Kaya, gelinen noktanın "dağ fare doğurdu" sözüyle özetlenebileceğini belirterek, memur ve emeklilerin beklentilerinin karşılanmadığını ifade etti.

​2001 yılında yürürlüğe giren 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası ile memur maaş zamlarının toplu sözleşme yoluyla belirlenmesinin hüküm altına alındığını hatırlatan Kaya, anlaşma sağlanamaması durumunda devreye giren Kamu Hakem Kurulu'nun bu süreçte belirleyici olduğunu söyledi.

​MEMURLARIN MASADAKİ TALEPLERİ

​Kaya, memur sendikalarının masaya taşıdığı talepleri sıralayarak, beklentilerin ne kadar yüksek olduğunu gözler önüne serdi. Bu talepler arasında şunlar yer alıyordu:

​Enflasyon farkının 2 puan artırımlı ödenmesi
​Toplu sözleşme ikramiyesinin aylık 2,925 TL olması
Kamu görevlilerine aylık 17 bin 600 TL kira yardımı yapılması
​Dini bayramlarda 23 bin 410 TL bayram ikramiyesi verilmesi
​Gelir vergisinin yüzde 15'e sabitlenmesi
​Ek gösterge ve diğer mali haklarda iyileştirmeler
​Buna karşılık, Kamu İşveren Heyeti'nin ilk olarak 2026 yılı için yüzde 10 + yüzde 6, 2027 yılı için ise yüzde 4 + yüzde 4 zam teklifinde bulunduğunu belirten Kaya, bu teklifin sendikalar tarafından yetersiz bulunarak reddedildiğini ifade etti.

​KAMU HAKEM KURULU'NUN KARARI VE MAĞDURİYETLER

​Tarafların anlaşamaması üzerine Kamu Hakem Kurulu'na taşınan süreç, memur ve memur emeklileri için hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Kaya, Hakem Kurulu'nun 2026 yılı için yüzde 1 + yüzde 7, 2027 yılı için ise yüzde 5 + yüzde 4 zam teklifini onayladığını duyurdu.

​Kaya, bu kararın memur ve emeklilerin beklentilerini karşılamaktan çok uzak olduğunu vurguladı. Açlık ve yoksulluk sınırlarının mevcut maaşların çok üzerinde olduğuna dikkat çeken Kaya, açlık sınırının 28 bin 444 TL'ye, yoksulluk sınırının ise 87 bin 910 TL'ye yükseldiğini belirtti.

​‘VATANDAŞLAR YOK SAYILIYOR’

​Açıklamasında, "Açlık ve yoksulluk sınırları ortadayken, 2026 ve 2027 yılı için memur ve memur emeklilerine yapılan bu zam ile bu kesimin hükümet tarafından dikkate alınmadığı ve önemsenmediği ortaya çıkmıştır" ifadelerini kullanan Kaya, sadece memurların değil, SSK ve Bağ-Kur emeklileri ile asgari ücretlilerin de benzer bir durumda olduğunu savundu.

​Kaya, "Ülke nüfusunun yaklaşık üçte ikisini oluşturan bu kesimin yok sayıldığı ve bu kesimi oluşturan vatandaşların yok hükmünde olduğunun göstergesidir" sözleriyle eleştirisini sonlandırdı.

Kaynak: Haber Merkezi