AK Parti üçüncü kez sandığa gidiyor. 2002'de olduğu gibi 2007 milletvekilliği seçiminde de tek başına iktidar olmuş, o nedenle sandığa iktidar avantajı ile girmektedir. Ancak, AK Parti benim de öteden beri bu sütunda ileri sürdüğüm...

AK Parti üçüncü kez sandığa gidiyor. 2002’de olduğu gibi 2007 milletvekilliği seçiminde de tek başına iktidar olmuş, o nedenle sandığa iktidar avantajı ile girmektedir. Ancak, AK Parti benim de öteden beri bu sütunda ileri sürdüğüm gibi laf ebeliği yapmak suretiyle değil, 9 yılda yaptıklarını referans göstermek suretiyle 2023 yılına kadar yapacaklarını izah edip, seçmeninden destek istemektedir. Nitekim 2023 yani cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılına kadar, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı, milli gelirimizi 2 trilyon dolara çıkarmayı, kişi başına düşecek geliri 25 bin dolara ve ihracatımızı 500 milyar dolara yükseltmeyi hedeflemektedir. Elbette bu bir hedeftir ve gerçekleşmesi durumunda gerçekten ülkemiz ve insanımız refaha ve mutluluğa erecektir. Başbakan R. Tayyip Erdoğan, miting yapmak için gittiği illerde önce ülke için yaptıklarını anlatıyor, bilahare bu il için yapılan yatırımların toplu açılışlarını yapmaktadır. Türk milleti, 14 mayıs 1950’den itibaren her 4 yılda bir milletvekilliği seçimine girmiştir. Seçmen bu seçimlerde bilinçlenmiş, liderlerin milletin gözünün içine bakarak yalnız laf ebeliği yaptığını görmüş, bundan böyle laf değil liderlerden plan ve projelerinin detaylarıyla anlatılmasını bekler hale gelmiştir. Ne var ki, lider ve kadroları yapacaklarını anlatmaktan ziyade yine birbirlerini itham etmeyi yeğlemektedirler. Halbuki, her parti bu ülke ve bu insanlarımız için yapacaklarını anlatsalar veya rakiplerinin öne sürdüğü projelerin kendileri nazarından eksik yahut yanlış buldukları hususları eleştirerek “biz daha iyisini yapacağız” diye bir iddiada bulunsalar bu millet onları takdir eder, teveccüh gösterir ve namus bildiği o kıymetli oyunu severek verir. Artık, çirkin ve kırıcı hareketlerin ve konuşmaların halkımız nezdinde puan vermediği, bilakis karşı tarafın puanına artı olarak yansıdığını görmemek için kör olmak yetmez bir de idrakten yoksun olmak icap eder kanaatindeyim. İktidarların, yaptıklarıyla veya yapamadıklarıyla yıpranması gayet doğaldır. Buna rağmen AK Parti 3. döneminde de iktidara gidiyorsa, ana muhalefet partisinin de, diğer partilerinde bu hususu masaya yatırıp kendilerini özeleştiriden geçirmeleri gerekmez mi? Mesela, iktidar partisi “enflasyonu yüzde 6’ya düşürdüm” diyorsa siz de “biz daha aşağıya indireceğiz” iddiasında bulununuz, “ihracatı 36 milyar dolardan 114 milyar dolara yükselttik” diyorsa siz de “daha çok büyüteceğiz” vaadinde bulununuz, iktidar “IMF’den kredi almadığımız gibi borcumuzu ödedik” diyorsa siz de “IMF’e borç vereceğiz” diye bir öneride bulununuz. Doğru olan da bu şekilde hareket etmek değil mi? Geçenlerde 4 ayrı anket şirketinin kamuoyu yoklamaları yayınlandı. Bir fikir verebilmek için anketi yapan şirketlerle AKP, CHP ve MHP’nin oylarını açıklayacağım:
ANDY-AR: AKP 50-52 CHP 26-28 MHP 9-11
SONAR : AKP 44-48 CHP 24-28 MHP 12-16 METROPOL: AKP 44-48 CHP 26-28 MHP 13 GENAR: AKP 48 CHP 25 MHP 11
Görüldüğü üzere, AKP açık ara ipi göğüslemektedir. 12 Haziran milletvekilliği seçiminin ülkemize, milletimize, komşu ülkelere ve tüm dünya ülkelerine hayırlı olmasını temenni eder, seçimin hiçbir şaibeye meydan vermeden, kavgasız, gürültüsün sonuçlanmasını Allah’tan niyaz ederim. İnşallah hayırlara vesile olur, olacağına yürekten inanıyorum.