Paralimpik Bilek Güreşi branşında elde ettiği başarılar neticesinde Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda hem Türkiye’yi hem de Alanya’yı temsil edecek olan Armağan Tirtikoğlu, Pazartesi Sohbeti’nin bu haftaki konuğu oldu

2017 YILINDA geçirdiği iş kazası sonrası iki ayağı da dizinden kopan ve sol ayağı tekrar dikilen Armağan Tirtikoğlu, hayata tutunmak için seçtiği Engelli Bilek Güreşi sporunda milli takıma girmeye hak kazandı. Geçtiğimiz aylarda eşi Buket Tirtikoğlu’nu kanser nedeniyle kaybeden Tirtikoğlu, Fransa’da düzenlenecek olan Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda Alanya’yı temsil edecek. Yeni Alanya’ya özel açıklamalarda bulunan Tirtikoğlu, hazırlık süreçlerinde Alanya’dan da destek bekliyor. Eşi Buket ve Alanya’nın adını dünyada duyurmayı hedeflediğini belirten Tirtikoğlu, aynı zamanda kendi kitabını çıkarmak için de gün sayıyor. İşte, başarının asla vazgeçmemek ile mümkün olduğunu belirten milli sporcu ile sohbetimizden öne çıkanlar:

‘O GÜNÜ İKİNCİ MİLADIM OLARAK KABUL EDERİM’

-Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda hem ülkemizi hem de Alanya’yı temsil etmeye hazırlanıyorsunuz. Bize bu gururun aşamalarından bahseder misiniz?

Öncelikle her şey gerçekten istemekten ve asla vazgeçmemekten geçiyor. Asla karamsarlığa kapılmamalısınız. İnsanların sizden feyz almasını istiyorsanız ilk olarak bunu kendiniz başarmalısınız. Bunlar zaten birbirlerine zincirleme bir şekilde bağlı. 24 Ekim 2017 tarihinde ben büyük bir iş kazası geçirdim. Bu iş kazasında iki bacağımı da diz üstünden kaybettim. Sol bacağımı tekrar diktiler. O zaman doktorlarım bacağımı vücudumun kabul etmemesi halinde tekrar kesebileceklerini söylediler. Yani kendi bacağımın beni zehirleyebilme durumu vardı. Bütün zor süreçler bir bir kar topu gibi beraberinde o kadar zorluk getiriyor ki… Ben 6 gün yoğun bakımda yattım ve 28’inci günün sonunda hastaneden çıktım. Yoğun bakımda kaldığım sürede geçirmiş olduğum ameliyatın haddi hesabı yok. Hastaneden çıktıktan sonra 3.5 ay evde kaldım ve ardından ayağım kötüleşince tekrar gözetim altında tutulmam gerektiği söylendi. Ne yaşayacağım hakkında hiçbir bilgim yoktu. O zaman çektiğim bir video ile hayatı bırakmadığımı çevreme göstermiştim.

‘YETERSİZ GÖRÜLMEK ÇOK ZORUMA GİTTİ’

İnsanların beni yetersizmiş gibi görmesi çok zoruma gidiyordu. Tüm özgüvenim sekteye uğramıştı. Hayattaki gayemi aramaya başladım. Bir gün Sakarya’nın Pamukova ilçesinde engellilere yönelik bir söyleşi programında yer aldım. Ben bu programda kaymakamın elinden plaket aldım. O zaman çektirdiğim fotoğraflarda çok fazla kilo aldığımı gördüm. İnsanların yanlış tutumları nedeniyle hayatı bırakıp evden çıkmamanın beni ne hale getirdiğini bir kez daha görmüş oldum ve ‘Armağan sana ne oldu?’ dedim. Ardından spora başlamaya karar verdim. O günü ikinci miladım olarak kabul ederim. Ardından 3 ay içinde sporla birlikte inanılmaz bir fiziğe sahip oldum. Sadece spor ile kalmamalı dedim ve bilek güreşi sporu yapmaya başladım. Buna ek olarak engelli basketbol takımında oynadım. Bu şekilde benim spor hayatım başladı.


‘EN BÜYÜK AVANTAJIM ANTRENÖRÜM’
-Hazırlık süreçleriniz nasıl devam ediyor? Henüz 2 yıl gibi bir süreç var. Acak biz ilk olarak milli takıma kabul edilme sürecinizi dinlemek isteriz.


Paris 2024 Paralimpik Oyunları’na bilek güreşi branşı ilk kez dahil edilecek. Bu nedenle milli takım tarafından arandım. ‘Yarışacak olan sporculardan birisinin de siz olmanızı istiyoruz’ dediler. Çalışmalara bir an önce başlamam konusunda bana bildiri geldi. Antalya’da şu an 6 defa dünya şampiyonu olmuş çok büyük Ferit Osmanlı var. Benim en büyük şansım antrenörümün o olması. Bu benim için çok büyük bir avantaj. Şu an hafta sonları bir gün masa antrenmanlarına katılıyorum. Onun haricinde yine kilo verme sürecine başladım. Çünkü kendi sıkletime yeniden ulaşmam gerekiyor. Daha önümde güzel, uzun bir yol ve süreç var. Antrenörüm beni aracı ile alıyor ve Mahmutlar Mahallesi’ndeki spor salonunda çalışmalarımızı yapıyoruz. Sadece ikimiz değiliz. Antrenmanlarımız 3-4 saati bulabiliyor. Çünkü teknik olarak çalışmamız gereken noktalar var. İnşallah bunun sonunda dünya şampiyonluğu gelecek.

‘BEN HEM ÜLKEMİZİ HEM DE ALANYA’YI TEMSİL ETMEK İSTİYORUM’
- Daha önce vermiş olduğunuz bir demeçte Alanya’da engelli sporunun yeteri kadar desteklenmediğini ve bu konuda zorluklar yaşadığınızı belirtmiştiniz. Bu süreçte Alanya’dan beklentileriniz nedir?


Öncelikle ‘Ötekileştirilmemek’ istiyorum. En basit örneğiyle hiçbir spor salonuna şu an benim girişim uygun değil. En azından bir rampa yaptırılsa bu bile yeterli olacaktır. Ancak bunu bile ayrıştırma olarak gören insanlar var. Ben hem ülkemi hem de Alanya’mızı temsil etmek istiyorum. Ancak Paris’e benim çok iyi bir kondisyonla gitmem gerekiyor. Hazırlık aşamasında Alanya’dan ayrılmak istemiyorum. Çünkü şampiyonada Alanya’nın adını duyurmak istiyorum. Ancak bu benim kariyerim için çok önemli bir şey. Olimpiyatlarda Fransa’ya gideceğim. Ülkemizde bulunan milyonlarca engellinin içinden seçilen biriyim ben. Ancak tabii böyle bir karar almak zorunda kalırsak da kısa süreliğine olur. Çünkü ben Alanya’ya aitim.

‘HER ŞEY BUKET’İN HATIRASI İÇİN’

-Yakın bir zamanda kanserle mücadele eden eşiniz Buket Tirtikoğlu’nu kaybettiniz. Birbirinize olan aşkınız ve engelleri aşan evliliğinizle ülke geneline örnek olmuştunuz. Eşinize olan sevginiz yolunuza ışık tuttu diyebilir miyiz?

En büyük amaçlarımdan birisi insanlara ‘Bu dünyadan bir Buket’in geçtiğini’ anlatabilmek. Bütün şampiyonluklarımı yalnızca eşim Buket’e armağan edeceğim. Tamam belki ben kendim için bir şeyler yapıyor olabilirim. Ama bunun yanı sıra asıl amacım Buket. Onun ismini dünyada duyurmak istiyorum.


‘KİTABIM ÖNÜMÜZDEKİ SONBAHAR ÇIKACAK’

-Siz sadece sporcu değilsiniz. Aynı zamanda üniversitelerde gerçekleştirilen konferanslarda yer alıyorsunuz ve yakın bir zamanda kendi kitabınızı çıkaracaksınız. Bundan sonra bizleri ne gibi sürprizler bekliyor?


Ben Alanya Hamdullah Emin Paşa Üniversitesi Kütüphanesi’nde görevliyim. Kendi otobiyografimi yazıyorum. Benim gerçekten hayatta başıma gelmeyen yok. Geçtiğimiz aylarda eşimi kaybetmem de bunlardan bir tanesi. Bu sıkıntılara inat hayatta bir şekilde toparlanmayı bildim. Eşimi kaybettim ve bu çok kötü bir durum. Ama bu noktada da insanlara Buket’i anlatmak için tutunuyorum. Bunların hepsini konu ettiğim kitabım da bir aksilik olmazsa önümüzdeki sonbaharda çıkacak. İnsanların kendilerine ‘Aa ben buna mı üzülüyormuşum?’ diye soracağı bir kitap olacak. Unutmamalıyız ki hayatta mutlu olmak çok kolay, üzülmek zor. Bu kitabımda bunu anlatacağım. Okuyanlar ne demek istediğimi o zaman daha net anlayacaklar.

‘İNŞALLAH SÖYLEDİKLERİM KULAK ARKASI EDİLMEZ’
-Son olarak eklemek istediğiniz bir şey, bizler aracılığıyla vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

İnşallah benim bu sözlerimi dikkate alacak insanlarımız olur. Nasıl bir elin 5 parmağı bir değilse insanlar da aynı olmuyor. Bu konuda biraz daha farkındalığın artması gerektiğini düşünüyorum. Farkındalığın arttırılması ile ülkemizin daha iyi bir hale geleceğine inanıyorum. İnşallah bu söylediklerimi kulak arkası etmeyecek ve gerçekten benimseyecek insanları bulabiliriz. Dediğim gibi ben Paris’te Alanya’yı temsil etmek istiyorum. Yardımdan kastım; ben aman aman bir şey istemiyorum. Sadece ufak bir destek istiyorum. Çünkü ben Alanya’mızın adını dünyada duyurmak istiyorum. (Gülşah ANAK)