyuna duyurulması konusunda AK Parti İlçe Başkanı Hüseyin Güney’in başarısız olduğunu, bunun en büyük sorumlusunun da AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu olduğunu ifade edip durdular. Dün bu konuyu bir de Güney’in kendisine sordum. Çünkü izin konusunda bilgisinin olup olmadığını merak ediyordum. Güney, 30 Mart Cuma akşam saatlerinde cep telefonuna izin konusunda bir mesaj geldiğini doğruladı. Ancak resmi bir açıklama olmadığı için en azından bilgiyi doğrulatıncaya dek kamuoyu ile paylaşmama kararı aldığını belirtti. Fakat o akşam yukarıda nasıl olaylar olduysa, bu bilgi Güney’e mal edilmeden farklı yollarla kamuoyuna duyuruldu. Güney’i yaklaşık beş yıldır tanırım, siyasetini yakından takip ediyorum. Bu yüzden, iznin verildiği bilgisinin kamuoyuna açıklanması konusunda basiretsiz davrandığı eleştirilerinin muhatabının Güney olmadığını düşünüyorum. Haddim değil, akıl vermek gibi olmasın ama Güney umarım bundan sonra siyasetin sivri dişli çarkları arasında kendisini ezdirecek girişimleri önceden fark edip önlemini ona göre alır. Aksi takdirde “iktidarda olan siyasi partinin sıradan ve isimleri dahi hatırlanmayan eski ilçe başkanları listesi” onu da bünyesine katıverir, haberi bile olmaz.

‘Baktım Alanya'nın tapusuKeykubata bile kalmamış’

OBA’YA bağlı Karakocalı Köyü sınırlarında ikamet eden Alanya Belediye Meclisi Üyesi MHP’li Cemal Palamutçu, ‘Yol bozuk’ gerekçesiyle köylerine otobüs seferini iptal eden Alanya Belediyesi’ni eleştirdi. Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu’nun geçen hafta encümen toplantısında yaptığı, “Alanya’nın kıymetini anlamak için 15 gün şehirden uzaklaşın” açıklamasını da eleştiren Palamutçu, “Sayın Sipahioğlu istiyor ki herkes Güzelyalı Caddesi’nde yaşasın. Kendisinin o bölgede evi ve oteli olduğu için Damlataş Güzelyalı Caddesi’nde hiçbir noksanlık yok. Sağ olsunlar, Alanya’nın kıymetini anlamamız için 15 gün şehirden uzaklaşmamızı istemiş. Ben Karakocalı’da yaşıyorum ve o bölgeye her gittiğimde Alanya’nın kıymetini daha iyi anlıyorum. Çünkü bizim köy resmen terk edilmiş bir bölge” dedi. Alanya’nın tapusunun kimsede olmadığını, kimseye de kalmayacağını söyleyen Palamutçu, esprili bir dille Sipahioğlu’na göndermede bulunarak şunları söyledi: “Geçenlerde Tapu Müdürlüğü’ne uğrayıp Alanya’nın tapusunun kimde olduğunu sordum. Meğer tapu kimsede değilmiş. Hatta Alanya’ya adını veren Alaaddin Keykubat’a bile kalmamış. Bu yüzden bu şehri yönetenler sadece kendilerine ve yakın çevresine değil tüm Alanya’ya hizmet vermelidir.”