Marmara Denizi'nin Silivri açıklarında 2 Eylül'de iki ticari geminin çarpışması sonucu batan "Tuğberk İmamoğlu" gemisinin 10 kişilik mürettebatını bulmak için yürütülen çalışmalar sürerken denizde bir cansız erkek bedeni bulundu. Kocaeli'den Aliağa'ya seyreden "Alsu" ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye giden "Tuğberk İmamoğlu"nun çarpışmasının ardından başlatılan arama-kurtarma faaliyetlerine Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları katılıyor.
CANSIZ BEDEN ÇATMA BÖLGESİNE YAKIN NOKTADA BULUNDU
Silivri açıklarında saat 13.15 sıralarında denizde bir ceset bulunduğu yönünde ihbar alınmasının ardından Sahil Güvenlik ekipleri bölgeye sevk edildi. Denizden çıkarılan cansız beden Silivri Limanı'na getirildi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, arama ve kurtarma faaliyetleri sırasında ulaşılan cansız erkek bedeninin gemilerin çatıştığı bölgeye yaklaşık 5 kilometre mesafede bulunduğunu açıkladı.
Uzun süre denizde kaldığı değerlendirilen bedende meydana gelen tahriş ve bozulma nedeniyle ilk aşamada kimlik tespiti yapılamadı. Cansız beden, kimliğinin ve kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Başsavcılık, bedenin "Tuğberk İmamoğlu" gemisinde kaybolan mürettebattan birine ait olup olmadığının henüz kesinleşmediğini ve bu bağlantının adli inceleme sonucunda ortaya çıkacağını bildirdi.

KİMLİK TESPİTİ NASIL YAPILACAK?
Bu tür vakalarda görsel teşhisin mümkün olmadığı durumlarda adli tıp incelemesi belirleyici hale geliyor. Parmak izi alınabilmesi, DNA karşılaştırması, diş yapısı ve varsa tıbbi ya da kişisel kayıtlar kimliklendirme sürecinde kullanılabilecek yöntemler arasında yer alıyor. Gerekli görülmesi halinde kayıp kişilerin yakınlarından alınan karşılaştırma örnekleri de değerlendirmeye dahil edilebiliyor. Ölüm nedeninin belirlenmesi ise otopsi, toksikolojik incelemeler ve diğer laboratuvar çalışmalarının sonucuna göre yapılıyor.

ARAMA-KURTARMA VE ADLİ SÜREÇ BİRLİKTE YÜRÜYOR
Deniz kazalarında kayıp kişilere yönelik arama-kurtarma çalışmaları ile kazanın nasıl meydana geldiğini belirlemeye yönelik adli ve teknik incelemeler ayrı ancak birbirini tamamlayan süreçler olarak yürütülüyor. Arama ekipleri deniz yüzeyi, akıntı yönleri ve su altındaki olası noktalar üzerinde çalışma yaparken soruşturma makamları da gemilerin seyir durumunu ve kazaya giden süreci ortaya çıkarmaya çalışıyor.
Gemi çatışmalarına ilişkin teknik incelemelerde mevcut olduğu ölçüde radar ve elektronik harita kayıtları, AIS seyir verileri, gemi veri kayıt sistemleri, telsiz görüşmeleri, köprüüstü kayıtları ve mürettebat ifadeleri önem taşıyor. Hava ve deniz koşulları, vardiya düzeni, gemilerin hız ve rotaları ile çarpışmayı önlemek amacıyla yapılan manevralar da uzmanlar tarafından birlikte değerlendiriliyor. Bu incelemeler, kazadaki sorumlulukların belirlenmesinin yanı sıra benzer olayların önlenebilmesi için alınması gereken tedbirlerin ortaya çıkarılmasına da hizmet ediyor.

DENİZDE ÇATIŞMAYI ÖNLEME KURALLARI
Türkiye'deki gemi trafiğinde, uluslararası COLREG 72 kurallarını esas alan Denizde Çatışmayı Önleme Yönetmeliği uygulanıyor. Düzenlemeler; gemilerin güvenli gözcülük yapması, çatışma riskini değerlendirmesi, uygun hızla seyretmesi, karşılaşma durumlarında doğru ve zamanında manevra yapması ile ışık, ses ve diğer seyir işaretlerinin kullanılmasına ilişkin temel kuralları belirliyor. Bir deniz kazasının ardından bu yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği teknik kayıtlarla birlikte incelenebiliyor.

MARMARA DENİZİ'NİN YOĞUN DENİZ TRAFİĞİ
Marmara Denizi, İstanbul ve Çanakkale boğazları üzerinden Karadeniz ile Ege ve Akdeniz'i birbirine bağlayan uluslararası deniz ulaşım güzergâhının merkezinde bulunuyor. Yük, tanker ve diğer ticari gemilerin yoğun olarak kullandığı bu bölgede seyir güvenliği açısından köprüüstü vardiyası, radar takibi, telsiz iletişimi ve uluslararası geçiş kurallarına uyulması kritik önem taşıyor. Geçmişte yaşanan benzer deniz kazalarında da soruşturmaların temel amacı yalnızca hukuki sorumluluğu belirlemek değil, seyir güvenliğindeki olası aksaklıkları tespit ederek tekrarını önleyecek tedbirleri ortaya koymak oldu.
SORUŞTURMA SÜRÜYOR

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, bulunan cansız bedenin kayıp mürettebattan birine ait olup olmadığının belirlenmesi, kimlik tespitinin yapılması ve kesin ölüm sebebinin saptanması için Adli Tıp Kurumu'ndaki işlemlerin sürdüğünü bildirdi. Kazaya ilişkin soruşturmada maddi gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla gerekli işlemlerin devam ettiği belirtilirken, cansız beden ile kayıp gemi mürettebatı arasında bağlantı bulunduğuna ilişkin kesin değerlendirme adli incelemelerin tamamlanmasının ardından yapılabilecek.





