1969'dan bugüne kadar, MHP ve Ülkücü hareket, çatışma ortamına dayalı olarak, 9 ilkeden sadece Milliyetçiliğe odaklanıp diğer ilkelere dönük ciddi bir çalışma yapmadı ya da yapamadı. Bugün de, PKK terör örgütü karşıtlığına...
1969
’dan bugüne kadar, MHP ve Ülkücü hareket, çatışma ortamına dayalı olarak, 9 ilkeden sadece Milliyetçiliğe odaklanıp diğer ilkelere dönük ciddi bir çalışma yapmadı ya da yapamadı.
Bugün de, PKK terör örgütü karşıtlığına dayalı politikalara yönelmekle meşgul.
Aslında ideoloji temelli siyasi yapılanmaların bu tür sıkıntıları yaşaması doğal.
Önemli olan bu süreci uzatmamak.
CHP de yıllardır aynı açmazın içinde bocalayıp duruyor.
Milli Görüş çizgisinin klasik çizgisinden uzaklaşmasalar da, yeni bir yapılanmayla AK Parti'yi inşa eden kadronun, o günün kriz sürecinden yararlanarak ne denli etkin olduklarını CHP ve MHP kadrolarının görmesi gerekir!
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, CHP ve MHP seçimi kazanacak bir aday yerine, seçimi kaybederek AK Parti'nin başından Erdoğan’ın gitmesine odaklanma yanlışı içine girdikleri inancındayım.
7 Haziran seçimlerinde de bu iki parti gerekli etkinliği gösteremediği gibi seçim sonuçlarından sonra da doğru politikalar üretme yerine, ülkeyi siyasi istikrarsızlığa taşıyacak tavırlar içine girerek, AK Parti’nin 1 Kasım seçimlerinden tek başına iktidar olarak çıkmasına neden oldular.
Rahmetli Alparslan Türkeş, sağlığında belli konularda belli değişimlerin arayışına girdiyse de, buna ömrü yetmedi.
Devlet Bahçeli dönemi, Başbuğ Türkeş’i de aşan bir tek adamlık, hatta diktatörlük çizgisine taşındı.
MHP her seçimde ciddi oy kaybına uğramasına karşın, Bahçeli bunu önemsememekte ve koltuğunu muhafaza edebilmek için, her şeyi mubah görebilmekte.
Çok daha önemlisi, sağlığı konusunda bile endişe taşıdığımı söylemeliyim!
MHP Türk siyaseti için önemli.
Ülkücü hareketin yapısı, dünya görüş çizgisi ve düşünsel yaklaşımı, dünyayı yeniden yorumlaması çok önemli olmasına karşın, gençliğin hala 45 yıl öncesinin koşullarında şekillenmiş bir yapı içinde ve o yıllardan kalma öğretilerle yetiştirilmeleri MHP’yi ve Ülkücü gençliği ileri değil geri götürdüğü inancındayım.
CHP de aynı dertten muzdarip.
O da, yüz yıla yakın bir geçmişe dayanan patika yollarda ilerlemeye çalışıyor.
Artık MHP ve Ülkücü gençlik "Bir Türk için, milliyetçiliğinden başka bir şey yoktur. Bir ülkücü milliyetçiliğin dışındaki her şeyi silip atmalı, her fikrin yalan, her düşüncenin hurafe ve safsata olduğuna yürekten inanmalıdır" anlayışına yeni bir boyut kazandırmalıdır.
Aynı şekilde "Teşkilatta demokrasi yok, merkezi otorite ve o merkezi otoriteye mutlak itaat vardır. Lider ne diyorsa, ne istiyorsa o olur. Lider ne yapıyorsa doğru olan odur" ve "Bizim hareketimizin temelinde, ilminde, aklında, mantığında zekanın da işgal ettiği yer, inancımızın işgal ettiği yerin milyarda biri kadar bile değildir" anlayışları, MHP ve Ülkücü gençlikçe bugün sorgulanabilmekte ve lidere dönük yapıcı eleştiriler getirilebilmekte.
Bu anlayış Ülkücü gençlik üzerinde de hakim kılınmalı. Ülkü Ocakları'na gelen gençler, bu eski ezberlerden uzak, yepyeni bir anlayışla yetiştirilmeli.