SON günlerde Alanya merkez, belde ve köylerinde garip gelişmeler yaşanıyor. En garip olanı ise şu. Resmi kayıtlara göre, altyapısı olmadığı için acilen kepçelerin çalışması gereken ‘Mahmut'seydi Köyü susuzluktan kıvranırken…...

SON günlerde Alanya merkez, belde ve köylerinde garip gelişmeler yaşanıyor.
En garip olanı ise şu.
Resmi kayıtlara göre, altyapısı olmadığı için acilen kepçelerin çalışması gereken ‘Mahmut’seydi Köyü susuzluktan kıvranırken…
Yazın tam ortasında, üstelik suyun içerisinde, ‘Mahmut’lar beldesi kumsalında her gün kepçe çalışıyor.
Üstelik turizmi baltalayan bu rezalete ne yazık ki mülki idare henüz “Dur” diyemedi.
Bundan birkaç hafta önce Alanya’nın içme suyu olmayan tek köyü olan 935 nüfuslu Mahmutseydi Köyü sakinlerine, 83 nüfuslu komşu köy Asmaca’nın kuyusundan su aldıkları için ceza yağdıran Kaymakam Doğan…
Yazın en hareketli olduğu şu günlerde Mahmutlar beldesi kumsalında, hem de turistlerin gözü önünde çalışan kepçeler karşısında ellerinden hiçbir şey gelmediğini, sadece bilgi almak için belediyeye yazı yazdığını söyledi.
“Mahmut”seydi köyü sakinlerine su meselesi yüzünden ceza veren mülki idare, Mahmutlar Belediyesi’ne, gerekçesi ne olursa olsun, “Yazın ortasında kepçenin ne işi var kumsalda!” diyemedi, masaya yumruğunu vuramadı.
Yeni Alanya’nın sık sık gündeme getirdiği Demokrat Partili Abdullah Sönmez’in başkanı olduğu Konaklı Belediyesi ile CHP’li Ali Çelik’in başkanı olduğu Mahmutlar Belediyesi’ndeki garip gelişmeler karşısında, Kaymakam Doğan’ın bir süredir sessizlik politikası izlediği ifade ediliyor.
Belediyeler hakkında en ufak bir şaibe olduğu zaman soruşturma izni verecek bir makamda oturan Kaymakam Hulusi Doğan’a bu ve benzer gerekçelerle kapalı kapılar ardında tepkiler adeta çığ gibi büyüyor.
Bu nedenle, Kaymakam Doğan’a birkaç soru yöneltmenin zamanı geldi diye düşünüyorum.
SORU 1: Özellikle Mahmutlar ve Konaklı Belediyesi’nde yaşandığı konuşulan garip gelişmeler karşısında böylesine sessiz bir tutum sergilediği ve “görmezden gelme” politikası benimsediği iddialarına yanıtı ne olacaktır?
SORU 2: Sessiz kalmasının altında, siyasi otoritenin “özel ricası” olduğu iddiaları hiç kulağına gelmiş midir? Geldiyse bu iddiaları çürütecek bir girişimde bulunacak mıdır?
SORU 3: Tayininin çıktığı ancak Alanya’daki görev süresini bir yıl daha uzatmak için siyasi otoriteyle mesafeyi yakın tutmak amacıyla bu ve benzer olaylar karşısında sessiz kaldığı yönündeki iddialar kulağına gelmiş midir?
SORU 4: Yeni Alanya’nın defalarca gündeme taşıdığı, günlerce manşetten kamuoyuna duyurduğu Konaklı ile Mahmutlar belediyeleri ile ilgili iddialar karşısında bugüne dek neler yaptığını, nasıl bilgiler elde edildiğini kamuoyu ile paylaşacak mıdır?
SORU 5: Mahmutlar beldesi sahilinde turistlerin gözü önünde çalışan kepçeyi görüntüleyip bunu habere dönüştüren Yeni Alanya’nın yayınlarını delil olarak değerlendirmiş midir?
SORU 6: Yeni Alanya’nın bu haberi üzerine makam otosuyla 10 dakikalık mesafede olan Mahmutlar sahiline gidip kepçe rezaletini yerinde görmüş müdür?
SORU 7: Konuyla ilgili bilgi almak için Mahmutlar Belediyesi’ne yazı yazdığını ifade ederken, günümüzün en geçerli iletişim aracı olan telefonu da kullanarak, AKP’nin pek çok yemekli toplantısında başköşede oturan Mahmutlar Belediye Başkanı Ali Çelik’e konunun aslını birebir sormuş mudur? Sorduysa ne yanıt almıştır? Sormadıysa neden sormamıştır?
NOT:
Göreve başladığı ilk yıllarda Alanya’nın pek çok köyüne uyguladığı projeler nedeniyle “yılın kaymakamı” dahi seçilen ancak son dönemde sergilediği tutum yüzünden sıklıkla eleştirilmeye başlanan Kaymakam Doğan, eğer bu sorulara yanıt verirse burada aynen yayınlanacaktır.


ALTİD’den yine 'tık' yok!

CUMARTESİ günü Yeni Alanya’da yayınlanan, “ALTİD’in adı Alanya Büfe İşletmecileri Derneği olsun” başlıklı köşe yazımın ardından tebrik telefonları yağdı dersem, sanırım abartmış olmam.
Son yıllarda “Ne şiş yansın ne kebap” anlayışını adeta dernek tüzüğünün birinci maddesi haline getiren ALTİD konulu yazım hakkında pek çok otelci ve vatandaş arayarak tebriklerini iletti, konuyla ilgili düşüncelerini paylaştı.
Ama (bence en başta araması gereken) ALTİD’ten tek bir telefon dahi gelmedi.
Oysa ben hem ALTİD Başkanı Gülçin Güner’den hem de yönetiminden en az bir kişinin arayıp, “Haklısın, son dönemde biraz pasifiz”, ya da, “Eleştirilerin çok ağır, işte yanıtımız” demesini beklerdim ama olmadı.
Şimdi, beni yazının yayınlandığı gün arayan (özel ricasıyla ismi bende saklı) bir otelcinin sözlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.
İşte o çarpıcı sözler…
“Köşe yazısının her satırına aynen imzamı atarım. Maalesef ALTİD son yıllarda bizleri ya aidat parasını ya da büfelerin taksitini istemek için arayan bir dernek haline geldi. Sezon açılışlarında düzenlenen kokteyli saymazsak, ne sektörle ilgili bir bilgilendirme toplantısı, ne de özel bir buluşma var. Varsa yoksa para. Ayda yılda bir mail atıp yeni kanunlar hakkında bizleri bilgilendiriyorlar, o kadar. Örneğin kongrenin yapıldığı günden beri ben daha Gülçin Hanım’ı bırakın görmeyi, sesini dahi duymadım. Bizi ne arıyor ne soruyor. ALTİD’in ofisinde görevli bir hanım kız var. Onun, aidat ücreti veya büfe taksitini ödememiz talebi dışında ALTİD’ten hiç kimseyle iletişim kuramıyoruz. Eskiden Salı günleri yapıldığını bildiğimiz yönetim kurulu toplantılarında, gündeme yönelik bir iki açıklama yapılırdı, şimdi basında onu da göremiyoruz. Otelcilerin paralarını erken alabilmeleri için acentecilere baskı yapmasını beklediğimiz ALTİD, ne yazık ki bu konuda da hiçbir somut adım atmış değil. Şu anda büfelerden alınan paralar, inanın Alanya’nın en işlek caddesindeki koca bir dükkandan daha pahalı. Ama sırf bu büfelere mafyavari kişiler egemen olmasın diye kiralamak durumunda kalıyoruz, yoksa bize öyle ahım şahım bir getirisi yok. Çünkü biz kiralamasak, bu büfelerde başka şeyler satmak için yıllık 150-200 bin TL kira verecek insanlar var. Biz bu sektörden ekmek yiyen insanlar olarak eskiden bir sıkıntımız olduğunda önce ALTİD’i arardık. Ne yazık ki artık ya belediyeyi ya da basını arıyoruz.”


Güney bırakıyor mu?

DÜN 10. kuruluş yıldönümünü kutlayan AK Parti Alanya İlçe Teşkilatı, Ekim ayında kongre sürecine giriyor. Eski ilçe başkanı Kemal Kaçmaz’ın 2007 genel seçimlerinde milletvekili adayı olması nedeniyle göreve atanan, atanmış başkan iken 2008’in Ekim ayında yapılan kongre neticesinde seçilmiş başkan olarak görevine devam eden Hüseyin Güney’in yeniden aday olup olmayacağı ise henüz kesinlik kazanmadı. 29 Mart 2009 yerel seçimlerine iddialı giren ancak seçimi, partisi dahi olmayan Hasan Sipahioğlu’na karşı kaybeden Güney’in, özellikle seçim sonrası AK Partili Belediye Meclisi üyeleri ve Sipahioğlu arasında yaşanan çekişmeden dolayı çok yorulduğu, bu nedenle yakın çevresine bu dönem siyasete veda edeceğini söylediği konuşuluyor. Göreve geldiği dönem ile bugün arasındaki fiziksel görünümü arasında da büyük farklar oluşan ve saçları dahi beyazlayan Güney, bilindiği gibi iki hafta önce yoğun çalışmalardan ötürü yorgun düşmüş, iki kez serum tedavisi görerek bir hafta izne ayrılmıştı. Yoğun seçim çalışmaları nedeniyle kendi işlerine de yoğunlaşamayan Güney’e ailesinin de siyaseti bırakması yönünde telkinde bulunduğu gelen haberler arasında. Siyasi kulislerde, Güney’in bu dönem başkanlığı bırakması halinde, yerine, halen yönetim kurulu üyesi olan ve AKPM Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu’na yakınlığı ile de bilinen Hüseyin Kanmaz’ın başkan olacağı konuşuluyor.