TURİZMİN TANIMI VE ÜLKEDEKİ TARİHSEL SÜRECİ
Turizmi dinlenmek, görmek ve tanımak gibi ereklerle yapılan bir gezi ve bir ülkeye ya da bölgeye turist çekmek amacıyla ekonomik, kültürel, teknik, güvenlik ve memnuniyet gibi tüm önlemleri kapsayan bir sektör olarak tanımlayan Temiz, Türkiye'de turizmin başlangıcına dair önemli bir gerçeğin altını çizdi. Türkiye’de turizmin 1980’lerde başladığı algısının yanlış olduğunu belirten Temiz, sektörün temellerinin 1962-1963 yıllarında, dönemin Başbakanı İsmet İnönü hükümeti döneminde atıldığını kaydetti. 1963 yılında dönemin Turizm ve Tanıtma Bakanı Ali İhsan Göğüş’ün gayretleriyle Turizm Vasıflar Yönetmeliği’nin çıkartıldığını ve Turizm Bankası’nın kurulduğunu hatırlatan Temiz, sonraki dönemlerde bu bankanın kapatılmasının turizme indirilen büyük bir balta olduğunu ifade etti.
ALANYA'NIN TÜRKİYE TURİZMİNDEKİ PİONER ROLÜ
Alanya'nın Türkiye turizminin başkenti unvanını taşıdığını vurgulayan Temiz, ilçede turizm ilklerinin cesur isimler tarafından atıldığını belirtti. İlk otelin 1956 yılında Mehmet Çavuş (Temiz) tarafından inşa edildiğini, ilk Turizm Derneği’nin 1960’larda Hasan Karagöz başkanlığında kurulduğunu, Alman Dostluk Derneği’nin ise 1970’lerde Av. İlhan Postalcı öncülüğünde faaliyete geçtiğini dile getirdi. Temiz, Türkiye genelindeki turizm öncülüklerinin de Alanya'dan başladığına dikkat çekti.
‘ALANYA RESMİ PLANLAMALARDA TURİZM KENTİ OLARAK GÖRÜNMÜYOR’
Aradan geçen 70 yıla rağmen Alanya ve Türkiye'nin turizm vizyonunda bugün yaşanan sıkıntılara değinen Temiz, Türkiye'de turizmi başlatan Alanya'nın, bugün Turizm Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı planlamalarında bir "Turizm Kenti" olarak görünmediğini kaydetti. Şehir planlaması, yönetimi ve hizmet birimlerinin turizm odaklı farklı bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirten Temiz, ancak bu sayede bacasız sektörden kolayca ve az masrafla döviz girdisi sağlanabileceğini vurguladı.
Son yıllarda otellerin yıkılarak yerine rezidans yapılmasının büyük bir yanlış olduğuna dikkat çeken Temiz, turizm kentlerinde bu sektörün ağırlığının korunması gerektiğini belirtti. Otellerin turizm kentinin bedava reklamcısı ve diğer sektörlerin lokomotifi olduğunun altını çizen Temiz, geçici sektörlerle kendimizi kandırmamamız gerektiğini kaydetti.
NİTELİKLİ TURİZM ÇEŞİTLERİ VE YAYLA POTANSİYELİ
Alanya ve Türkiye'nin eğlence, tatil, spor, kongre, deniz, sağlık, alışveriş, av, yayla, fuar, engelli ile yeme-içme ve tarım turizmi gibi alanlarda en iyi konuma gelmesi gerektiğini ifade eden Temiz; tarihi ören yerlerinin Rodos Kalesi örneğinde olduğu gibi aktif ticari alanlar haline getirilmesi gerektiğini bildirdi. Dimçayı’ndaki mesire alanlarının ve yaylaların planlı bir şekilde turizme açılmasının önemine değinen Temiz, yerel yönetimlerin aldığı kararların genişletilerek daha yaşanır hale getirilmesi çağrısında bulundu.
"ACİL VE ELZEM OLARAK TURİZM SEFERBERLİĞİ İLAN EDİLMELİ"
Yerel yönetimlerin siyasi etkenlerden arınmış bir şekilde kenti turizme dayalı bir anlayışla yönetmesi gerektiğini belirten Temiz, turizmin meslek dalı olarak seçilmesinin elzem olduğunu kaydetti. Üniversitelerde turizm fakültelerinin yaygınlaştırılması ve yerel yöneticilerin bu bilinçle hareket etmesi gerektiğine işaret eden Temiz, ülkenin rasyonel, planlı ve verimli bir turizm anlayışına kavuşması için acil bir "Turizm Seferberliği" ilan edilmesi hususunda çağrıda bulundu.




