CUMARTESİ günü ilginç, ilginç olduğu kadar da sürpriz bir gelişmeyle karşı karşıya kaldık. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan
CUMARTESİ
günü ilginç, ilginç olduğu kadar da sürpriz bir gelişmeyle karşı karşıya kaldık.
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan "Çözüm Süreci" ile ilgili gelişmeleri değerlendirmek için, Başbakanlık Dolmabahçe çalışma ofisinde HDP heyeti ile bir araya geldi.
Görüşmeye Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder ve İdris Baluken katıldı.
Bu görüşmeye Cumartesi günü saat 11.00'de başlandı.
Görüşmeyi ilginç ve de sürpriz yapansa, Sırrı Süreyya Önder’in açıklaması oldu.
Önder açıklamasında, Öcalan’ın silahsızlanma için PKK’ya toplantı çağrısında bulunduğunu duyurduktan sonra 10 maddelik bir bildiriyi okudu.
Bildiri, felsefi yönü ağır basan, sosyal içerikli, demokratik cumhuriyet temelli bir açılımın tartışılmasını ister mahiyetteydi.
Türkiye laik cumhuriyete odaklı otoriter bir yapıyı içermesine karşın, hukukun üstünlüğüne dayalı, laik, demokratik bir cumhuriyet hedefine bir türlü yaklaşamadı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık sistemi arayışları toplumun önemli bir kesimince, otoriter cumhuriyet kaygısı taşımasına neden olmasına karşın, Cumhurbaşkanı bu konuda ısrarını sürdürüyor.
Umarız, CHP de bir an önce 6 temel ilkesi içine demokrasiyi de koyarak, laik, hukukun üstünlüğüne dayalı, demokratik Cumhuriyet özlemimize yelken açma gerçekçiliğini gösterir.
Bu 10 maddenin de, tek tek çok emek verilerek ve de uzun bir süre düşünülerek hazırlandığını söyleyebiliriz.
Bu açıklamanın, HDP’nin en sert ve toplumun bir kesimini çok ciddi bir biçimde tahrik eden konuşmalar yapan Önder tarafından yapılması bana göre anlamlıydı.
Açıklamanın en can alıcı yanı, yani sevindirici kısmı, Öcalan’ın PKK’ya silahsızlanma için toplantı yapma çağrısında bulunmasıydı.
PKK’nın bütün kesimleri, özellikle de Kandil bu çağrıya uyar mı?
Kandil bu çağrıya uyarak toplantı yapıp, silahsızlanmayı kabullenebilir mi?
Türkiye’nin 30 yılı aşkın bir süre başının belası olan, on binlerce insanımızın ölümüne neden olan, milyarlarca lira maddi kayba uğramamıza neden olan PKK terör örgütü, birkaç yıl içinde bir daha hiç gelmemek üzere, Türkiye’nin gündeminden kalkacak mı?
Tüm bu sorulara ve kaygılara karşın, gene de gelecek için umutlu olmamızda yarar var.
Son günlerde HDP’lilerin tehditkar açıklamalarının rahatsız edici yanı bir yana, hepimizi deli divane edecek düzeyde seyrettiği için, neredeyse barış umutlarımız yok olma noktasına gelmişti.
Belli bir süredir, ölümlü terör eylemlerinin gündemden kalkması, bundan böyle de olmayacağını varsayarsak, bu gelişme, salt biz Türkler ve Kürtler için değil, bu ülkede yaşayan herkes için hayati önem taşıyor.
Terör, toplumun her kesimini olumsuz yönde etkilediği gibi PKK, Kürt halkı üzerinde de bir baskı unsuru olarak ciddi sıkıntılar yaratıyordu.
Umarız bu rezil durumdan, bütün kesimlerin sağduyusuyla çıkma başarısını gösteririz.
Burada dikkat edilmesi gereken konu, barıştan rahatsız olan, kan ve gözyaşından beslenenlerin provokasyonlarına ve türlü oyunlarına gelmemektir.