Son yıllarda hariciyemiz komşularımızla 'Sıfır sorun” diye bir politikadan bahsetmişlerdi. Hiç sorun yaşamayacağız sanmıştık. Heyhat ki ne heyhat. Oysa

Son yıllarda hariciyemiz komşularımızla “Sıfır sorun” diye bir politikadan bahsetmişlerdi.
Hiç sorun yaşamayacağız sanmıştık.
Heyhat ki ne heyhat.
Oysa "Sıfır sorun"dan "Süper sorun"lara doğru dört nala at koşturduğumuzun farkında mıyız acaba?
Daha önce bunun yanlış olduğunu defalarca anlattık.
Konu ile ilgili sömürgecilerin "Yeni Haçlı Seferleri" (07.04.2011), "Ayağımıza kurşun sıktığımızın farkında mıyız?" (23.08.2011), "Libya halkı Kaddafi’yi arar mı?" (05.09.2011), "Suriye politikamız yanlışlarla dolu" (06.09.2011), "Ben değişmedim, Başbakanınız değişti” (12.10.2011), "İsrail bir düşmanını daha yok etti" (28.10.2011) başlıklı makalelerimizde bu konuları hep anlattık.
Hatırlayın “Birinci Körfez Savaşı” sonrası “Bir koyup, on alacağız” diyerek batılı alçak katillerin peşine düşüp nasıl havamızı aldığımızı biliyoruz.
Libya’da ve Suriye’de çapulcu işbirlikçilerin peşine düşürülmemizin bize hiçbir getirisi olmaz, olamaz.
Daha en başında söyledik bakınız Libya’da çapulcular güç paylaşımı için daha şimdiden bir birlerini yemeye başladılar.
Tam da batılı köpeklerin istediği gibi.
Irak gördünüz nasıl da “Demokrasiye kavuştu!” Irak’ta devlet otoritesinin kalkması kuzeyinin terör yuvası haline getirmiş ve ülkemize buradan hırsızlama saldırılar yapılmasının zemini yaratılmıştır. Aynısının Suriye’de de olduğunu düşünün, zaten asıl hedef de budur.
Bölgeye demokrasi, insan hakları vs. ya da bizim saflarımızın sandığı gibi İslami rejim geleceği kocaman bir yalandan ibarettir.
Bundan hiç kuşkunuz olmasın.
Eğer bir yerde Batılı katiller varsa ben orada yokum!
Çünkü bunlar petrol gibi zenginlik kaynaklarının peşindedirler.
Asla İslam ülkelerinin dolayısı ile Müslümanların huzura kavuşmasını istemezler.
Bunların dedeleri de hırsız ve katildir, bunlar da aynen dedelerinin yolundadırlar.
Onun için diyorum ki bunların peşine düşmek yanlıştır.
Hedeflerine ulaşınca biliniz ki en büyük kazığı bize atacaklardır.
Hedefte bizim ülkemizde vardır, hem de asıl hedef biziz.
Suriye Devlet Başkanının “Ben değişmedim, Başbakanınız değişti, bunları ABD yaptırıyor, Türk kardeşlerimiz bizi üzüyor" türünden sözleri her şeyi açıklamaya yetmektedir.
Komşularımızla sıfır sorun iyi de bakınız krizde olduğu söylenen Yunanistan dahi bu haliyle Didim ilçemizin karşısında bulunan ve Didimlilerin yakın zamana kadar piknik yapmaya gittiği iki tane adamızı (Eşek ve Bulamaç) gasp etti.
Dış İşlerimiz kamuoyuna bir açıklama gereği dahi duymuyor. Herhalde “Sıfır sorun”un bir gereği olsa gerek.
Hiçbir gereği yok iken İran ile de sorunlar yaşayacağımız şimdiden belli. Zira, bu konuda bize görev verildiği besbelli.
Suriye konusunda başından beri yanlış yapmaktayız.
Bindiğimiz dalı kesmekteyiz.
Zira sadece Gaziantep ilimizden Suriye’ye geçen yıl bir milyar dolarlık ihracat gerçekleşmiştir.
Bugün ise sıfır ihracat. Olanları anlamak mümkün değildir. Suriye ile çok iyi idik hem de “kanka” denecek düzeyde ne oldu da birden bire “U dönüşü” yapıverdik. Talebelerinin Suriye ve Libya konularında yaptıkları eğer yaşasa idi Erbakan’ı çok üzerdi.
Evet sıfır sorundan süper sorun ve sorunlara doğru dört nala koşmaktayız. Allah sonumuzu hayır getirsin diyorum.
NOT: Asla hiçbir diktatörü savunmuyoruz. Ancak maalesef o ülkelerdeki diktatörler sonrası olacak olanlar o ülkenin halkı gibi bize de o diktatörleri aratacaktır. Çünkü bizi o coğrafyada hiç istemezler. En başta batılılar. Eğer zorbalık aranıyorsa İsrail, Suudi rejimi ve körfezdekilere bakılmalıdır.