Sermaye piyasalarında yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon krizinin ardından gözler hem tasfiye sürecine hem de yatırımcıların paralarına ne zaman ve hangi koşullarda ulaşabileceğine çevrildi. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) açıkladığı resmi verilere göre, 17 Eylül’de alınan kararlar kapsamında 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fon tasfiye sürecine alındı. Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarında bu fonlardaki tekil yatırımcı sayısı 455 bin 758 olarak açıklandı. SPK, süreçle ilgili farklı rakamların kamuoyuna yansıması üzerine yatırımcıların yalnızca resmi açıklamaları dikkate almaları çağrısında bulundu.
7 AŞAMALI ÖDEME PLANI İDDİASI
Krizin ardından ekonomi yönetiminin yatırımcıların mağduriyetini azaltacak bir ödeme modeli üzerinde çalıştığı öne sürüldü. Piyasa ve bankacılık çevrelerine dayandırılan bilgilere göre, alacaklıların durumlarına göre 7 ana gruba ayrılması ve ödemelerin kademeli biçimde gerçekleştirilmesi seçenekler arasında bulunuyor. Ancak söz konusu 7 aşamalı ödeme sırasına ilişkin henüz kamuoyuna açıklanmış resmi bir karar veya ayrıntılı takvim bulunmuyor. Bu nedenle hangi yatırımcının hangi gruba gireceği ve ödemelerin hangi tarihlerde başlayacağına ilişkin bilgiler şu aşamada kulis iddiası niteliğini taşıyor.
TASFİYE KARARI PARANIN AYNI TUTARDA ÖDENECEĞİ ANLAMINA GELMİYOR
Yatırım fonlarının tasfiyesinde temel mekanizma, fon portföyündeki varlıkların uygun piyasa koşullarında nakde dönüştürülmesine dayanıyor. Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği’ne göre tasfiye sonucunda ortaya çıkan bakiye, katılma payı sahiplerine sahip oldukları paylar oranında dağıtılıyor. Dolayısıyla tasfiye, yatırımcının fon için yatırdığı anaparanın devlet tarafından otomatik olarak garanti edilmesi anlamına gelmiyor. Yatırımcının eline geçecek tutar; fondaki varlıkların değeri, bunların hangi fiyatlardan nakde çevrilebildiği ve tasfiye sonucunda ortaya çıkan bakiye gibi unsurlara bağlı olarak şekilleniyor.
SPK SÜREYİ 6 AYA ÇIKARDI
SPK, fon portföylerinin hızlı ve olumsuz fiyatlarla satılmasının yatırımcıların zararını artırabileceği değerlendirmesiyle tasfiye sürecindeki önemli sürelerden birini değiştirdi. Kurulun 20 Eylül tarihli kararıyla daha önce 3 ay olarak belirlenen süre 6 aya çıkarıldı. SPK, bu değişikliğin fonların portföy yapısı ve piyasa koşulları dikkate alınarak varlıkların mümkün olduğunca uygun şartlarda satılmasına imkan sağlamak amacıyla yapıldığını bildirdi. Kurul ayrıca 6 aylık sürenin tasfiyenin mutlaka bu kadar süreceği anlamına gelmediğini, piyasa koşullarına bağlı olarak işlemlerin daha erken tamamlanabileceğini açıkladı.
HAZİNE DESTEĞİ EN KRİTİK TARTIŞMA
Ekonomi çevrelerinde tartışılan başlıklardan biri de yatırımcıların paralarına daha hızlı ulaşabilmesi için kamu kaynaklarının devreye sokulup sokulmayacağı. Kulislerde, oluşturulabilecek bir ödeme havuzuna geçici “köprü finansmanı” sağlanması ve aktarılan kaynağın daha sonra tasfiye masasından tahsil edilmesi seçeneğinin değerlendirildiği ileri sürülüyor. Bununla birlikte Hazine veya başka bir kamu kaynağından böyle bir finansman sağlanacağına ilişkin açıklanmış resmi bir karar bulunmuyor. Tartışmanın diğer tarafında ise yatırım fonlarının piyasa riski taşıyan sermaye piyasası araçları olduğu ve doğrudan kamu garantisi görüntüsünün yatırımcı davranışları açısından yeni riskler yaratabileceği görüşü bulunuyor.
YATIRIMCI TAZMİNİ İLE FON TASFİYESİ AYNI ŞEY DEĞİL
Sermaye piyasası mevzuatında yatırımcıların korunmasına yönelik Yatırımcı Tazmin Merkezi de bulunuyor. Ancak YTM mekanizması ile yatırım fonunun portföyünün tasfiye edilerek yatırımcılara bakiye dağıtılması birbirinden farklı hukuki süreçler. Mevzuatta yatırım kuruluşlarının belirli yükümlülüklerini yerine getirememesi durumunda yatırımcıların tazminine yönelik ayrı hükümler bulunurken, yatırım fonlarının sona ermesinde esas olarak fon malvarlığının tasfiye edilmesi ve kalan bakiyenin katılma payı sahiplerine payları oranında dağıtılması öngörülüyor. Bu nedenle yatırımcıların tüm zararlarının otomatik biçimde kamu tarafından karşılanacağı yönünde bir sonuç çıkarmak mevcut resmi düzenlemeler açısından mümkün değil.
SİYASİ TARTIŞMA DA BÜYÜDÜ
Fon soruşturmasının ekonomik boyutunun yanı sıra siyasi yansımaları da gündemin önemli başlıklarından biri haline geldi. Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, eski bakan ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya'nın bazı borsa işlemlerine ilişkin iddiaları kamuoyuna taşıdı. Kaya, iddiaların ardından partisindeki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı. Kamuoyuna yansıyan suçlama ve işlem ayrıntılarının soruşturma makamlarının tespitleriyle kesinleşmiş bulgular olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
MHP'DEN “DAHA ÖNEMLİ GELİŞMELER” MESAJI
MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman da devam eden fon soruşturmasına ilişkin açıklamasında devletin süreci takip ettiğini belirterek, usulsüzlük veya haksızlıkların ortaya çıkarılması halinde gerekli adımların atılacağını söyledi. Büyükataman’ın “Zannediyorum, şahit olacağımız daha önemli gelişmeler olacak” sözleri soruşturmanın ilerleyen aşamalarına ilişkin siyasi tartışmaları artırdı. Bununla birlikte açıklamada hangi kişi, kurum veya işlemlerin kastedildiğine ilişkin somut bir ayrıntı paylaşılmadı.
YATIRIMCILAR İÇİN KRİTİK SÜREÇ
Bundan sonraki aşamada yatırımcılar açısından en önemli başlıklar, fon portföylerindeki varlıkların hangi koşullarda nakde çevrileceği, tasfiye bakiyelerinin nasıl hesaplanacağı ve dağıtımın hangi takvimle yapılacağı olacak. Tasfiye süresinin uzatılması, piyasa değeri baskı altında bulunan varlıkların aceleyle satılmasının önüne geçmeyi amaçlarken yatırımcıların paralarına ulaşma süresini de etkileyebilir. SPK ise sermaye piyasalarının sağlıklı işleyişi, yatırımcı haklarının korunması ve piyasa güveninin sürdürülmesi konusunda görevlerini yerine getirmeye devam edeceğini bildirirken, ödeme sıralaması ve olası kamu finansmanına ilişkin yeni resmi kararlar bekleniyor.




