Hani deriz ya. Ağzı olan konuşuyor. Ağzı olanın ağzını bağlayacak değiliz ya… Varsın konuşsunlar. Bir de, okuma yazması olanların da, yazıp çizerek, bizim gibi ahkam kestiklerini görüyoruz. Belli düzlüklerde, küçücük tepecikler,...

Hani deriz ya.
Ağzı olan konuşuyor.
Ağzı olanın ağzını bağlayacak değiliz ya…
Varsın konuşsunlar.
Bir de, okuma yazması olanların da, yazıp çizerek, bizim gibi ahkam kestiklerini görüyoruz.
Belli düzlüklerde, küçücük tepecikler, kendilerini dağ sanırmış!
Medyada yer alan bazı kalemşörlerin, gerçekle ve de içerikle hiçbir ilgisi olmayan çıkışlar yaptıklarını, belli tespitler ve yorumlarda bulunduklarını görüyoruz.
Her tür düşünceye saygı gösterilmesi gerekse de, düşüncesizliğe bırakın saygı göstermeyi, önemli alanlarda yer bile vermemek gerekir!
13 askerimizin şehit edilmesi sonrasında, hepimizin dünyası altüst oldu.
Kin ve nefret duygularımız tavan yaptı.
Hepsi doğru ama bu yıllardır süre gelen, Türkiye’nin kanayan bir yarası ve en önemli sorunu.
Sorunlar duygularla değil akılla çözülür.
Bazı aklı evveller “Öcalan asılsın” diyorlar.
Yıllardır süre gelen terör belasının bize çıkarttığı can ve mal kaybına dayalı faturayı dikkate aldığımızda, evet, ‘Asılsın’ demek geliyor insanın içinden.
Fakat, bugünün gerçekleriyle yüzleşip, gelişmeleri değerlendirdiğinizde, Öcalan’ın asılmasının sorunun çözümüne katkıda bulunmayacağı ortada.
Öcalan “BDP Meclis’e gitsin, ateşkes devam etsin” dedi.
Sonra ne oldu, polisimiz, askerimiz kalleşçe öldürüldü, belli kaçırmalar gündeme geldi ve güvenlik güçlerimiz operasyon yaparken de 13 askerimiz şehit oldu.
Bu rezil gelişme karşısında BDP ne yaptı? Özerklik ilan etti.
Yani, Öcalan’ın istediklerinin tam tersi bir gelişme başladı.
-DEVAMI YARIN-