SÖZLERİME öncelikle AKP İlçe Başkanı Mustafa Berberoğlu'nu tebrik ederek başlamak istiyorum. Az sabır, sebebini izah edeceğim. Malumunuz, CHP İlçe Başkanı Şengül Yeşildal hanımefendi, geçen hafta sosyal medyadan yaptığı bir açıklamada,...

SÖZLERİME

öncelikle AKP İlçe Başkanı Mustafa Berberoğlu’nu tebrik ederek başlamak istiyorum.

Az sabır, sebebini izah edeceğim.

Malumunuz, CHP İlçe Başkanı Şengül Yeşildal hanımefendi, geçen hafta sosyal medyadan yaptığı bir açıklamada, hem Alanya medyasını hem de AKP İlçe Başkanı Berberoğlu’nu hedef alarak “özetle” aynen şunları söylemişti.

“…Doğru ve gerçekleri yorum ve yanlı yönlendirme yapmadan, tarafsızca haber yapmaya çalışan bir kısım medyayı tenzih ederek belirtmeliyim ki, övündüğümüz ve güvendiğimiz bir kısım yerel basındaki arkadaşlarımızın seçimlerin yaklaştığı şu günlerde havuz ve yandaş medyaya benzemeye başladığını üzülerek gözlemliyoruz…”

Bitti mi? Elbette bitmedi.

Hızını alamayan Şengül Hanım, sözlerine aynen şöyle devam etmişti.

“…Biz Sayın Berberoğlu’nun biat ettiği liderleri gibi kıvırtmayız. Anlama özürlü Berberoğlu’nu sanıyorum Türkçe kursuna göndermemiz gerekiyor…”


***

Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partinin ilçe başkanının bu tür sözler söylemesini içime sindiremediğimi belirtmek isterim.

İsim cisim vermeden, adres göstermeden, “Ben lafımı ortaya söylerim, üzerine alınan alınsın. Çünkü isim vermeye cesaretim yok” manasında “Yandaş medyaya benzemeye başlayan bir kısım Alanya medyası” deyip lafı havada askıda bırakmak, hem CHP gibi köklü bir partinin ilçe başkanına, hem de Şengül Yeşildal gibi medya camiasında sevilen bir hanımefendiye yakışmamış, bu bir…

İkincisi…

Varoşların arka sokaklarında, bıyığı yeni terlemeye başlamış amatör külhanbeyi ağızlarıyla “kıvırtma!, anlama özürlü! seni dil kursuna gönderirim!” türü sözler de CHP’nin ilçe başkanı olan bir hanımefendinin üzerinde şık durmamış.


***

Mersinli bir çiftçiye kameraların önünde “Ananı da al git” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bir dönem eleştiri bombardımanına tutan CHP yoksa “Halk bu üslubu seviyor” deyip taktik değiştirmiş olmasın.

Pek sanmıyorum. Çünkü AKP’nin seçmenin bilinçaltına yönelik çalışmalarından bir ara kopya çeken, misal kara çarşaflı kadınlara rozet takan CHP’nin bu planı tutmamıştı, bu yüzden eğer “Halk sokak dilini seviyor” taktiği uygulama kararı alındıysa, bunun da tutmayacağını bir kardeşleri olarak şimdiden salık vermek isterim.


***

Bu ve benzer sebeplerledir ki, Yeşildal’ın hoş olmayan üslubuna, belki de “Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi” mezunu olmasının da avantajıyla gayet yumuşak bir yanıt veren AKP İlçe Başkanı Mustafa Berberoğlu’nu, seviyeyi yerden alıp en azından bir üst basamağa koyduğu için bir gazeteci olarak tebrik ediyorum.


***

Gelelim asıl mevzuya…

Alanya’daki üç siyasi partinin üçü de adeta, sanki “Seçim nasıl kaybedilir?” konulu bir yarışma var ve harala gürele burada derece almaya uğraşır bir görüntü sergiliyor.

Aşağı yukarı 21 senedir Alanya’da gazetecilik yapıyorum. Bunun da üç aşağı beş yukarı 10 senesi politika muhabirliği ile geçiyor.

Ben, bu seçim kadar, siyasi partilerin bu kadar gevşek çalıştığı başka bir seçim hatırlamıyorum.


***

7 Haziran’da yapılacak genel seçimlere şunun şurasında 48 gün kalmış ama öyle ahım şahım bir seçim çalışması var mı, siz söyleyin.

Bir tek AKP İlçe Teşkilatı, o da, babası Demirtaş’ın İspatlı Mahallesi’nden olduğu için “Alanya Adayı” olarak lanse edilen 5. Sıra Adayı Avukat Sena Nur Çelik’in gazıyla, şehir merkezinin yanı sıra kırsalda da çok sevilen ve yüksek oy potansiyeli olan Büyükşehir Alanya Koordinatörü Hüseyin Güney’in manevi desteğiyle bir şeyler yapmaya çalışıyor gibi gözüküyor.


***

Buna mukabil, bir partilinin düğün törenine katılmak için akşamüzeri Alanya’ya gelen Mustafa Akaydın ve Devrim Kök’ün “Bari gelmişken üç beş esnaf ziyareti yapalım” deyip kısa süreli programları dışında CHP’nin herhangi bir seçim çalışması yaptığını göreniniz var mı?


***

Veya “5. Sıra Adayı Cafer Uyar varken Bağımsız Aday Hasan Subaşı’na destek istemek de neyin nesidir?” diye medyaya veryansın eden MHP’lilere soralım.

MHP’lilerin Alanya’da bir esnaf ziyareti yaptığını, herhangi bir sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile görüştüğünü duyan gören oldu da, biz mi atladık?


***

Siyasi partilerin 7 Nisan’da Yüksek Seçim Kurulu’na verdikleri milletvekili aday listelerinde Alanya’ya gösterilen muamele ne yazık ki seçim çalışmalarına da yansımış gözüküyor.

Misal, daha düne kadar cenaze, taziye, düğün, sünnet, nişan, kına, kermes kaçırmayan AKP’li Hüsnü Akçalıoğlu ile Mustafa Başak’tan rica edilse, “Neden durdunuz? AKP sevgisi pazara kadar değil mezara kadardır” denilse ve biri şehrin batısına, diğeri doğusuna salınsa, seçim çalışmalarına destek vermeleri istense…


***

Veyahut, CHP’de 29 Mart’ta yapılan önseçim sonucu 14 kişilik listeye giremeyen Murat Özçelik, Osman Özcan ve Mevlüt Güven basının önünde el ele tutuşturulup birlik beraberlik görüntüsü verilerek parti tabanında saflar daha da sık tutulsa…


***

Ya da, MHP’de listeye giren Cafer Hoca dışındaki listeye giremeyen 8 aday adayı sahaya sürülse, MHP’ye oy istemeleri talep edilse…


***


Uzun lafın kısası…

Sizi bilmem ama, bırakın bir seçmen olarak, bir gazeteci olarak bile bu seçim sürecinden hiçbir zevk almadığımı söylemek isterim.